Güncelliğini koruyan bir soru: Eşcinsellik doğuştan mı, kişisel bir tercih mi yoksa sosyal etkileşimlerle şekillenen bir durum mu? Devam eden bilimsel araştırmalar, eşcinselliğin biyolojik sebepleri ile ilgili yeni bulgular ortaya koyuyor.


Konu üzerine yayınlanan en yakın tarihli çalışma, Chicago Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. 2017’de yayımlanan araştırma sonuçları, homoseksüelliğin gen mutasyonu ile ilgili olduğunu gösteriyor. İki mutasyondan bahsediliyor. İlk mutasyon beynin hipotalamus ve talamus arasında kalan bölgesinin, homoseksüellerde ve heteroseksüellerde farklılık göstermesine sebep oluyor. Bu farklılık, sözü geçen bölgede etkili olan genin protein yapısının değişmesinden ileri geliyor. İlgili genin protein yapısının neden değiştiğini ve değişimin homoseksüel eğilimi nasıl etkilediğini anlamak üzere araştırmalar sürdürülüyor.


Aynı çalışmaya göre, ikinci bir gen mutasyonu daha söz konusu. Eşcinsel erkeklerin 14. kromozomundaki gende meydana gelen bu değişim, heteroseksüel erkeklere göre eşcinsel erkeklerde daha fazla görülen bazı tiroid hastalıklarının da sebebi.


Chicago Üniversitesi’nin elde ettiği sonuçlar, 1994 ve 2008’de yapılan iki araştırmanın ardılı. 1994’te Simon Levay AIDS’ten hayatını kaybeden 19 homoseksüel erkek, (6’sı AIDS’ten ölen) 16 heteroseksüel erkek ve 6 heteroseksüel kadının beyninin ön hipotalamus bölgesini incelemişti. Varılan sonuç, heteroseksüel erkeklerin hipotalamusundaki INAH 3 çekirdeğinin, kadınların ve homoseksüel erkeklerinkinden daha büyük olduğuydu. (INAH 3, kadın ve erkek beynindeki seksüel fonksiyon farklılıklarını ortaya koyan bir yapı.)


2004’te ise İsveç’te Ivanca Savic ve ekibi, 90 kişi üzerinde başka bir araştırma gerçekleştirmişti. Aynı yaş diliminden dört ayrı grup oluşturulmuş, bu gruplarda heteroseksüel kadınlar ve erkekler, homoseksüel kadınlar ve erkekler yer almıştı. Katılımcıların beyin MR’larını çeken ekip şu sonuca varmıştı: Homoseksüel erkeklerin beyin yapıları heteroseksüel kadınların beyin yapılarına benziyordu: Asimetri zayıftı. Buna karşılık heteroseksüel erkeklerin beyin yapıları, homoseksüel kadınların beyin yapısına yapılarına benziyordu: Beyinlerinin sağ yarısı, sol yarısından daha genişti.


Bilim insanları homoseksüellerin beyin yapılarıyla heteroseksüellerin beyin yapıları arasındaki farkların sebeplerini araştırmayı sürdürüyor. Gelinen noktada kesin olarak bilinen, bu farkların bireyin henüz embriyon olduğu aşamada, kromozomlarında yazılı olduğu.


Çeviren ve derleyen: Perihan Özcan


Referans: Alan R. Sanders, Gary W. Beecham, Shengru Guo, Khytam Dawood, Gerulf Rieger, Judith A. Badner, Elliot S. Gershon, Ritesha S. Krishnappa, Alana B. Kolundzija, Jubao Duan, MGS Collaboration, Pablo V. Gejman, J. Michael Bailey & Eden R. Martin. "Genome-Wide Association Study of Male Sexual Orientation". Şuradan alındı: https://www.nature.com/articles/s41598-017-15736-4. (7 Aralık 2017).

Catherine Vidal. "Le cerveau a-t-il un sexe?" Şuradan alındı: https://www.cairn.info/mon-corps-a-t-il-un-sexe--9782707173584-page-89.htm. (2015).

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.