Böbrek nakli nedir?

Böbrek nakli nasıl olur? Böbrek nakli ile ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Böbrek nakli ile ilgili merak ettiğiniz her şey haberimizde!

Böbrek nakli ile ilgili bunları biliyor musunuz?

Ülkemizdeki kronik böbrek yetmezliği hastalarının yarısından fazlasının böbrek nakline aday olmasına rağmen; böbrek nakli konusunda halk arasında doğru bilinen yanlışlar, hastaların hayat boyu diyalize girmesine ya da yaşamlarına mal oluyor. Peki böbrek nakli hakkında bilinmesi gerekenler neledir? Konunun uzmanları böbrek nakli hakkında bilgiler verdi.

 

Memorial Şişli Hastanesi'nden Böbrek Nakli Sorumlusu Op. Dr. Burak Koçak, böbrek nakli hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. 

 

"Kronik böbrek yetmezliğim var; ancak diyalizle gidebildiğim yere kadar gideceğim"

Yanlış! Kronik böbrek yetmezliğinin en ideal tedavisi böbrek naklidir. Kişi diyalize hiç girmeden böbrek nakli olabilirse, en iyi sonuçlar elde edilmektedir. O nedenle biz hastalara daha diyalize ihtiyaç duymadan, kronik böbrek yetmezliği sürecindeyken, diyalize başlamadan hemen önce böbrek nakli olup, hayatlarına konforlu bir şekilde devam etmelerini öneriyoruz.

 

"Böbrek nakli sonrası yarım insan olacağım"

Yanlış! Canlıdan canlıya yapılan organ nakillerinde vericilerin sağlıklı bir şekilde hastaneye gelmesi, en kısa sürede taburcu edilmeleri ve konforlu bir hayat sürmeleri çok önemlidir. Yapılan tetkikler sonucunda kişinin böbrek vermesi açısından en ufak bir risk görüldüğü takdirde, bu kişiler böbrek vericisi olarak kabul edilmemektedir. Şunu biliyoruz ki; böbrek vericileri bu işlemden dolayı uzun vadede artmış bir böbrek hastalığı riski ile karşı karşıya değildir. Bundan dolayı ameliyatın son derece güvenli olduğu ve bu kişilerin hayatlarına sağlıklı bir biçimde devam ettikleri vurgulanmalıdır.

 

"Nakil olursam çocuk sahibi olamayabilirim"

Yanlış! Böbrek vericileri ameliyat sonrası rahatlıkla hamile kalıp, sağlıklı bir gebelik sürecinin sonunda çocuk doğurabilmektedirler. Alıcılar için ise durum şöyle özetlenebilir: Böbrek yetmezliği çeken hastalarda üreme yeteneğinde azalma ile birlikte gebe kalma ile ilgili bazı problemler ortaya çıkabilmektedir. Ancak böbrek nakli, sanılanın aksine, kadın hastalarda gebe kalma şansını; erkek hastalarda da üreme yeteneğini artırmaktadır. Bayanlar naklin birinci yılından sonra gebe kalıp, gerekli kontrollerle birlikte rahatlıkla çocuk sahibi olabilmekte ve bebeklerini emzirebilmektedir.

 

"Nakilden sonra da hayat boyu bol su tüketmek zorunda kalacağım"

Böbrek nakli olan hastalarının günde 1-1,5 litre, idrar çıkaracak şekilde, sıvı tüketmeleri gerekmektedir. Nakil yapılan böbreklerin normal böbreklere göre susuz kalmaya direnci daha zayıf olacağından hastaların dikkatli olmaları önemlidir.

 

"Ailemde kimseyle aynı kan grubuna sahip değilim. Bu nedenle onlardan organ alamam"

Yanlış! Böbrek nakli kan uyumlu kişiler arasında yapılabildiği gibi kan uyumsuz alıcı ve verici arasında da yapılabilmektedir. Dünya’daki sonuçlara baktığımızda kan uyumsuz nakillerin başarısının kan uyumlu olarak gerçekleştirilen operasyonlarla aynı olduğu görülmektedir.

 

"Şeker hastası olduğum için böbrek nakli olamam"

Yanlış! Şuanda dünyada böbrek yetmezliğinin en sık sebebi şeker hastalığıdır. Kişi hem şeker hastası ise hem de kronik böbrek yetmezliği sorunu var ise diyalizdeki yıpranma süresi çok daha hızlıdır. Böbrek yetmezliğine bağlı olarak nakilden en çok fayda gören grup, şeker hastalarıdır. Bu nedenle kronik böbrek yetmezliği ve şeker hastalığı olan hastalara hiç diyalize hiç girmeden en kısa sürede böbrek nakli olmaları önerilmektedir.

 

"Hepatit C hastasıyım, böbrek nakli olamam"

Yanlış! Hepatit C hastaları da aynı şeker hastaları gibi böbrek sağlığı açısından hızla problemli bir sürece girmektedirler. Bu nedenle bu hasta grubu da böbrek naklinden çok büyük fayda görmektedir. C tipi sarılığı olan hastalara da mutlaka en kısa sürede böbrek nakli olmalarını önerilmektedir. Hastalar eğer karaciğer sirozları yoksa rahatlıkla böbrek nakli olabilmektedir. Ama bu hastalarda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Çünkü hepatit C siroza yol açmaktadır. Hastanın sirozu varken tek başına böbrek nakli yapılması yeterli değildir. Bu son derece yanlış bir uygulamadır. Bu hastaların hem karaciğer hem de böbrek nakli olması gerekmektedir. Hastaların bu iki naklin beraber yapıldığı bir organ nakli merkezinde değerlendirilmesi ve tedavi süreçlerinin buna göre belirlenmesi önerilmektedir.

 

"Mesane hastalığı olanlar böbrek nakli olamaz"

Yanlış! Mesaneye bağırsaktan yama yapılması, mesanenin büyütülmesi gibi ameliyatlarla mesane hastalığı tedavi edildiği takdirde böbrek naklinin sonuçları artık diğer hastalardan farklı değildir. Gelişen teknoloji ve ilerleyen ameliyat teknikleri ile ürolojik hastalıklar böbrek nakli için engel oluşturmamaktadır. Bu bilimsel gerçekleri bilmeden yaşamlarını hala diyalizde sürdüren pek çok hasta mevcuttur. Ancak bu kişilerin başarılı bir böbrek nakli olup, hayatlarını daha konforlu bir şekilde devam ettirebileceklerini bilmeleri gerekir.

 

 

 

Böbrek nakli olacak hastalara öneriler

 

Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alp Gürkan, böbrek nakli ameliyatına ilişkin tavsiyelerde bulundu.



Böbrek nakli ameliyatları diyalize giren her hastanın hayallerini süslemektedir. Belirli bir süre, belki de yıllarca makineye bağlı olarak yaşam mücadelesi veren, ancak kısıtlı sıvı ve katı tüketmesine izin verilen, seyahat özgürlüğü elinden alınmış, iş, aile ve sosyal hayatı kısıtlanmış bu kişiler bir böbrek bulma ve normal bir insan yaşamı sürme ümitleri ile çile doldurmaktadır. Diyalize girmek özellikle çocuklar için çok zordur.

 

Prof. Dr. Alp Gürkan “Ülkemizde bu kadar olanak, teknolojik alt yapı ve yetenekli ekipler var iken gerektiği kadar böbrek nakli yapamamak da ayrı bir sorun. Kişisel çabalarla milyon nüfus başına ikilerden ancak dörtlere çıkan organ bağışı ülkemizdeki organizasyon, hekim ve halk bilinç yetersizliğinin göstergesidir. İş böyle olunca kadavradan organ bağışı yılda iki yüzler civarında takıldı kaldı. Eminim ki tüm organ nakil ekipleri bu durumdan yakınmaktadırlar. Ancak kapımıza gelen bu hastalara yardımcı olabilmek amacıyla zorunlu olarak canlı verici ağırlıklı bir program yürütmek bizlere büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Her ne kadar alıcı için canlıdan böbrek almak daha iyi olsa da, en azından biz organ nakli cerrahları için bir yerine iki ameliyat yapmak, hiçbir hastalığı olmadan sadece sevdiği bir insana hayat vermek için büyük bir fedakarlıkta bulunan insanı ameliyat masasına yatırmak büyük bir sorumluluk gerektiriyor” açıklamasını yaptı.

 

Prof. Dr. Alp Gürkan “İster canlı vericili olsun, isterse kadavra vericili, böbrek naklinin sonucunun mükemmel olması için gereken her şey yapılmalıdır. Bu nedenle nakil işleminde yer alan herkes tam donanımlı olmalıdır. Kadro olarak güçlü, bilgili ve deneyimli bir cerrahi ekip, böbrek nakli konusunda cerrahi ekip ile uyumlu bir nefroloji grubu gereklidir. SGK böbrek nakli konusunda parasal anlamda gerekeni yapmışken, belki de gereğinden fazla açılmış böbrek nakil merkezleri arasındaki tatlı rekabetin kaliteden ve etik değerlerden ödün vermeden işlerini yapması gerekir. Bu nedenle artık bu kadar kaliteli ekiplerin olduğu ülkemizde hastalarımızın dikkat etmesi gerekli en önemli şartlardan bir tanesi sayıca güçlü olduğu kadar, deneyimli ve uyumlu bir böbrek nakli ekibi olmasıdır. Bu ekip 24 saat boyunca hastaların emrinde ve onların dertlerine çare bulacak şekilde organize olmalıdır” dedi.

 

Organ naklinde hastane donanımı çok önemli

Organ nakli tek başına yapılacak bir ameliyat değildir. Ayrıca organ nakli sadece cerrahi ekibin de yaptığı bir tedavi şekli değildir. Hastanenin diğer branşlardaki tüm hekimlerinin de katkısının olduğu bir tedavi yöntemidir. Kardiyolojiden girişimsel radyolojiye, infeksiyon hastalıklarından ürolojiye kadar hastanenin donanımı mutlaka sorgulanmalıdır. Prof. Dr. Alp Gürkan “Hastalarımız bizim için, özellikle cerrahi ekip için, çok önemlidir. Bizler de bu ameliyatlar sırasında kendi canlarımızdan ve ruhlarımızdan birer parça vermekteyiz ve onların kaderinde önemli payımızın da olduğunun bilincindeyiz” dedi.

 

 

Böbrek naklinde robotik cerrahi nedir?

 

Şişli Florence Nightingale Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi'nden Prof. Dr. Barış Akın, böbrek naklinde robotik cerrahi ile daha da güvenli ameliyatın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

 

Canlıdan böbrek nakli yüzde 200 risk olan bir ameliyattır. Çünkü sadece nakil gereken hastayı değil, ona hayat hediyesi verecek yakınını da ameliyat etmeyi gerektirir. Robotik ameliyat sayesinde böbreğini yakınlarına veren kişilerde daha güvenli, daha az ağrılı ve ameliyat sonrası fıtık ve enfeksiyon problemlerinin daha az oranda oluşacağı avantajlı bir sonuç sağlamak mümkün. Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi sayesinde kamera altında yaptığımız diğer tekniğe göre hem görüntü hem de karın içinde işlem yapılan aletlerin hareket becerisini belirgin olarak avantajlı hale gelmektedir.

 

Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi N.A.S.A. tarafından uzaydaki astronotları uzaktan ameliyat edebilmek için yapılmıştır. Cerrahın ameliyatı oturarak gerçekleştirdiği bir cerrah konsolu kısmı, ameliyat masasındaki hastanın yanında bulunan ve steril şartlarda sahaya hazırlanarak getirilen robotik kolları içeren bir hasta konsolu kısmı ve ileri görüntüleme sistemini sağlayan kamera sistemi kulesinden oluşur. Da Vinci Sistemi'nde Cerrah, üç boyutlu görüntü eşliğinde eli gibi hareket edebilen robotun diğer kollarını harekete geçirerek zor ve hassas ameliyatları gerçekleştirir.

 

Robotik cerrahi nasıl yapılır?

 

Da Vinci Robotik Sistemde hasta konsolu üzerinde bir kamera ve üç adet cerrahiyi gerçekleştirecek işlem kolu bulunur. Kamera ve beraberinde üç robotik kol hastanın ameliyatına göre belirli noktalardan karın duvarına yerleştirilen 0.8 ya da 1 cm çapındaki tüneller vasıtasıyla karın içine yerleştirilir. İnce uçlu ve nazik karakterdeki cerrahi robotik kollar ile dokuların zarara uğratılmadan ameliyat ile nakledilecek böbreğin çıkartılması sağlanabilmektedir. Böbrek nakli vericisinin ameliyatında serbest hale getirilen böbreğin karın dışına alınması için 6-8 cm uzunluğunda bir kesi yapılması gerekmektedir. Retroperitonoskopik ameliyat tekniğimizde güvenliği artırmak için böbreği çıkaracağımız bu kesiği ameliyatın başında yaparak, elimizi karın içerisine yerleştirerek daha kontrollü bir ameliyat yapmamız mümkün olmaktadır. Bir elimizin içerde olması sayesinde hem hissedebilme avantajına hem de acil bir durum olursa anında müdahale etme şansına sahip oluyoruz. Bu sayede kontrollü ve güvenli bir şekilde nakledilecek böbreği vericiden küçük ameliyat kesikleri ile almamız mümkün oluyor. Bu tekniğin en önemli dezavantajı; kolumuzu karın içerisine soktuğumuz kısımda karın duvarının kolun basısı ve hareketleri sebebi ile bir miktar yıpranmasıdır. Özellikle çok uzun kişilerde aşağıda yaptığımız kesiden elimizle böbreğe kadar uzanmak elimizi yerleştirdiğimiz karın duvarındaki noktaya daha çok baskı yapmaktadır. Çok zayıf kişilerde ise elin karın içinde hareketi güçleşmekte ve bu durum da giriş noktasına baskıya sebep olmaktadır. El kullanılarak ameliyat yapılmasından sonra elin yerleştirildiği karın duvarı kısmından fıtık gelişmesi riski literatürde daha sık olarak bildirilmiştir.

 

Robotik ameliyatta böbreği robotun kollarındaki aletler ile güvenli bir şekilde serbestleştirdiğimizden elimizi karın içerisine yerleştirmemiz gerekmemektedir. Bu sayede böreği çıkarmak için yaptığımız kesiyi daha küçük olur. Özellikle zayıf ve uzun kişilerde robotik ameliyat böbreğini verecek kişilere ek önemli avantaj sağlamaktadır. Böbreğin çıkarılması için kullanılan kesinin küçük olması, ameliyat sonrası ağrının daha da azalmasına katkıda bulunur.

 

Da Vinci Robotik Sistemin avantajları nelerdir?

 

Normal kamera altında yapılan laparoskopik veya retroperitonoskopik olarak gerçekleştirdiğimiz ameliyatlarda görüntü aynen televizyon gibi iki boyutlu olarak görüntü sağlıyor. Da Vinci robotik cerrahi sistemi her bir göze ayrı ayrı görüntü ileten yüksek çözünürlüklü iki adet kameraya sahip olduğundan aynen gözünüzle karın içine bakıyormuş gibi üç boyutlu görüntü sağlıyor. Ayrıca 10-20 kat büyütme yapabildiğinden ideal bir görüş altında ameliyat yapılmasını sağlıyor.

 

Laparoskopik veya retroperitonoskopik ameliyatlarda kullanılan aletlerin uç kısmı ya sabittir ya da dönme hareketi yapabilir. Robotun kollarının ucundaki cerrahi aletlerin uçları ‘endowrist’ adı verilen sistem sayesinde kendi eksenleri etrafında 540 derece dönerek insan el bileğinin hareket kabiliyetinin de üzerinde vücut içinde en derin bölgelerde bile ameliyat yapabilme özelliğine sahiptir. Da Vinci Robotik cerrahi sistemi “tremor scaling” özelliği ile cerrahın operasyon anındaki olası el titremesinin aletlere iletilmesini önler.

 

El bileği hareketlerini taklit etmesi sayesinde cerrah eli içerde gibi hisseder ve özellikle dikiş atılması ve dokuların dikilmesi açısından laparoskopik sisteme göre çok daha büyük avantaj sağlar.

 

Robotik ameliyatta kamera ve ameliyatı gerçekleştirecek üç adet kol robotu kullanan cerrah tarafından yönlendirilir. Bu sayede laparoskopik ameliyatta kamerayı veya başka aletleri yönlendiren başka bir cerrah ile uyumsuzluk durumu ortadan kalkıyor. Özellikle kameranın ameliyatı yapan cerrah tarafından kullanılması görüntünün sürekli doğru odakta kalmasını sağlar.

 

Robotik cerrahide karın duvarından aletin geçmesini sağlayan trokarların robotun özel çalışma sistemi sebebi ile karın duvarındaki geçiş noktalarına baskısı minimal olur. Küçük çaplı (8 mm) aletlerin kullanılmasıyla beraber bu durum da ameliyat sonrası ağrının daha az olmasına katkı sağlar.

 

Ameliyat esnasında cerrahlar ayakta çalışırlar ve bu durum uzun süren cerrahi müdahalelerde yorgunluk nedeniyle ameliyatı zorlaştırabilir. Robotik cerrahide cerrah oturarak çalıştığı için fiziksel yorgunluğa bağlı stres azalırken cerrahın konsantrasyonu da artar.

 

Bu avantajların sonucunda literatürdeki bazı yayınlarda robotik cerrahinin daha az kan kaybına sebep olduğunu ve hastane yatış süresini kısalttığı bildirilmiştir.

 

Çok kilolu nakil hastalarda normalde uygulanan açık böbrek nakli ameliyatında çok büyük kesi gerekebilmektedir. Hem kesinin büyük olması hem de cilt altı yağ tabakasının kalın olması sebebi ile bu hastalarda ameliyat sonrası kesi enfeksiyonu ve fıtık gelişmesi riski olmaktadır. Da Vinci Robotik sistem ile aletlerin becerisinin arttırması ve el hareketlerine benzer hareketlerin sağlaması sayesinde dikiş dikebilmek daha kolay olmaktadır. Bu sayede böbreğin damarlarının alıcının damarlarına güvenli bir şekilde dikilmesi mümkün olur. Uygun vakalarda Da Vinci Robot Sistemi ile böbrek nakli ameliyatı da küçük kesiklerle robotik kamera altında yapılabilmektedir.

 

  

Facebook Yorumları
Yorumlar
3
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    23 Şubat 2018 Cuma 11:32

    bu arada baskılayıcı ilaçların yan etkilerinden biri olan ödemi atmak için verilen ilaçlar spazmlara yol açabiliyor.bunun için maydonoz suyu,kiraz sapı kanatmak çözüm olabilir mi?

    Cevapla
  •  
    23 Şubat 2018 Cuma 11:31

    nakil olan kişilerin zencefil,zerdaçal gibi besinler tüketmesini önermiyorlar.

    Cevapla
  •  
    09 Şubat 2016 Salı 20:15

    beb bobrek nakli olan biri icin zecefil ve zerdacal iyi gelirmi ne olur cok acil cevap bekliyorum ben fatos alasklna yadlmcl olusanlz cok memnun olurum simdiden tesekur ederim

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön