Eğitim sisteminde, Avrupa’da ve ABD’de gelişmiş ve dünya çapında yaygınlaşmış bazı eğitim yaklaşımları öne çıkıyor. Özellikle okul öncesi eğitimde, bazı anaokullarının bu yaklaşımlardan birini tamamıyla benimsediği, bazı okulların ise birkaç yaklaşımın çeşitli kısımlarını kullandığı görülüyor.


Reggio Emilia yaklaşımı nedir?

İkinci dünya savaşından sonra İtalya’nın Reggio Emilia şehrinde Loris Malaguzzi önderliğinde ortaya çıkan bir yaklaşımdır. Eğitimci, ebeveyn ve toplumla iş birliği içinde geliştirilen Reggio Emilia yaklaşımı, çocuğun kendine güvenen ve yetkin, potansiyel açısından zengin olduğunu vurguluyordu. John Dewey, Jean Piaget, Lev Vygotsky ve Jerome Bruner’dan etkilenmişti.


Emilia yaklaşımında, çocuğun öğrenmesi için fiziksel çevre ve materyallere önem verilir. Çevre kavramı da materyallerle birlikte adeta bir üçüncü öğretmen olarak okul, okul bahçesi ve dış çevreyi içerir. Okulun içinde bir sosyalleşme alanı, sınıfta da sanat alanı bulunur. Çocukların akran ve öğretmenleri tarafından sağlanan destekleyici sosyal ortamda düşüncelerini geliştirmeleri teşvik edilir. Çocuk kendiliğinden yetenekli, güçlü ve yaratıcı kabul edilir. Bütün çocukların etkileşime istekli olduğu farz edilir.


Eğitimin uygulama kısmında yaratıcılığın gelişimi için çocuklara birçok fırsat sunulduğu görülür. Deneyim zenginliği sağlayacak açık uçlu materyaller, deneme özgürlüğü, keşif için alan ve yeterli zaman sağlanır. Çocukların kendi öğrenimlerinin mimarı olduğu savunulur. Bu açıdan okul, bilgi aktarma yeri değildir ve çocuk kültürün ve bilginin yaratıcısı konumundadır. Müfredat, bir etkinlik veya proje sürecinde ortaya çıkar ve esnek şekilde gelişir. Eğitimciler kolaylaştırıcı ve rehberdir.


Waldorf yaklaşımı nedir?

İlk Waldorf okulu, 1919’da Almanya’da, Avusturyalı Rudolf Steiner tarafından açıldı. Steiner ruh, vicdan ve beden birliğine ve iyi eğitimin düşünce, irade ve duygu arasındaki dengeyi sağladığına inanmış olan bir filozof ve eğitimciydi. Bütünsel gelişimi önemsiyor, akademik beceriler kadar duygular ve iradenin de düşünülmesi ve geliştirilmesine önem veriyordu.


Waldorf anlayışına göre çocuğun 7 yaşından önceki davranışları, zorunluluklar değil, istekleri tarafından kontrol edilir. Çocuklar Waldorf okullarında edebiyatı, ritmi, el sanatlarını, doğa bilimlerini, yabancı dilleri ve sanatı inceler. İşlenecek konular, insan, hayvan veya matematik gibi temalardan seçilir. Müfredat, çocukların fiziksel gelişim ve iradelerini güçlendirmek için tasarlanır. İradenin eğitilmesi, hedefe ulaşmak için gerekenleri yapmak ya da yapmamak şeklinde farklı şekilde işleyen bir zihinsel güç olarak ele alınır.



Eğitimin uygulamadaki odağı bedensel keşif, yaratıcı oyun ve konsantrasyon arttırmaya yardımcı olan bahçe faaliyetleri, doğal malzemelerle faaliyetlerdir. Yemek, temizlik ve düzenle ilgili faaliyetler de günlük yaşamın bir parçasıdır ve bunlar çocuklara, iradelerini kullanma fırsatı olarak sunulur. Hikâye anlatımının kitaptan okuma değil, canlandırma şeklinde olması hedeflenir. Çocukların oyun, taklit ve model yoluyla öğrendiğine inanılır. Okulların doğa ile iç içe olması ve imkânlarından yararlanması ön plandadır.



Montessori yaklaşımı nedir?

Kurucusunun adı Maria Montessori’nin adını alan yaklaşım, 1907 yılında İtalya’da geliştirildi. Yaklaşımın kurucusu olan Maria Montessori’ye göre gelişim, bir çocuğun çevre ile aktif etkileşiminin bir sonucu halinde doğal olarak gerçekleşen bir adaptasyon sürecidir. Çocukların gelişim aşamaları kapsamında ilerlenir ve gelişim dört aşamada incelenir. Bunlar okulöncesi dönem için 0-3 yaş arasındaki bilinçsiz emici zihin, 3-6 yaş arasındaki bilinçli emici zihin aşamasıdır. Üç yıllık karma yaş grupları, yaklaşımın ön plana çıkan bir özelliğidir.


Maria Montessori, her bir gelişim aşamasında oluşan fiziksel değişikliklere dikkat çekti. Çocukların etkinlikler esnasında, dikkatlerinin belirli nesnelere ve faaliyetlere odaklandığı hassas dönemler adı verilen yoğun ilgi dönemleri yaşadığını gözlemledi. Bu açıdan gerçeklikle temas halinde ilerlerken, deneysel şekilde geliştirdiği materyaller ile çocuğun kendi hızında bağımsız olarak çalışmasını sağlayan bir yaklaşım geliştirdi. Eğitimli öğretmen tarafından hem disiplin hem de özgürlük sağlanarak bu malzemelerle çalışılması amaçlandı.


Öğrenmenin bütünsel olduğunu vurgulayan Montessori yaklaşımı, eğitimi çocuğun yaşam için hazırlık yapmasına katkıda bulunduğunu öne sürer. Çocuğun araştırma, keşif, soru, gözlem ve öğrenmesi için mutlaka konulara ihtiyaç duymadığını söyler. Bu noktada eğitmenler birer rehberdir. Çalışma sonucundan ziyade, malzemelerle yaşanan süreç önemlidir. Öğrenme alanları müfredatı temsil eder ancak çocukların ihtiyaçlarına göre yönetilir.


Bank Street yaklaşımı nedir?

1916 yılında ABD’de eğitimci eğitimciler Harriet Johnson, Lucy Sprague Mitchell, Caroline Pratt ve Barbara Biber tarafından; Dewey, Freud, Erikson, Piaget ve Vygotsky ‘nin görüşleri ışığında geliştirildi. Erken çocukluk eğitiminde oyun temelli yaklaşımlardan biri olarak dikkat çekse de sonradan entelektüel hedeflere yönelik olarak dönüşüm geçirdi. Oyun, bir amaçtan ziyade araç haline geldi.


Kum ve su, bloklar, kil, bulmaca, boyama gibi oyun etkinliklerinin kökeni bu yaklaşımdan etkilendiği görülür. Bu etkinlikler, sınıfta belli bir şekilde düzenlenmiş ilgi merkezleri olarak bulunur. Yaklaşımın temel hedefi, çocukların sosyal gelişimi ve zihinsel sağlığını desteklemektir. Yaşanılan dünyayı, benlik, aile ve toplumla bağlantı kurmayı sağlayan çalışmalara sosyal çalışmalar adı verilir. Sosyal bilgiler konuları anlamlı bir çerçeve için kullanılır. Sosyal dünyayla ilgili kavramları öğrenmeye yardımcı ortamlar hazırlanır.


Bank Street yaklaşımında, yapılan etkinliklerin yaşa ve bireye uygunluğu vurgulanır. Plan yapma, sosyal çalışmalar, alan gezileri, proje yaklaşımları dikkat çeker. Sınıfta öğrenme merkezlerinin olduğu bir ortam düzenlemesi vardır. Öğretmen, etkinlik esnasında sözlü detaylandırma yapar, böylece daha üst düzey düşünme teşvik edilir. Öğretmen çocukların yorumlarını yanıtlar, yeniden ifade eder ve daha yüksek düşünce seviyelerini teşvik eder.



High/Scope yaklaşımı nedir?

ABD kökenli bir yaklaşım olarak eğitimci Weikart ve arkadaşları tarafından başlatıldı. Aktif öğrenme, pozitif yetişkin-çocuk etkileşimi, çocuk dostu öğrenme ortamı, günlük rutinler, ekipçe günlük değerlendirme gibi temel prensiplere sahiptir. Aktif öğrenme, çocuğun öğrenme gücüne doğal olarak sahip olduğunu öne sürer. Çocuklar çevre ve insanlarla ilgili olarak etkileşim ve oyunlar yoluyla bilgi edinir. Bu da sınıflardaki ilgi köşeleriyle sağlanır.


Çocuklar kendi faaliyetlerini planlar ve uygular. Öğretmen sorular ve konuşmalar yoluyla sınıflandırma, zaman ve sayı gibi zihinsel süreçlerin gelişmesini teşvik eder. Bütünsel gelişimi desteklemeyi amaçlayan öğrenme çemberi etrafında planlama, çalışma, küçük ve büyük grup çalışmaları gibi çeşitli etkinlikler yer alır. Konular çocukların ilgilerine göre tespit edilir.


Yılın başında sınıfta birkaç ilgi köşesi düzenlenir ve yıl içinde temalara göre değiştirilir. Çocuklar sınıf yerleşimi sürecine katılır. Çocukların göz hizalarında sergi merkezleri oluşturulur. Öğretmen, gözlem sonuçlarına göre etkinlikler planlar. Aile katılımı da ayrıca önemlidir.


IB İlk Yıllar Programı / PYP yaklaşımı nedir?

Merkezi İsviçre’de bulunan International Baccaulaureate, Uluslararası Bakalorya Organizasyonu tarafından geliştirilen Primary Years - İlk Yıllar Programı, okulöncesinden başlayan uygulamalardan biri olarak 1997 yılından beri kullanımda. PYP Primary Years – İlk Yıllar Programı uluslararası geçerlilikte müfredatı olan bir program olarak son yıllarda birçok okul tarafından benimseniyor.


Bireysel yetenekleri geliştirmeye odaklı, dış dünyada uygulanabilir olarak sınıf ortamında deneyimler edinilmesi anlayışı vardır. Akademik ve entelektüel bilgiye ulaşmak, uluslararası bilinç kazanmak hedeflenir. Aktif öğrenme yaklaşımı ile çocukların sosyal ve fiziksel çevreden edindiği deneyimlerden anlam çıkarması amaçlanır. Okuma-yazma, yaratıcı oyun, sanat, bilim ve teknolojiye yönelik çeşitli kaynaklar sınıf içinde sağlanır.


Çocukların araştıran-sorgulayan, düşünen, iletişim kuran, fikirlerini savunabilen, küresel konularda bilgili, adil, diğer bireylerin ihtiyaçlarına duyarlı, açık görüşlü, fiziksel ve zihinsel yönden dengeli, güçlü ve güçsüz yanları analiz edip yapıcı şekilde dönüşebilen bir bilinç ve deneyim kazanmaları hedeflenir.



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.