Kurşunun hikayesi...

Kurşunun hikayesi...

Kurşun, insan için çok zehirli bir madde! Endüstrinin birçok alanında kullanılıyor olsa da, vücuda girdiğinde hücrelerin gelişip büyümeleri için ihtiyaç duyduğu çinko, demir gibi maddeleri taklit edip bedenimizi kandıran bir sahtekâr. Hafıza ve öğrenme için hayati olan moleküler reseptörleri engelliyor, beyin hasarı, şiddet eğilimi ve gelişim bozukluğuna neden oluyor, hücreler arasındaki iletişimi sağlayan nörotransmitterları bloke ediyor.

 

1953 yılında, Amerikalı Jeofizikçi Clair Cameron Patterson, kurşun sayesinde dünyanın yaşını hesapladı. 1922 yılında doğan ünlü Amerikalı jeofizikçi, Chicago Üniversitesi’nde tez hocasının yönlendirmesiyle, dünyaya çarpan meteor örneklerini inceleyip, güneş sistemindeki elementlerin miktarlarını hesaplamaya başladı. Fark etti ki, kayalarda ve toprakta gördüğümüz doğal radyoaktif maddelerin büyük bir kısmı Uranyum atomunun evrilip bozulması sonucunda oluşan atomlardan oluşuyor. Uranyum atomları, zaman içerisinde bozularak zincirdeki son durak olan kurşun atomuna kadar dönüşüyor. Dönüşüm hızı ise sabit. Patterson, yıllarca süren araştırmalar sonucunda atomların dönüşüm hızından yola çıkarak ulaştığı kurşun miktarları ile dünyamızın yaşının 4,55 milyar olduğunu tespit etti ve bilim dünyasına duyurdu. Patterson durmadı, yerkürenin kimyasal evrimini araştırmaya, okyanus sularındaki, kuzey buzullarındaki, doğadaki kurşun miktarlarını ölçmeye başladı. 1920’lerden beri benzine eklenen ve egzos borusundan çıktıktan sonra havaya karışıp insanlığa zarar veren kurşunun, Amerikan tüketici ürünlerinde kullanılmasını yasaklattı.

 

Petrol ve kimya endüstrisi ayağa kalktı ama Patterson haklı çıktı. Dünyadaki misyonunu tamamlayıp, 5 Aralık 1995’te hayata veda etti. Patterson gibi başka bir bilim adamı daha lazım günümüze… Kurşunlara dur diyecek, saldıran, öldüren, terör yaratan insanoğlunun kimyasını inceleyip bünyelerindeki elementleri analiz edecek biri lazım. Hırs, kin, öfke, haset, kibir gibi duyguları dönüştürüp, egomuzu susturabilsek vücut kimyamız da değişir zaten. Bu duygular da aynı hücrelerimizi yanıltan kurşun atomuna benziyor! İhtiyacımızı karşılayacakmış gibi yapıp sonrasında sevgi, anlayış, merhamet, huzur benzeri duygularımızı bloke ediyor. Öç alınca, can acıtınca, yok edince rahatlayacakmışız hissi verip bizi kandırıyor. Duygularımıza, algılarımıza zarar veriyor.

 

Ortalama yaşam süresi 78 yıl olan insan, 4,55 milyar yaşında olan dünyanın sahibi sanmasa keşke kendini… Kurşunların önüne geçip, hem bünyesine hem ülkesine sahip çıkabilse… Keşke!

 

Bilgi Anteni

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 4935

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3075

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 821

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 533

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2399

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön