Çocukların bireyselliğini ilan ettiği ergenlik dönemi ebeveynler için oldukça sıkıntılı geçebilir ancak bunun aksi de mümkün. İki yaş sendromu ile başlayan, ergenlikle devam eden sıkıntılar ebeveynlik bir kader gibi görülse de ergenlik dönemi çok daha kolay ve keyifle karşılanabilir. Ergenlerle hayat gerçekten zor mu? Psikolog Carl E. Pickhardt, ergenliğin ebeveynler açısından neden zor hale geldiğini uzun yıllar boyunca araştırmış bir uzman. Tavsiyeleri ebeveynler için kolaylaştıracak nitelikte.


Anneler ve babalar, ebeveynlik becerilerine oldukça güvenerek çocuklarını 8-9 yaş civarına getirir ancak ergenlik başladığında işler biraz karmaşık bir hale bürünür. Ergenlik dönemindeki gençlerin büyümek için daha fazla özgürlük talep etmesi, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki problemleri başlatan en büyük sebeplerden biri olur. Ebeveynler çocuğa hükmetmek isterken çocuk da özerk bir alana ihtiyaç duyar. Bu durum, çatışmalara sebep olur. Halbuki büyüme, üniversite çağlarına kadar hızlı bir şekilde devam eden uzun bir yolculuktur. Bu dönemi zor şekilde yaşamamak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bazı ince nüanslar vardır.


Ergenleri iki yaş döneminde olduğu gibi “Korkunç” stereotipi ile etiketlemek doğru değildir. Her aile, çocuğuyla ergenlikte iyi iletişim kurup bunu sürdürebilir. Peki ne zaman ve nereden başlamak gerekir? Uzun yıllardır kitapları ve makaleleriyle ailelere yol gösteren Psikolog Carl E Pickhardt, tecrübelerine dayanarak gençlerin kabaca üçte birinin, ergenlik dönemini çok sorun yaşamadan geçirdiğini söylüyor. “Kolay ergenler” olarak nitelendirilen bu gençler, gelişimleri sekteye uğramadan ve kargaşa yaşamadan yaşamadan büyüyor. “Ortalama Ergenler” dediği diğer üçte birlik kısım, aile sistemini zorlayan bazı olayların içinde yer alabiliyor ancak bunlar hızla çözülüyor. Üçüncü gruba ise “Meydan Okuyan Ergenler” diyor. Bu grupta yer alan gençler, büyüme süreçlerine yanıt veremeyen aileleri dolayısıyla zor bir yerde sıkışıp kalabiliyorlar. İlişkiyi tekrar yapıcı bir hale getirmek için danışmanlık alınmaları tavsiye ediliyor.


Ergen-ebeveyn ilişkisi içinde sık yaşanan problemlere çözümler



Psikolog Carl E. Pickhardt, ergenlik çağında çocukta görülen değişikliklerle ilgili yaygın durumları, yanlış anlamaları ve bunlarla ilgili çözüm önerilerini şöyle sıralıyor;


Çocukluğa dair şeylerin kaybı ve yası gerçekleşir

Çocuğu ergenliğe giren anne ve babaların çoğu, özledikleri büyülü ve büyüleyici çocuk kişiliği kaybetmenin kederini yaşarlar. Çocuğun ergenlikle birlikte ebeveynden ayrılması, ebeveyn yönünden ayrılık ve kayıp duyguları içerir. Ergenler, sözleri ve davranışlarıyla "Artık sadece küçük bir çocuk olarak tanımlanmak ve muamele görmek istemiyorum" diye beyan ederken anne-babalar da acı gerçekle yüzleşir; bir daha asla sevimli küçük kızları veya oğlanları olmayacaktır.


Yaşamsal ihtiyaçlar yönünden çocuğun ebeveynlerine bağımlı olduğu eski yakın ilişkiyi kaybetmek, ebeveynler yönünden zordur. En iyisi, çocukluktaki yakın ilişkinin kaybedilmesinin yasını tutmaktır. Yaşanan “sevimli” zamanlar için minnettar olmak, yola devam etmek ve yeni ebeveynlik rolünü benimsemek gerekir. Genç kızın genç bir kadına, genç delikanlının da genç bir erkek olmaya giden yolculuğunda ona yardımcı olmak gerekir. Ergenlik, aslında çocukluk ile eşit derecede hareketli ve büyülü bir zaman dilimidir ancak tüm hareketlilik, bu sefer farklı bir şekilde yaşanır.


Büyüme alanı açmak için ergenin aileden uzaklaşma ihtiyacı doğar

Ebeveynlerin keder yanında yaşadığı bir diğer duygu, yalnızlıktır. Genç çocukları artık kendilerine bağımlı değildir. Akranlar giderek daha önemli hale gelir. Ebeveynler bu rekabetle baş edemezler. Ergenler, sözleri ve davranışlarıyla şöyle der: "Yalnızca arkadaşlarımla yeterince vakit geçirmem halinde kendimi iyi hissedebilirim.” Sadece akranlarıyla vakit geçirmek istese de gencin ailenin kapsayıcı varlığına da ihtiyacı vardır. Bu dengeyi aile kurmalıdır. Ebeveynler ise şu zorlayıcı soruyla karşı karşıya kalır: "Ergenlik bizi birbirimizden giderek ayırdıkça, nasıl şefkatle bağlı kalabiliriz?"


Ergenler anne-babalarından uzak durdukça, ebeveynler çocuklarına birer anne-baba olarak yaklaşmanın yanında, onlarla olan ilişkilerine anlamlı bir sıcaklık katmalıdır. Bunu yaparken çocuklarının arkadaşı değil, ebeveynleri olmaları gerekse de bunu arkadaşça tavırlarla yapmak ebeveynin işini kolaylaştırır. Ailelerin çocuğun neler yaptığından haberi olmalıdır ve bunu keyif veren bir etkileşim halinde sağlamak karşılıklı güven duygusunu sürdürür. Çocuğunuzla birlikte geçireceğiniz sıradan ve keyifli arkadaşlık dakikaları organize etmeye çalışın. Her ikinizin de yapmayı sevdiği bazı aktiviteler bulun. Bunlar birlikte bir film izlemek, yemek yapmak, bir konu üzerinde beraber çalışmak gibi sıradan şeyler olabilir. Reddedilirseniz hemen caymayın. Olumlu bir şekilde iletişim ve bağ kurmaya devam ettiğiniz sürece, çocuğunuzun bu tekliflerin bazılarını kabul eder hale gelmesi mümkündür.


Bireyselliğin ifadesi için farklılaşma ihtiyacı olur

Ergen ebeveynlerinin ortak yaşadığı bir sıkıntı, gençlerin değişen kimliklerini keşfederken geçici olarak denedikleri şeylerin çeşitliliği olur. Ebeveynlere tuhaf görünen giysiler, müzikler; rahatız edici derecedeki çeşitlilikte, alışılmadık görüntü ve sesler gündelik hayatın bir parçası haline gelir. Evdeki genç insan, sözleri ve eylemleriyle şöyle der: "Olmak istediğim kişiyi keşfetmek için farklı kimlikler denemeye devam etmem gerekiyor."


Genç birey bireyselliğini ifade etmenin yeni yollarını denerken, ebeveynler genellikle toleranslarının test edildiğini görürler. Alışılmadık kültürel meraklar, kendini ifade biçimleri ve sosyal kimlik değişimlerini izlemek ebeveynler için zor olabilir. "Neyi kabul etmeliyim ve neyi etmemeliyim?" sorusu başka bir zorlu soru olarak ebeveynlerin karşısına çıkar. İkil nesil arasındaki fark uçurum haline gelmeye başlayabilir. Bu da iki tarafı birbirine yabancılaştırabilecek bir bilgi kopukluğu yaratabilir. Ebeveynler, tüm bu alışılmadık şeylere ilgiyle yaklaşmalı, meraklarını dile getirmeli ve çocuklarını nasıl daha iyi anlayabilecekleri konusunda bizzat çocuklarından yönlendirme istemelidir; “Sevdiğin bilgisayar oyununu benim de takdir etmeme yardımcı olması için bana biraz bilgi verebilir misin?”





Ergen kendi şartlarını tayin etmek için ailesiyle zıtlaşır

Çocuklar ergenliğe geldiğinde, artık ebeveynlerin taleplerine ve sınırlarına yanıt olarak daha sık direnç gösterirler. Üstelik bu direnç ya tartışma şeklinde ortaya çıkan “aktif direnç” ya da işleri geciktirerek ortaya çıkan “pasif direnç” şeklinde gösterilir. Ergenliğe giren kız veya erkekler söz ve davranışlarıyla şunu ifade eder: “Kendi kararlarımı verebilir hale gelebilmek için, bana yapmamı veya yapmamamı söylediğiniz şeyler konusunda sizinle çekişmeye gireceğim.”


Çocukken daha uyumlu olan bir gencin anne-babasıyla giderek daha sık anlaşmazlığa düşmesi ailelere zor gelebilir. Artık ebeveynler, istediklerini elde etmek için genellikle daha çok çaba göstermek zorunda kalırlar. "Çatışmaya mı girmeli, kaçınmalı mıyım yoksa konuyu kapatmalı mıyım?" sorusu anne-babalar için başka bir zorlu soru olur. Çatışmayı bir rekabet haline getirmek ve ergeni bir rakip olarak ele alma tuzağından kaçınmak ebeveynler için en iyisidir, çünkü bu yaklaşım, ne pahasına olursa olsun kazanmak için çabalamaya ve daha sonra pişman olacak duygusal kelimeleri sarf etmeye veya güç mücadelelerine yol açabilir. Aksine, çatışmayı, ilişkideki bir farklılık hakkında yapıcı bir şekilde iletişim kurma fırsatı olarak değerlendirmeniz daha doğru olur. Genç oğlunuza veya kızınıza, sizinle hemfikir olmadığını ifade etmesine aracı olacak şekilde davranın. Kararlı bir şekilde dinleyin, konuşun ve çalışın. Böylece çatışmayı bir fırsata dönüştürmeniz mümkün hale gelir.


Ergenler yetişkin aktivitelerini denemeye ihtiyaç duyar

Ergenler, yasaklanmış, tehlikeli veya yetişkinlere benzer aktiviteleri akranlarıyla birlikte denemeye yönelik yoğun bir merak duyarlar. Yetişkinler de çocuklarının ciddi zararlar görmesinden endişe ederler. Sözler ve eylemlerle, genç şöyle diyor: "Daha yaşlı ve daha maceracı insanlar bu heyecan verici şeyleri deneyebiliyorsa, o zaman ben de deneyebilirim.”


Deneyimle birlikte artan heyecan, ergeni daha sonra daha fazla risk almaya yöneltebilir. Bunu izlemek yetişkinler için zordur ve ergen ebeveynleri başka bir zorlu soruyla yüzleşirler: "Kontrol edemediklerimizden nasıl korunabiliriz?" Bu büyüme arzusu uzun süre reddedilemeyeceği için ebeveynler, daha tehlikeli sonuçlar doğurabilecek davranışları nasıl güvenli bir şekilde yönetecekleri konusunda önce kendi aralarında, daha sonra da çocuklarıyla konuşmalı, olası riskler konusunda çocuklarını bilgilendirmelidir. Buna ek olarak, ebeveynler, bir maceraya atılmadan önce genç çocuklarına bazı temel uyarıcı sorular sorarak düşünmesi ve yeterince yavaşlaması için koçluk yapabilir; "Bu aktivite neden ödüllendirici olsun? Olası riskler nelerdir? Riskler ödüle değer mi? Ve devam ediyorsan, işler ters giderse, yedek planın nedir?"


Benlik duygusunu korumak için ergenlikte mahremiyete ihtiyaç vardır

Ebeveynler için ortak bir sonuç, gençlerinin iç ve dış deneyim dünyalarında olup bitenlerden daha cahil hale gelmesidir. Genç yaşlandıkça, kısmen kişisel özgürlüğü korumak ve kısmen de karışmamak için, ebeveynleriyle hayatlarında neler olup bittiğini tam olarak açıklayamama eğilimindedirler. Sözler ve eylemlerle ifade eden ergen gibidir: "Ailem karanlıkta daha iyi kalır."


Bilgi talep etmeden bilme ihtiyaçlarını yönetmek zor olabilir. Buradaki zorlu konu şudur: "Sormalı mıyım, sormamalı mıyım? Çoğu zaman ebeveyn soruları, açtıklarından daha fazla iletişimi kapatıyor gibi görünüyor. Neden? Cevap, soruların mahremiyeti istila etmesi ve yetişkin otoritesinin simgesi olması ve bu nedenle her iki konuda da içerlenip direnilmesidir. Bu nedenle, ebeveynlerin bir şeyi öğrenmek istediklerinde sorulara daha az güvenmeleri ve bunun yerine bir talepte bulunarak nezaket göstermeleri yardımcı olabilir. Bir talep, gencin söyleme ya da söylememe hakkını tanır ve bir genç bu düşünceyi takdir edebilir. Bir istek kulağa böyle gelebilir. "Olanlar hakkında biraz daha açıklama yapabilirseniz, gerçekten zihnimi rahatlatırdı." "Yeni ilginizi bildiğiniz için gerçekten minnettar olurum, böylece daha iyi anlayabilirim." Ek olarak, ebeveynler her zaman sorgulamaları için bir açıklama sunabilirler. "Biraz daha fazla bilmek istiyorum, böylece biraz daha az endişelenebilirim."


Ergenlik sadece çocuğu değil ebeveyni de değiştirir

Ergenlik çocukluktan yetişkinliğe geçişte uzun süren, yoğun değişimlerin olduğu bir dönemdir. Çocuklar için olduğu kadar ebeveynler için de zorlayıcı olduğunu hatırlamak gerekir. Unutulmaması gereken, ergenliğin sadece çocuğu değil, ebeveyni de değiştirdiği gerçeğidir. Çocukları ergenliğe giren ebeveynler sık sık duygusal, sabırsız, meraklı, eleştirel, endişeli veya gergin hale geldiklerinde ebeveyn ve çocuğun orta yolu bulması daha zor hale gelir. Ebeveynlerin kendi tepkileri ve duyguları üzerinde durmalarına da ihtiyaç vardır.


Ergenlik çağı, bilinmeyeni keşfetmeye ve denemeye cüret eden bir genç için olduğu kadar ebeveyn için de sık sık bir cesaret gösterisi haline gelebilir. Büyüme dönemi boyunca çocuklardan daha fazla özgürlük talebi gelirken anne-babaların da taleplere ne şekilde cevap vereceklerine karar vermeleri gerekir. İsteklerinde ısrarcı olan ergen karşısında reddetme cesareti göstermek gerekir. Aynı şekilde, izin verilen konularda ergenin karşısına çıkacak risklere de anne-babanın göğüs germesi gerekir. Bunlar her iki taraf için de cesaret gerektiren durumlardır.


Bir çocuğa ebeveynlik yapmakla karşılaştırıldığında, bir ergene ebeveynlik yapmak daha zor olabilir. Kayıp, bağımsızlık, farklılaşma, muhalefet, deneme ve mahremiyet, ebeveynler için bu daha büyük zorluklara neden olabilir.




Referanslar: Carl E. Pickhardt “Why Adolescence Can Be the Harder Half of Parenting” (2020). Şuradan alındı: https://www.psychologytoday.com/us/blog/surviving-your-childs-adolescence/201908/why-adolescence-can-be-the-harder-half-parenting


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.