İçine kapanık öğretmen ya da öğrenci olmak

Tarihi olayları yorumlarken, zorlu bir edebi parçayı anlamaya çalışırken ya da laboratuar verilerini değerlendirirken buluş yapmanıza rehberlik eden sabırlı ama aynı zamanda katı ve bilgili kişiyi düşünün...

Ya öğretmen içine kapanık biriyse?

Ne yazık ki sessiz öğrenciler ve öğretmenler, kendi hallerine bırakılmıyorlar artık. Eğitimde öğretmenleri oyuncuya, öğrencileri ise işbirlikçilere dönüştürmeye yönelik bir hareket var. Bu durum, ‘Dışadönük İdeal’in etkisi. Artık öğretmenlerden, yalnızca içerik konusunda bilgili, sanat ve eğitim bilimi konusunda iyi olmaları değil; aynı zamanda da dışadönük olmaları ve sahnede heyecan yaratmaları bekleniyor. Öğrencileri, öğrenme ile heyecanlandırma ihtiyacı söz konusu. Ancak öğrencileri eğlendirme tutumu, her zaman idrak kabiliyetlerine hitap edebilme ile birlikte yürüyemiyor.

 

Her hafta, internete, öğrencilerin içeriği ne kadar iyi öğrendiklerini ve öğretmenleri ile ne kadar iyi anlaştıklarını gösterdiği düşünülen videolar düşüyor – sınıfta dans eden, şarkı söyleyen öğretmen vs. Ancak problem şu ki öğrenme, her zaman o kadar da eğlenceli değil. Gramer kurallarından ya da cebirsel matematik problemlerinden keyif almamış olabilirsiniz; ama bu tür disiplinlerde, sürekli odaklanma, zihin için gereklidir. İncelikli pratik ve uzmanlığa giden yol, heyecan verici olabilir; ancak eğlence değerleri açısından değil.

 

Çoğu kez, en iyi öğretmenler, bu dansçıların tam zıttı olanlardır. Tarihi olayları yorumlarken, zorlu bir edebi parçayı anlamaya çalışırken ya da laboratuar verilerini değerlendirirken buluş yapmanıza rehberlik eden sabırlı ama aynı zamanda katı ve bilgili kişiyi düşünün. Dışadönük bir insan olsanız bile, problem üzerinde düşünerek geçirdiğiniz zamana değer vermiş olabilirsiniz. En iyi ve en yenilikçi düşünme, genelde yalnız olduğumuzda gerçekleşir.

 

Sessiz öğrenciler için zorlu bir yol

Manzara, yalnızca sessiz öğretmenler için kasvetli değil. İçekapanık öğrenciler, gün içerisinde gittikçe daha fazla ekip işine ve işbirliğine zorlanıyor. Tersyüz edilmiş sınıf ve karma öğrenme gibi yaklaşımlar, öğrencileri sürekli birlikte çözüm bulmaya teşvik ediyor. Ancak bu tür talepler, sessiz öğrencilerimizi günün sonunda yorgun düşürüyor. Öğretmenler ise kimsenin, düşünmeye vakit harcama becerisini edinemediği, sonu olmayan bir gösteriyi sahnelemeye zorlanıyor.

 

Bu durum, son derece talihsiz; çünkü içekapanık kişiler, eğitim alanına birçok fayda sağlıyor: derin ve anlamlı sohbetlere ve içeriklere değer veriyorlar. Karmaşık bir matematik problemini sabırla ve sessizce değerlendirmek, bir partnerle hangi metotları kullanma üzerine konuşmaya kıyasla, öğrenmenin daha kalıcı olmasını sağlar. Ve herkes, birkaç kişinin, bir yandan mevcut görev için çabaladığı bir yandan da diğerlerinin konudan kopmamalarını sağlamaya çalıştıkları gruplarda bulunmuştur. İçedönük öğretmenler, düşünmek için kullanılan sessiz anlara değer verirler – grup ve partner çalışmaları ile çocukların mahrum bırakıldıkları anlara. En kötüsü ise, dışadönük deneyimi yükseltmek adına tasarlanan derslerle, sessiz öğrencilerin özerkliklerinin gittikçe azalması. Bu yüzden, sessiz öğrencilerin ebeveynleri, sosyal tükenmişlik konusunda tetikte olmalı ve hatta işler ciddi şekilde bunaltıcı bir noktaya geldiyse eğer, farklı yerler düşünmeye başlamalıdırlar.    

 

Sessiz öğretmenler ne yapmalı?

Öğrenci ya da öğretmen; içekapanık bir insan için sınıfta bulunmak bile zordur. Öğrencilerinize değer verseniz de, onlar için en iyisini isteseniz de, sınıfınızı hem sessiz hem de grup çalışmalarına göre yapılandırdıysanız da, günün sonunda öğrencileri eve yolladığınızda hafif bir rahatlama hissedersiniz. Ancak her şey, öğretmenin sahnede olmasını ve sürekli konuşmaya zorlanmasını gerektiren bir modele göre yapılırsa, bu iş, sessiz mizaçlı kişiler için tahammül edilemez bir hale gelebilir.

 

Sessiz öğretmenlerin, kendileri için ayırabilecekleri zaman yaratmaları gerekiyor – bu, öğle yemeği davetlerini geri çevirmek ya da işlerini gözden geçirecekleri nadir hazırlık saatlerini kullanmak anlamına gelse de. İşler bu noktaya geldiğinde, ihtiyacınız olan sessiz anları yakaladığınızdan emin olmak adına, zihninizde alternatif yükümlülüklerden oluşan hazır bir liste oluşturun: yazılı kâğıtlarını incelemeniz, veli toplantısı için hazırlanmanız ya da tatile gidecek bir öğrenci için ayrı bir çalışma programı oluşturmanız gerekiyordur. Sosyalliğin günün önemli bir kısmını oluşturduğu bu alanda, soluklanmak için kendinize zaman vermelisiniz. Birlikte çalıştığınız insanlara karşı dürüst olmakta da fayda vardır. Kendinizi toparlayabilmek adına zamana ihtiyacınız olduğu söylediğinizde, insanlar, şaşırtıcı bir şekilde anlayışlı olabilirler.

 

Dışadönük kişiler, okul gününde, insanlarla etkileşime geçme ve işbirliği gerektiren aktivitelerde bulunmayı kesinlikle hak ediyor. Bu yaklaşım, eğitimin bir bileşeni olmamalıdır demiyoruz. Sadece kapsam, tek bir yöne doğru eğilim gösteriyor. İçekapanık çocuklara ve öğretmenlere, tüm gün boyunca dışadönük kişiler gibi yaşamalarını söylemek, tüm dışadönüklere sessizlik yemini ettirmekle aynı şey. Doğru dengeyi bulmak ve herkesin ihtiyaçlarını karşılamak, doğru olan yaklaşımdır; zaten eğitimin amacı da bu değil midir? 

 

 

Okul filmlerinin en iyileri
+10
Hababam Sınıfı 1974 Yön: Ertem Eğilmez Rıfat Ilgaz’ın eserinden Umur Bugay tarafından sinemaya uyarlanan bu ilk “Hababam Sınıfı” geçtiğimiz haftalarda, halk oylaması sonucu Türk sinemasının en iyi ikinci filmi unvanını kazandı. Eğlenceli lise yıllarımızı hatırlatıp bizi güldüren film ana fikriyle de gönlümüzün kazanmasını biliyor. Münir Özkul’un canlandırdığı Mahmut Hoca, sadece Hababam’ı değil hepimizi okul ve eğitimin anlamı üzerine düşündürüyor.  

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1882

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1813

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4046

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 598

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 930

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön