Uyanıkken beynin uyuması

Yeni araştırmalar, nöron kümeciklerinin devamlı kapanıp açıldığını gösterdi. Uyanıkken bile beynimizin bazı bölümlerinin kapalı olduğunu buldu.

Siz uyanıkken beyniniz uyuyor olabilir!

Uyanık olmamız gerçekten uyanık olduğumuz anlamına gelmiyor. Araştırmalara göre; nöron kümecikleri, sanki sürekli uykuya dalıp tekrar uyanır gibi kapanıp açılarak bir döngü oluşturuyor. Nöroloji uzmanları, uykumuzda meydana gelen benzer beyin salınımının uyanık olduğumuzda da daha az bir oranda meydana geldiğini ortaya çıkardı.

 

Uykumuzda yaşadığımız beyin dalgalarındaki bu gelgit hareketi bütün beynimizde olurken, uyanıkken de beynimizin bazı küçük bölümleri bağımsız bir şekilde uykuya dalıp tekrar uyanıyor. Uyku esnasında bu döngü kolayca tespit edilebiliyor çünkü beynimizin bütününde oluşuyor. Fakat uyanık halde iken, bu döngü sadece beynimizde bölgesel olarak saniyeler içinde olup bitiyor.

 

Araştırma sonuçları bir şeye odaklandığımızda, nöronların aktif halde daha çok vakit geçirdiklerini gösteriyor. Araştırmacılar, beyni dürten bir teknik kullanıp nöronların hareketlerini kaydediyorlar. Uykuya dalıp geri uyanma döngüsü de bu teknik sayesinde kaydedildi. Bir araştırmacı, uyanık haldeyken nöronların hepsinin birden hızla canlanmaya başladığını söylüyor. Daha sonra birden daha az oranda canlılığa geçiş yapıyorlar. Bunun tıpkı yazı tura atıp, aktif olup olmayacaklarını belirlemek gibi olduğunu belirtiyor.

 

Araştırmacılar, nöronların az veya çok aktif olma durumu hakkında bilgiye sahipler, fakat bu durum uyku halinde olduğu gibi ilk kez nöron gruplarında gözlemlendi. Bu döngü, bizim ortama tepki verme kabiliyetimizle alakalı. Araştırmacılar, maymunların görsel işaretlere odaklandığında onu algılamakla sorumlu nöron grubunun aktif durumda daha çok zaman geçirdiğini gözlemledi.

 

 

Nöronların devamlı açılıp kapanma hareketi, sanki aktif olup olmayacaklarına karar vermek için yazı tura atmaları gibi. Aslında nöronlar ne kadar çok aktif konumda kalırsa, maymunların ortamdaki değişikliği algılaması daha başarılı oluyor. Eğer nöronlar aktif konumda değilse, çevredeki değişimi algılamaları büyük ölçüde azalıyor. Bu, belki bazen dikkat verdiğimizi düşünsek de bir şeyler kaybetmemizin bir açıklaması olabilir.

 

Bir araştırmacı, dikkat ve uyarılmanın birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu söylüyor. Ne kadar dikkatimizi verirsek beynimizin küçük alanları o kadar uyarılıyor. Hala uyanıkken neden nöronların kapalı olduğu net değil. Bu döngü beynimizin enerji depolama yöntemi gibi. Uyku sırasında, sinirsel hareketlerin yan ürünü olarak oluşan fazlalığı temizlemek için nöronlara verilen bir şans olması da mümkün olabilir. Bu olasılıkları doğrulamak için daha fazla araştırma yapılmalı.

 

Nöronları daha fazla aktif durumda tutmak için bir yol bulmak, zihin ve performans gelişimi için yeni tekniklerin gelişmesine yol açabilir.

 

İlginç bilgiler
+48
Çakmak, kibritten önce icat edilmiştir.