Büyüyen ego, önce mutluluğu bitirir

Büyüyen ego, önce mutluluğu bitirir

Toplumda müthiş bir ego çatışması var. Herkes tanısın, tanımasın, karşılaştığı bir insanın yaptığı şeyler hata mıdır, bilinçli midir, doğru mudur, yanlış mıdır diye düşünmeden hemen karşılık vermeye çalışıyor. Bir gün bakıyorsunuz, trafikte karşılaşan iki şoför küçük bir sollama hatası nedeniyle kırk yıllık düşman gibi sokakta birbirlerinin kafasını kırıyor, gözünü patlatıyorlar. Aslında herkes kendini koruduğunu zannederek, ne yapılırsa aynen karşılığını veriyor ama bu benlik çatışmaları toplumu sertleştiriyor, hırçınlaştırıyor.

 

Toplum içinde ego dengesinin kurulabilmesi için herkesin arzularının ve nefsanî ihtiyaçlarının dengeli bir biçimde karşılanması gerektiğini zannediyorlar. Oysaki her gün öyle yeni istekler, öyle yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor ki, ihtiyaçların peşinde koşma ve dengeyi tutturabilme olanağı ortadan kalkıyor. Üreticiler ve medya tarafından her gün yeni yeni şeyler mutluluk kaynağı olarak sunuluyor. Ev, otomobil, beyaz eşya, hatta giysi ilanları bile mutluluk vaatleri ile dolu. İnsanlar da mutlu olacağı umudu ile bunlara sahip olabilmek için koşuyor, çalışıyor, mücadele veriyor, kavga ediyor, borçlar altına giriyorlar.

 

Akşam eve dönüp televizyonlardaki dizilere baktığınızda görüyorsunuz ki; arabanın en lüksüne, evin en güzeline, paranın en çoğuna sahip insanlar, dizide gerçek bir mutsuzluk ve keder denizi içinde yüzüyorlar. Hatta anlıyorsunuz ki, para sırtlarında bir yük ve mutsuzluk kaynağı. Evin reisi para ve şöhreti korumaktan başka bir şey düşünmüyor. Çocuklar yaşamlarının her noktasında gücü paraya dayanmakta görüyor. Çevrelerinde ise paraları nedeniyle hedef tahtası haline geliyorlar. Paraya dayanan aşklar, evlilikler kuruluyor, para avcıları etraflarını sarıyor, gerçek dostlar bir kenara çekiliyor. Tüm hesaplar kazanç, kayıp üstüne kuruluyor. Toplumda kimin eli kimin cebinde belli değil, entrikalarla dolu bir hayat yaşanıyor.

 

Dünya her gün biraz daha madde egemenliği altına giriyor. Madde en önemli değer haline geliyor. Bazı şeylere sahip olmak mutluluk hedefi olarak gösteriliyor. Sonradan zengin olan bir arkadaşım oğlunu kentin en varlıklı ailelerinden birinin kızı ile evlendiriyordu. Peri masallarını andıran bir düğün hazırlığı içindeydiler. Her şeyin en pahalısı seçilmişti. Sosyete sayfalarında okuyan her genç bu evliliğe gıpta ve kıskançlıkla bakıyordu. Babalar, ne kadar çok harcarlarsa ailelerin ve çocukların o denli mutlu olacaklarını düşünüyorlardı. Arkadaşımın eşi, oğlunun düğününde giymek üzere bir yurt dışı seyahatinde dünyanın en ünlü markasını taşıyan mağazanın en pahalı ve en şık gece ayakkabısını almış. Özenle saklayıp düğün günü giymişti. Ayakları o modele alışkın olmadığı için gecenin ortalarına doğru ayakkabı vurmaya başlamış. Saat 21.30'dan 00.30'a kadar üç saat topallayarak dolaşmıştı. Çektiği acı yüzünün her noktasından okunuyordu. İstanbul’un en pahalı salonunda, en lüks yiyeceklerle, en marka giyeceklerle, su gibi akıtılan paralarla yapılan düğün bir ayakkabı uyumsuzluğu nedeniyle unutulmaz bir acı içinde geçmişti. Sebep nedir bilmiyoruz ama oğlu ise düğünün üzerinden bir yıl geçmeden boşanmak üzere mahkemeye başvurdu.

 

Egolarının egemenliği altında yaşayan insanlar, her girişimlerine kazanmak, isteklerini karşılamak, paraları ile güçlerini ve itibarlarını kanıtlamak gibi amaçlarla başlarlar. Yaşamın en kutsal kurumlarından biri olan evliliği güç kanıtlamak için bir araç olarak kullanırsanız, basit bir ayakkabı sıkması bile mutluluğunuzu yok edebilir. Ego temeli üstüne kurulan birlikteliklerin uzun sürmesi hiç olası değildir. İnsanlar, egolarıyla değil, insanlığın gerçek değerleriyle; hak, hukuk, adalet, ilgi, bilgi, sevgi ve şefkatle mutlu olmanın yollarını bulmalıdırlar.                        

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    27 Aralık 2019 Cuma 10:07

    Ego bizim toplumun en büyük sorunlarından biridir bence. aileler çocuklarına insan olmanın değerlerini merhameti vicdanı her türlü canlıyı sevebilmeyi aşılamalıdır . EGO bence en büyük mutsuzluk kaynagıdır. Özgürleşmeyi engeller, bencilleştirir.

    Cevapla

  • Evde oda parfümü yapımı
    Evde oda parfümü yapımı

    Süresi : 00:23 İzlenme : 1691

  • Rüyalar hakkında bilinmeyenler
    Rüyalar hakkında bilinmeyenler

    Süresi : 01:34 İzlenme : 4172

  • Oje sağlığa zararlı mı?
    Oje sağlığa zararlı mı?

    Süresi : İzlenme : 5376

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 13386

  • Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl kısıtlayabiliriz?
    Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl...

    Süresi : 03:47 İzlenme : 1384

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön