Travmalar, bizi birçok yönden etkiler. Bazen psikolojik travmaların ardından çok açık belirtiler gösterebiliriz, bazense davranışlarımızdaki çok belli-belirsiz değişimlerin travma kaynaklı olduğunu keşfedebiliriz. Örneğin uyuşturucu kullanımı, depresyon, anksiyete gibi durumlar travmalara verilen açık tepkilerdir. Travmatik anılarla, travma çözülene kadar baş etmek genellikle zordur. Bu nedenle zorlayıcı bir deneyimden geçmiş olan kişilerin çoğu kaçınma davranışı gösterir. Rahatsız edici anıları ve düşünceleri bastırmak veya geçici olarak hafifletmek için bazı davranışsal yöntemlere yönelinebilir. Yeme bozuklukları, uyuşturucu bağımlılığı ve yüksek riskli davranışlara yönelmek, bu tip durumlara örnek verilebilir.


Bir travma semptomu olarak depresyon, gerçekten var olan veya sadece algılanan potansiyel bir tehdit tarafından ezildikten sonra, sinir sisteminin duygusal olarak kapanmasıyla ilgilidir. Anksiyete, travmatik deneyimlere verilen ‘savaş ya da kaç’ tepkisini izleyen aşırı uyanıklık ve korku semptomlarıyla ilgilidir. Bununla birlikte, daha incelikli travma tepkilerinden bazıları; yaygın, iyi bilinen tepkiler kadar ilgi görmez. Bu semptomlar hala tam manasıyla tanımlanmamıştır ve eğer onları yeterince tanımlayıp ele almazsak, hayatımızı olumsuz etkilemeye devam edebilirler. Yeterince bilinmeyen baş etme mekanizmalarından biri, ‘dalkavukluk’ ya da diğer bir deyişe, başkalarını memnun etmektir.


‘Dalkavukluk’ ya da ‘insanları memnun etme’ davranışı

Psikoterapist Pete Walker, dalkavuk tipleri “başkalarının istek, ihtiyaç ve talepleri üzerinden güvenlik ararlar” diyerek tanımlıyor. “Herhangi bir ilişkiye girmenin bedelinin tüm ihtiyaçlarının, haklarının, tercihlerinin ve sınırlarının kaybedilmesi olduğuna bilinçsizce inanıyormuş gibi davranırlar.”


“Complex PTSD: From Surviving to Thriving” kitabında Pete Walker, tehditler karşısında verdiğimiz tepkilere savaşma, kaçma ve donma ile birlikte dördüncü tür tepki olarak gözlemlediği 'dalkavukluk' terimini ilave ediyor.


Karşımızdaki potansiyel bir tehdit ve tehlike kaynağı olan kişiyi yatıştırmak için dalkavukluk etme davranışı gösterebiliriz. Sırf çatışmadan kaçınmak ve karşımızdaki kişiyi memnun etmek için davranışlarımızı değiştirebilir, fikrimizi ya da arzumuzu ifade etmekten kaçınabiliriz. Pete Walker, dalkavukluk davranışının genellikle erken çocuklukta ebeveyni ya da kendisine bakan kişi tarafından travmatik deneyimlere maruz bırakılan kişilerde görüldüğünün altını çiziyor. İstismara uğramış bir çocuk, daha fazla istismar edilmemek için karşısındaki ne diyorsa onu yapmayı, boyun eğmeyi öğrenebilir. Özünde çocuk, istismarcıyı mutlu etmek ve yatıştırmak ister, böylece tekrar zarar görmeyecektir.


İstismara uğrayan çocuk karşısındakini yatıştırmak ve rahatsız etmemek için kendi duygularını, görüşlerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını da ihmal edebilir. Bu durum elbette çocuğun dünyayı algılama şekline önemli ölçüde zarar verir ve aynı travma tepkisi, hem şahsi hem de profesyonel ilişkilerini insanları memnun etme üzerine kurmasına neden olabilir. Çünkü temelde, ‘insanları memnun edersem zarar görmem’ inancı yerleşmiştir.





İnsanları memnun etme davranışının belirtileri

Dalkavukluk olarak tanımladığımız davranış, belli belirsiz bir şekilde ortaya çıkabilir ve her zaman net bir şekilde fark edilemeyebilir. Bu davranışa meyilli kişiler isteklerini ve ihtiyaçlarını göz ardı ediyordur, görüşlerini paylaşmıyordur ve çevresindekileri sürekli yatıştırıyordur; tüm bunlar kişiliğinin bir parçası olarak algılanabilir. Ancak bir kişinin travma tepkisi olarak bu davranışı gösterdiğinin bazı yaygın işaretleri vardır:

  • Kendi düşünce, görüş ve duygularını belirlemek için başkalarının fikirlerine ihtiyaç duymak,

  • Duygularını tanımlamada zorluk,

  • Kişisel kimliğini algılama bozukluğu,

  • Sürekli olarak başkalarını memnun etmeye ve yatıştırmaya çalışmak, ilk çatışma belirtisinde karşısındakini içgüdüsel olarak yatıştırma eğilimi,

  • Kendi değer ve inançlarını ihmal ederek başkalarının değerlerine boyun eğmek.

Travma tepkisi olarak insanları memnun etmeye ve ‘yaltaklanmaya’ meyilli kişiler, özellikle yatıştırılan kişi için çok da önemli olmadığında, bazı duygular yaşayabilirler. Bu tip travma tepkisi gösterenlerin karşılaştığı ortak zorlukların ve duyguların bazıları şunlardır:

  • Kendine karşı derin öfke ve suçluluk duyguları,

  • Başkalarına hayır deme zorluğu,

  • Zaten bunalmış hissetmesine rağmen daha fazla sorumluluk almak,

  • Net kişisel sınırlar belirlemede zorluk,

  • İlişkilerde hep ‘faydalanılan’ taraf olmak,

  • Bir konu hakkında fikri sorulduğunda stres veya rahatsızlık hissi,

  • İlişkilerde karşılıklı bağımlılık.

Uyumsuz dalkavukluk

Başkalarını yatıştırma eğilimi aslında bir tür hayatta kalma mekanizması olarak işlese de, gerçek tehdit alanının dışında gerçekleştiğinde, adaptasyon sorunları yaratır. Başkalarını memnun eden ve boyun eğdiren davranışlarda bulunduğumuzda, kolayca manipüle edilebileceğimizi hissetmemiz muhtemeldir. Başkalarını yatıştırmak ve en ufak bir çatışma belirtisini önlemek için kendini terk etmek, kendi failliğimizi ve davranışsal özerkliğimizi kaybetmektir. Sonuç olarak, bu tür bir travma tepkisine girenler, düşük öz-değer, depresyon ve düşük öz saygı gibi duygulara maruz kalırlar ve bu da zincirleme bir etki ederek kişiyi diğer uyumsuz başa çıkma davranışlarına yönlendirebilir. Bu tür boyun eğme davranışlarını aynı zamanda narsist kişileri de kendine çeker. Narsistler, dalkavukluk eğilimi olan kişilerin öz değer yoksunluğunu kolaylıkla istismar edebilirler.


Travmayı çözmek

İnsanları memnun etme davranışı, kişinin Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve benzeri durumlar yaşamasına neden olan bir olay veya olaylar dizisine kadar uzanıyor olabilir. Doğru bir terapi süreci ile bu bağlantıların izini sürmek ve yaralı kısımları iyileştirmek mümkündür. Terapi süreci, belirli travma tepkilerini öğrenebilir, bu tepkileri tetikleyen stres faktörleriyle başa çıkmanın yollarını keşfedebilirler.


Referanslar:

"The Subtle Effects of Trauma: People Pleasing". Şuradan alındı: https://khironclinics.com/blog/people-pleasing/. (08.01.2021)



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.