40 yaş manifestosu

40 yaş manifestosu

Sevgili Okur,

 

30 yaşıma girerken "Otuzumda" adlı bir şarkı yazmıştım. O şarkı daha sonra Ruhum Su Aldı albümümde yayınlandı. Şarkıda diyordum ki "Anlamadım dünyayı, kendimi anlatamadım". Aradan 10 yıl geçmiş, neler neleer olmuş, ama görüyorum ki dünyayı hala anlamıyorum! Değişen şey ise, bence kendimi artık daha iyi anlatabildiğim…

 

Bu yazı bir nevi 40 yaş manifestosu, kişisel yolculuğumun yazısı… Biraz uzunsa ve okumaktan yorulursan olsun, sıkıldığın yerde bırak. Bana ne bunlardan dersen, okuma.

 

20'li yaşlarım gerçekten zordu. Kendimi tanımaya çalışmak, gerçekten yapmak istediğim işi bulmak, yalnızlığı anlamak ve kabullenmek, yanlış insanlarla savrulup durmak, aile, arkadaş, sanat, para, aşk, meslek gibi kavramları içselleştirmeye çalışmakla geçti seneler. Bambaşka ortamlarda, birbirinden yüz seksen derece farklı insanlar tanıdım, onlarla çalıştım, uzun zamanlar geçirdim. Çok güldüm, çok ağladım. Bu sayede beni neyin ve kimin mutlu edip edemeyeceğini az çok kestirebildim ve 30'larıma girerken daha bilinçli, daha akıllı ve olgun bir dönemin başladığını hissettim. Bu hislerimde çok da yanılmamış olacağım ki, 30'ların daha başında hayatımı beraber geçirmeye devam edeceğim adama rastladım, hayatımı sadece müzikle sürdürmeye karar vererek kurumsal hayata veda ettim ve nihayet, baktığımda, 40'ın başında, şansımın yaver giderek hayalini kurduğum pek çok şeyin hayatımda vücut bulduğunu gördüm. Binlerce şükür…

 

30'lara iki albüm sığdırdım: Ruhum Su Aldı ve Yara. Ruhum Su Aldı birebir yaşanmış aşk ve yalnızlık öykülerimi anlatıyordu. Yara ise çok travmatik bir şekilde kaybettiğim ilk bebeğime adanmış, ağıt niteliğinde daha ağır bir albümdü ilkine göre. Her iki albümün de her süreci kendi açımdan muhteşem geçti. Müzisyen dostlarla stüdyo kayıtları, konserler, röportajlar, televizyon programları, çekimler... Daha çok tanınabilir miydim? Şarkılarım daha fazla insana ulaşıp yola devam etmemde itenek olur muydu? Kesinlikle evet, ama o kadar çok bileşeni var ki bu işin. Her şeyi tek başına sırtlamış bir müzisyen olarak elimden gelenin en iyisini yaptığımdan eminim. Bunu bilmek de bana büyük huzur veriyor. Bu şarkılar öyle veya böyle insanlara elbet ulaşacak.

 

 

Geçici bir iş gibi başladığım müzik eğitmenliği şu an hayatımı idame ettirdiğim, bana muazzam değer katan bir mesleğe dönüştü. Kendi atölyem var artık ve iyi gidiyor. Çocuklara müzik öğretmek, onlarla müzik yapmak paha biçilmez bir zevk. Benim müzikle uğraşmam aile içinde hiç destek görmemişti. Bu noktaya gelmek için çok çaba sarf ettim. Annem şimdi konserlerimde beni en önde alkışlıyor. Zamane ebeveynlerinin çocuklarına müzik eğitimi aldırmak için maddi manevi büyük çaba göstermeleri beni çok mutlu ediyor. Ve yine kendi açımdan, bu işe ruhumla sarıldığım ve öğrencilerimin başarılarını gördükçe gururlanabildiğim için çok şanslıyım. Müziği hayatlarına kalıcı bir şekilde sokabiliyor olduğumu defalarca gördüm. Daha ne isterim. Ey 30'lar, müzikle ilgili tutkuyla bağlı olduğum ne varsa gerçeğe dönüştü sayenizde, binlerce şükür..

 

31 yaşında tanıştığım adam şimdi kocam ve kızımızın da babası. Gökhan. O kadar çok şey var ki onun için söylenecek. En basitinden "bardan adam çıkmaz" şarkısını kendisi için yazdım, bardan adam çıkmaz dediğim adamla evlendim yuva kurdum. Beraber çok şey yaşadık, atlattık. İki kez çok zor bebek kayıpları yaşadık, birbirimize kenetlendik. O iki büyük acıyı birbirimizle atlatmaya çalıştık. İlk bebeğimiz doğdu ve yaşamadı. O zaman anladım aslında, ölümle doğum iç içe, her ikisi de 'hayattan'. Allah yardım etti ve sonunda kızımız Lila'ya kavuştuk. Lila şimdi 2 yaşında. Gökhan tanıştığımız andan beri kişiliğimi sorgulamadan beni ve hayallerimi olduğum gibi kabul etti. Kendimi gerçekleştirmem için bana sonsuz destek verdi. Şansım oldu. 20'li yaşlar boyunca karşılaştığım kötü adamlar, yıpratıcı ilişkiler, sonunda temize çekildi sanki. İyi bir insanla geleceğe daha aydınlık bakmaya başladım. Ve hep hayalini kurduğum aileye kavuştum. Ben babasız büyüdüm, babalı bir hayatı hiç tanımadım. Babamı tanıyamadım. Babasız büyüyen kızlar bilirler. Erkekler tarafından darbe almaya çok müsaitizdir. Bunu psikologlar da söyler zaten. Şükür ki içine düştüğüm girdaptan iyi bir insanın el vermesiyle çıkabildim. Bir yuvaya, bir evlada kavuştum. Lila, ah Lila. Doğduğu andan itibaren kalbimi ele geçirdi, iliklerime işledi. Binlerce şükür…

 

Ve dostlar tabii... Hayatımda büyük yeri olan, beni ben yapan, neşe kaynağım, yol gösterici yoldaşlarım, dostlarım.  40'lara girerken hala yanımda kalan, zaman içinde her türlü zorluğa rağmen beni ben olduğum için seven, her şart altında bana sevildiğimi hissettiren o muhteşem ruhlar… Yalnızlığıma her ne kadar düşkün olsam da çevremdeki insanların varlığı beni besliyor ve hayata saldığım kökleri güçlendiriyor. Binlerce şükür…

 

Şükredebileceğim o kadar çok şey var ki daha, evet her şeye rağmen. Şimdi 40'lara girerken kendime bazı sözler vermek istiyorum:

İyi bir çocuk yetiştirmek için çabalayacağım. Kalbi geniş, ruhu temiz, insan ve hayvan sevgisiyle dolu, hata yapabilen ve bundan pişman olmayan... Müziğe ilgisi ve yeteneği olursa da hayır demem!

Müzik üretmek için çalışmaya devam edeceğim. Hem sözlü hem de enstrümantal parçalar var üzerinde çalıştığım. Gücüm yettiğince o müzikleri insanlara sunmaya devam edeceğim.

Çocuklara müzik öğretmeye devam edeceğim.  Ülke şartları ne olursa olsun, sanatçı yetiştirmek için çaba sarf edeceğim.

Diyetime ve spora daha fazla önem vermem gerekiyor. Birkaç kilo fazlam var üzerime yapışmış olan. Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Sağlığıma daha fazla önem göstereceğim.

Ailem ve dostlarımla kaliteli uzun zamanlar geçirmeye devam edeceğim. Onlardan beslenmek ve onları beslemek için kendimi daha fazla geliştireceğim.

 

Ve sen, ey okur, bunu hala okuyorsan, beni tanısan da tanımasan da, biliyorum ki hepimiz bir bütünün küçük parçalarıyız, ben şimdi artık 40'ım, ama aynıyız ve biriz. Şükürler olsun ki, öyleyiz...

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    15 Ocak 2017 Pazar 02:52

    ne kadar içten yazın neslihan'cım .. hayatın sana yeni yaşlarında da aynı güzel enerjiyle gelsin ve hayallerini dilediğince yaşa

    Cevapla

  • Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti
    Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti

    Süresi : 11:02 İzlenme : 657

  • Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar canlı yayın konuğumuz
    Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar...

    Süresi : 27:46 İzlenme : 1418

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 1560

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 455

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 5490

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön