“Aslında senden çok hoşlanıyor ama çok zeki ve güçlüsün. Âşık olmaktan korktuğu için seni aramıyor.” Anonim


Şu replik var ya; “Sorun sende değil bende, sen daha iyilerine layıksın” ile kıyasıya yarışır. İşte o “Sana âşık olmaktan korkuyor” yanlış önermesine, fenomen dizi Sex and the City, Occam’ın usturasıyla kesik atar; “Senden hoşlanmadığı için aramıyor. Takılma, devam et” der biz inananlara. İnsan ilişkileri hakkında bir manifestodur. Sadece kadınlara değil, erkeklere de hitap eder. Kadın-erkek ilişkilerinde tabu olan/olmayan ne varsa, ülkemizde çok fazla konuşulmayan veya konuşulurken çekinilen, utanılan tüm konuları didik didik eder. Evet, seks de dahil...


İlişki manifestosu...

En zevkli izleme hali biraz çikolata, bir kadeh şarap ve en yakın kız arkadaş grubu olan dizinin arka fonunda “Aaaa bak, bizim olayın aynısıııı!” nidaları olur çoğu zaman. Çünkü dizi birbirinden farklı karakterlere sahip, 4 kadının hikayesini anlatır. Çok yakın arkadaşlardır. Işıl ışıl New York sokaklarında gezen, eğlenen, gündüz işe giden, akşam toplanıp günün analizini yapan (dedikodu değil, analiz), zaman zaman ve hatta çoğu zaman sevgilileri olan, onlarla buluştuktan sonra yeniden bir araya gelen ve yine erkek arkadaşlarıyla ne yaptılarsa bunu masaya yatıran ve hatta analizini yapan kadınlardır. (Evet, analizde ısrarcıyım.)





Kim kimdir?

Ana karakterimiz Carrie, grup içinde en objektif düşünen, arkadaşları arasında en güvenilen kişidir zira son dakika gelişmelerinden ilk kendisinin haberi olur. Kabul görme arzusu, kendini kanıtlama hırsı vardır. Bazen takıntılı olabilir. Miranda; iş dünyasında var olabilmek için feminenliğini kaybetmiş ve maskülenleşmiştir. (Ne şaşırtıcı?!) Aklıyla hareket eder ve analitik düşünür. Konu kendisi olunca bu özelliklerini tamamen kaybeder. (Benim gibi, senin gibi) Hatta ilişkilerinde çoğu zaman kendini ifade etmekte zorlanır. Charlotte ise; haza bir hanımefendidir! Gözyaşı kirpiğinin ucunda gezecek kadar duygusal olan bu karakterin tek hayali kendine uygun bir erkek bulup aile kurabilmektir. Gece hayatını özgürce yaşasa da diğerlerine kıyasla net tabuları vardır. Gelelim Samantha’ya. Açık ara en favori karakter odur aslında. Olmak isteyip olamadıklarımız, yapmak isteyip yapamadıklarımızdır. Belki ona imrenilebilir bir noktada ancak Samantha olmak zordur! Hayatının her alanında kadınlığını dibine kadar kullanır. Erkeklerin dünyasında normal olan her şey Samantha için de normaldir. Hatta belli konularda erkeklerden çok daha cesurdur. (Yürü be abla!) Aşk acısıymış, özlemekmiş, vazgeçememekmiş... Kitabında yazmaz; tatlı canını böyle şeylerle de hiçççç sıkmaz. Yani; hepimizden birazdırlar. Karakterlerimizin abartılı/abartısız ama çok eğlenceli şekilde vücuda gelmiş halleridir onlar. Yani popüler kültürün yarattığı en güzel dizidir Sex and the City.


Seks derken? Seks denmez…

Söylemekten imtina edilen bu kelime nedeniyle diziye biraz mesafeli durulmuştu bir dönem. Ancak burada seks, yalnızca cinselliği anlatmak için kullanılmamış. Cinsiyetleri, kadını/erkeği ve kadınlık/erkeklik hallerini de irdelemiş. Yüzyıllardır üzerine konuştuğumuz ve konuşabileceğimiz konular olan aşk, ilişkiler, cinsellik ve hatta feminizm üzerine ilginç tartışmalar ve çokça da nokta atışı tespitler var içinde. Ve evet, konuşulmayan ve/ya konuşulurken insanların çekindiği, utandığı konu olan seks de bunların arasında yer alıyor.


Odalarda ışıksızım

Diziyi neden izlemeliyiz sorusunun cevabı da burada zaten. Şu dilimize pelesenk olan; ‘Kadınlar neden Venüs’ten, Erkekler nedenMars’tan?,’ sorusuna ışık tutuyor çünkü. Bu dört kadının muhabbetine ve onlar sayesinde ilişki yaşadıkları erkeklerin de iç seslerine ve/ya arkadaşlarıyla yaptıkları muhabbete, sandalyemizi çekip kenardan dinleme şansı veriyor. Kadın, erkek anatomik yapısının farklarından, zevklerinden, hazlarından, rahatsız oldukları şeylere kadar her konuyu konuşuyorlar. “Şşşşt! Çok ayıp” denilen, birçok toplum için mahrem olarak nitelenen konulara daldığı için, dizinin önemi daha da artıyor.


Dolayısıyla yalnızca kadınların değil, erkeklerin de izlemesi gerek bir dizi. Bir nevi ilişkilerin kullanma kılavuzu işte. Sadece karşı cins de değil, kendi duygularımızın arkeolojik kazısını yapmak için de bulunmaz bir nimet. Trip atmadan, kızgınlıkların, rahatsızlıkların, hoşlanılmayan şeylerin uygun üslupla nasıl konuşulabileceği, yanlış kurulan iletişimin ilişkileri nasıl bozabileceği gibi birçok örnek de var.





Samantha’sız dizi, sossuz salata, tuzsuz yemek

Yeniden başlıyor diye sevindik velhasıl sevincimiz biraz kursağımızda kaldı çünkü Samantha yok. Dizi yayındayken dedikodu şeklinde dolaşan ve bittikten sonra bazı açıklamalarla daha net anladığımız şey gerçekmiş. Meğer bunlar zaten konuşmuyorlarmış.


Dedikodu var, koş!


1999’da Sex and the City’nin ikinci sezonu çekilirken Carry (Sarah Jessica Parker) yapımcı olarak da yer alınca diğerlerinden daha çok kazanmış. Bunu çekememiş Samantha (Kim Cattrall) öyle diyorlar. 2004 Emmy Ödülleri’nde filan da hep gruptan ayrı oturmuş Samantha hanım. “Sürekli birlikte olmak zorunda mıyız? Ayrı hayatlarımız olamaz mı?” diye de çemkirmiş soru soran muhabirlere. (Oturursun tabi de, ödül töreninde atar yapmazsın sanki.) Paraymış yani asıl sorun. Sonrası da var. 2018 yılı şubat ayı başında Samantha’nın erkek kardeşi kaybolmuş. Kısa süre sonra da öldürüldüğü haberi düşmüş medyaya. Set ekibinden tut, rol arkadaşları destek mesajları atmışlar Twitter’dan. Carry de yazmış ama pişman olmuş kadın yazdığına, yazacağına. Samantha açmış ağzını, yummuş gözünü "İki yüzlülüğü bırak, sen hiçbir zaman ailem ve arkadaşım olmadın" filan demiş... Olay büyük yani. Dizinin Samantha'sız neye benzeyeceğini bilemiyoruz. Şahsen dizide izlemekten en çok zevk aldığım ve en çok güldüğüm karakter kendisiydi. Neyse, biz yine de yılların hatırına ekran başında olacağız. Hazırız, bekliyoruz…


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Güzel yazı olmuş???????? Takipteyim artık
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Harika bir yazı olmuş ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Kesinlikle izleyecegim sabirsizlikla bekliyorum
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Çok güzel
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Ne güzel bir yazı olmuş
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Ne güzel bir yazı olmuş ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Ne güzel bir yazı olmuş ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Çok güzel ????????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Elinize emeğinize sağlık harika ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir İzlemiştim şahane bir dizi sayenizde aklıma geldi tekrar başlıyorum ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Çok güzel olmuş ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Evdekilerden gizli izlediğim olmuştur:)
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.