Anneliğime laf söyletmem

Anneliğime laf söyletmem

Henüz anne olmadan evvel, günümüz modern anneleri gibi benim de kafamda kalıplar vardı.

 

* Çocuk sallayarak uyutulmaz, çok zararlı.

* 4. aydan sonra uyku eğitimi verilmeli.

* 6. aydan sonra tabii ki odası ayrılacak, sonra nasıl kendine güveni olan bir birey olabilir! Vs…

 

Kızıma uyku eğitimi vereceğimden ve artık Alman bebekleri gibi kendi kendisine uyuyabileceğinden bahsettiğimde, eşim bana bu çocukta Alman geni yok, başarılı olamazsın dedi. Ona göre bu özellik bebeklerin genlerinde saklıydı. Bana göre ise her çocuk aynıydı ve eğer birileri bunu başarmışsa ben de başarabilirdim.

 

Sonuç ne mi oldu?

 

Kızım doğduğu ilk gün hastane odasında onu yatağına koyduğumuz an çığlık çığlığa ağlıyor, kucağıma aldığımda ise mışıl mışıl uyuyordu. Dokunsal bir bebekti ve temas etmeyi, anne kokusunu hissetmeyi çok seviyordu. Bu sebeple yaşını geçmesine rağmen değil odasını ayırmak yatağını bile henüz ayırmadım. Gece her üstünü açtığında örtebilmek, ona sarılarak uyumak ve uyandığında üstüme atlayarak beni uyandırması ise işin en keyifli yanı.

 

Özellikle atak haftalarında ve diş çıkarma dönemlerinde, kızım kucağımdan başka yerde asla uyumuyor, yatağa bıraktığım an uyanıp ağlamaya başlıyordu. Kucağımda bebek, sabahladığım gecelerde ayakta sallayarak bebek uyutabilmenin ne büyük lütuf olduğunu çok daha iyi anladım. Anneannesi ya da babaannesi ben işteyken ayağında sallayarak uyutabilmesine rağmen ısrarla bende bu şekilde uyumuyordu.

 

Çok güvendiğim uyku eğitimi de elimde patladı çünkü ben uyku öncesi her akşam bir rutin uygulayabilecek karakterde bir insan değilim. Ne birebir uyku saatine riayet edebilirim ne de aktivitelere. İlk günler bebeği beşiğine koyup uyuması için saatlerce bekleyip her ağladığında kucağıma alıp sakinleşince tekrar geriye koymaya sabrım da yok. Çocuğun kendi kendisine uyuyabilmesi için gerekli gen, çocukta değil annede olmalıymış meğer. Bunu en güzel tabii ki hayatı sistematik yaşayan Almanlar başarabilirmiş.

 

Demek ki her zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor. Siz bir hamur gibi bebeğinize şekil vereceğinizi sanıyorsunuz ya aslında sonunda hamur da şekil verilen de siz oluyorsunuz. Dünyada ne kadar çok çocuk varsa o kadar çeşit annelik var ve hiçbiri diğerlerinden üstün değil. Şimdi ben çocuğuma uyku eğitimi vermediğim ya da onu yanımda yatırdığım için kötü anne miyim? Eğer tek bir doğru olsaydı nasıl bir makine aldığımızda kullanma kılavuzu da makine ile birlikte veriliyorsa, çocuklar için de öyle olurdu. Madem tek tip insan yetiştirmiyoruz, basmakalıp düşüncelere değil çocuğumuzun ihtiyaçlarına göre anne olmak daha yararlı olacaktır.

 

 

Melike Çelik

 

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti
    Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti

    Süresi : 11:02 İzlenme : 657

  • Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar canlı yayın konuğumuz
    Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar...

    Süresi : 27:46 İzlenme : 1418

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 1560

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 455

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 5490

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön