"Başarısızlık hissi vermeden odaklanmayı sağlamaya çalışıyoruz"

Konusunda uzman bir psikolog desteği ile okul öncesi çocuklara yönelik hazırlanan 3Taş dergisini, Yayın Yönetmeni Elif Bilgin ve Psikolog Doktor Aslı Aktan Erciyes ile konuştuk. İşte röportajımızdan notlar...

"Başarısızlık hissi vermeden odaklanmayı sağlamaya çalışıyoruz"

Okul öncesi çocuklara yönelik başka dergi yok diye biliyoruz. Alanında tek olan bir dergi 3Taş... Hangi ihtiyaçtan doğdu?

Yayın Yönetmeni Elif Bilgin: Uzun zamandır okurlarımızdan, okullardan ve velilerden lisanslı ürünlerin dışında, yerel bir okul öncesi dergisi talebi alıyorduk. Biz bu dönemde çocukların sadece bilişsel gelişimlerini önemseyen bir yaklaşıma sahip değiliz. Zekâ açan etkinliklerin tek başına yeterli olmadığını düşünüyoruz. Çocuklar sadece beyinden ibaret değildir. Bilişsel gelişimleri kadar duygusal ve sosyal gelişimleri de çok önemlidir. Biz “Lütfen” demeyi, teşekkür etmeyi, duygularını nezaketle ifade etmeyi bilen; öğrenmeyi seven çocuklar yetiştirmek isteyen ailelere yardımcı olmaya çalışıyoruz. Dergimizin ismini unutulmaya yüz tutmuş, geleneksel bir çocuk oyunumuz olan üç taştan aldık. Biz çocukken sokaklarda oyun oynamak güvenliydi ve üç taş en sevdiğimiz sokak oyunlarındandı. Yeni nesil maalesef bu oyunlarımızı bilmiyor. Biz dergimiz aracılığıyla üç taş oyununu tanıtmak istedik. Dergimizin ilk sayısında üç taş oyun şablonunu ve piyonlarını tüm okurlarımıza hediye ettik. Ayrıca üç taş, çocukların gelişimleri açısından olmazsa olmaz üç temel yapı taşını da temsil ediyor; sevgi, bilgi ve oyun! Dergimizin içeriğinde ayrıca bizi biz yapan temel yapı taşlarımıza yani değerlerimize sahip çıkıyoruz. İçeriğimizi değerlere ve karakter gelişimine önem veren çağdaş bir çizgiyle hazırlıyoruz. Öyküler ve oyunlar aracılığıyla çocuklarımızda doğru davranış, nezaket, öz bakım gibi konularda aktif öğrenmeyi sağlamayı hedefliyoruz. Dergimizi Psikolog Doktor Aslı Aktan Erciyes ve uzman bir ekip danışmanlığında hazırladık. Dergimiz çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini çok iyi bilen ve çocuklara büyük önem veren yazarlar, çizerler tarafından hazırlanıyor. Aileler gönül rahatlığıyla dergimizi inceleyebilir ve çocuklarına okuyabilirler.


Birçok çocuk; oyun, hikâye, bulmaca gibi eğlenceli aktiviteler ihtiyacını tablet ve akıllı telefonlar üzerinden gideriyor. Tabletin zararlarını ve internetin kontrol edilemez bir mecra olduğunu düşünürsek ebeveynlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Psikolog Doktor Aslı Aktan Erciyes: İçinde yaşadığımız çağ ister istemez elektronik ortamda olmayı zorunlu kılıyor. Ancak tablet kullanımının kontrolsüz ve yaşa uygunluğuna bakılmaksızın artması çocukların gelişimi için oldukça sakıncalı. Ebeveynler tıpkı televizyon kullanımında olduğu gibi süre sınırı koyarak ve çocuğa eşlik ederek tablette eğitsel faaliyetler gerçekleştirebilirler. Bunun için üretilen aplikasyonların ardında hangi eğitim/bilimsel kurumların olduğuna bakmak ve kontrol etmek oldukça mühim.

 

Okul öncesi çocukların uygulayabileceği eğitici-öğretici aktiviteler nelerdir?

Aslı Aktan Erciyes: Okul öncesi çocuklar deneyimsel aktivitelerle çok daha hızlı ve kalıcı öğrenirler. Örneğin bahçede farklı renkte ve dokudaki ağaç yapraklarını toplayıp yeşilin-kırmızının tonlarını görmek, bunları kullanarak yapacağı bir çalışmanın (yapıştırma boyama vs.) çok fazla alana etkisi olacaktır. Yanı sıra aileler aslında günlük hayat içinde çocuklarıyla örneğin sayılarla ilgili oyunlar oynayabilirler. Örneğin tabağındaki köfteleri bitirmeye çalışan çocuğa kaç tane yediği daha kaç tane kaldığı sorulabilir. Benzer bir şekilde markette sıra beklerken önde kaç kişi olduğu sayılabilir, giderek azalırken saymaya devam edilebilir. Etrafa inceleyen gözlerle bakmasını sağlamak için değişik şekillerdeki objeleri bulması istenebilir, mesela “saat daire şeklinde, bu odada başka daire şeklinde olan ne var?” şeklinde oyun kurulabilir. Aslında tüm bu oyunlar için oyuncağa ihtiyaç bile olmadığı da ortada. Biraz yaratıcılıkla her yer, oyun alanına dönüşebilir.

 

Elif Bilgin: Dergimizdeki oyunlar, eleştirel düşünmeyi geliştirmeye yönelik olarak uzman ekibimiz tarafından kararlaştırılıyor. Odaklanmayı ve detaylara dikkat etmeyi sağlamaya çalışıyoruz. Oyunlarımızı kurgularken dikkat ettiğimiz çok önemli bir nokta da açık uçlu sorulardan oluşmaları. Şöyle ki “10 farkı bulun” gibi değil de “Neler farklı, neler aynı?” şeklinde bir dil kullanıyoruz. Böylece 10 yerine 9 fark bulan çocukların eğlencesini sekteye uğratmamış, çocuklarda başarısızlık hissi uyandırmamış oluyoruz.

 

Okul öncesi çocuklar okumaya nasıl teşvik edilir?

Elif Bilgin: Okuma sevgisinin temellerinin bu yaşta atıldığını biliyoruz. “Okumak gelecektir” felsefesiyle ne kadar çok çocuğa okuma aşkı aşılayabilirsek bizim için o kadar büyük mutluluk. Ayrıca çocukların değerlerimizle iç içe büyümeleri de önceliklerimizden. Bu dönemde çocukların duygularını tanımaya ve nezaketle ifade etmeyi öğrenmelerini önemsiyoruz. Akranlarıyla nasıl iyi geçineceklerini, nasıl işbirliği yapacaklarını öğrenmeye ihtiyaçları var. Diğerlerini dinlemeleri ve farklı bakış açılarının olabileceğini göstermek istiyoruz. Dergimiz aracılığıyla çocuklarımız küçük yaşta edebiyata ilk adımlarını atıyorlar. İlk sayımızda çocukları tanıştırdığımız yazarlarımız çok sevilen Cingo kitabının yazarı Şermin Yaşar ve usta kalem Zülfü Livaneli.

 

Aslı Aktan Erciyes: Okul öncesi dönemde kitap okuma alışkanlığı aslında sadece ebeveynin eline kitap alıp okuma saatinde çocukla paylaşımda bulunması değil. Küçük çocukların özellikle çok mobil ve keşfetmeye meraklı olduğu bu dönemde bu görev ifa eder gibi yapmak sıkıcı olabilir. Eğer çocuk zaten bu durumdan hoşnutsa ebeveyn sorun yaşamayacaktır ancak çocuk kitaptan sıkılıyor ve başka şeyler yapmak istiyorsa ebeveyn yaratıcılığını kullanarak oyunun içinde adeta kitap kurgusu yaratıp hikayeleştirebilir oyunu. Bu şekilde kitaplara karşı çok ilgili olmayan çocuklar anlatılarla o bağlama yaklaştırılabilir. Kitabın tamamının yazıldığı şekliyle okunmasına da gerek yok, ebeveyn çocuğun ilgi düzeyine göre kitabı özet olarak da verebilir. İlgi çekici kılmak ve cazip hale getirmek biraz ebeveynin yaratıcılığına kalıyor.

 

Dergi 3-7 yaş çocuklara hitap ediyor, peki 3-7 yaş aralığı çok büyük bir aralık değil midir? 3 ile 7 yaş arasındaki çocukların oyun algıları birbiri ile benzeşir mi?

Aslı Aktan Erciyes: Tüm çocuklar oyunla büyür. Aslında yaş farklılıkları aktivitelerde ve oyunlarda onların inebildikleri derinliği farklılaştırır yalnızca. Aynı boyama oyununu 3 yaş da keyifle yapabilir ama 7 yaş biraz daha gelişkin bir şekilde gerçekleştirecektir. Yanı sıra bazı oyunlar farklı yaş gruplarında arkadaşlarla yapılabilir aynı oyunlar küçük yaşta ise bir büyük desteği ile gerçekleştirilebilir. Dergimizdeki bütün faaliyet-hikâye ve oyunlar 3 ve 7 yaş aralığında rahatlıkla uygulanabilir. Belirttiğimiz gibi yaşa bağlı olarak inilen derinlik farklılaşacağı için geniş yaş aralığı sıkıntı yaratmayacaktır. Örneğin iki resim arasındaki farklılıkları bulmak 3 yaştaki bir çocuk için daha fazla vakit alırken ve bazı farklılıklar gözden kaçabilirken 7 yaştaki bir çocuk çok daha hızlı ve fazlaca sayıda farklılığı bulacaktır. Bazı aktivitelerde küçük yaşlarda ebeveyn desteği gerekirken büyük yaşta gerekmeyebilir. Dergide yer alan bir hikâyenin anlamlandırılması ve inilebilecek derinlik de yaşa göre değişecektir.

 

Elif Bilgin: Okul öncesi yani erken çocukluk çok önemli bir dönem… Bu yaş grubunda henüz soyut kavramları algılama gelişmediği için ailelerin tercihlerinde ekstra hassas olmaları gerekiyor.

 

Son olarak gelecek sayınızda neler var?

Elif Bilgin: Dergimizin ilk sayısında temamız sevgiydi. Haziran sayımızda ise temamız paylaşmak olacak! Bu yaş aralığında sık karşılaştığımız bu soruna öykülerimiz ve oyunlarımızla kılavuzluk etmeyi amaçlıyoruz. Kahkaha garantili Çok Saçma köşemiz ve İlk Gizli Resimlerim yine sizlerle olacak. Gerisi de sürprizimiz olsun!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön