Baharın kuşları

Baharın kuşları

İçinde bulunduğumuz seçtiydi, seçilmediydi, battıydı, çıktıydı bunaltılarıyla dolu ve artık erör verdirme noktasını çoktan geride bırakıp kişisel olarak ve toplumca arıza ötesinin gizemli boyutlarına yolculuk ettiğimiz şu günlerde, sevgili durumseverler, bazen büyük şehrin betonu bile yüzleri güldürebiliyor. Güldüren, aslında doğrudan betonun kendisi değil de bu betonun içinde bizimle yaşamlarını sürdüren diğer canlılar.

 

Kediler, ilk akla gelen. Sonra, kuşlar mesela. Birer su kuşu olan martılar, günümüz İstanbul'unda artık suyun "s"sine burun kıvıran, ara sokaklarda kedilerin mama konusundaki en büyük rakibi. Hatta bu rekabet artık yumuşamaya başlamış ve bir paylaşım haline dönüşmüş gibi bile görünüyor. Kargalarsa henüz bunlar kadar arkadaş yanlısı değil sanırım çünkü hala vur-kaç ve "Nusret, sen oyala, Hikmet ve ben mama çalalım, sonra değişiriz" (burada Nusret ve Hikmet kargalar oluyor) tekniklerini uyguluyorlar.

 

Konuyu fazla dağıtmayalım. İşte bu kuşlar, sevgili durumseverler, sayısız farklı tür, biraz şansınız da varsa sabahları ötüşerek gününüze neşe ve keyif tohumları ekebiliyorlar. Serçesi, kırlangıcı, kargası, tok sesli, geveze martısı, sığırcığı, güvercini, hatta belli bölgelerdeki papağanı her biri ayrı tonda, melodide, rengarenk şarkılarla içinize coşku, canlılık ve baharla gelen enerjiyi doldurabiliyorlar. İçinizi açıyor, yüzünüzü güldürüveriyorlar...

 

İyi ki var şu kuşlar!

 

Durumsever

 

Fotoğraf: Casal Partiu

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön