Sevgi; onu yaşayacak kadar yüce kalplerin,

Aşk; aşk ateşiyle yanarak, kendini yeniden bulmayı göze alabilenlerin mucizesidir. Gerçek sevgiyle buluşana dek, neyi istediğimizi ve istemediğimizi anlatanlardan geçer yolumuz. Tüm kırgınlıklar, acılar, sevginin gerçek güzelliği ile karşılaştığımızda onu fark etmemiz içindir ve dönüşümlerden geçen kalbimiz, zihnimize kalkanlar öğretir.


Zihnimizin oluşturduğu kalıplar ve aldığımız kararlarla sevgiyi de en doğru şekilde yaşayacağımızı sanırız. Oysa sevgi; kalıplara sığmayan, özgürleştiren, onu içinden geldiği gibi yaşayanlar içindir. Mühim olan en doğrusunu yaşamak değil, onu yaşamaktır. Sevebildiğin için şükürde olmaktır. Neyi nasıl yaşamamız gerektiğini söyleyip duran akıl, planlar ve taktiklerle doludur. Üstelik haddini aşarak, karşısındakinin de nasıl olması gerektiğini anlatır durur. Sözcüklerine içinden geçen karşılığı bekler, davranışlarına içinden gelen adımı görmek ister. Hayat, hayallerinden bile güzel olanı getirse de, içinden geçeni duyamamanın küskünlüğüyle, kapanır kalp.


Zihinle sevenin kulakları sağır, gözleri kör, aklı beklentilerle doludur. Hayallerinden güzel olana dahi göremez, hayal kırıklıklarını doğurur. Aklımız; karşımızdakini değiştirmek, kendimize benzetmek ancak zihnimizdeki kişiye dönüştüğünde, ondan razı olmak ister. Koşullu sever. Gördüğünü değil, kafasındakini sevdiği için sahtedir. Karşımızdakinin bizden farklı biri olduğunu idrak ettiğimizde, onu olduğu gibi görmeye, anlamaya, yaşamaya çalıştığımızda, sevgisinin göstermesini beklediğimizden dahi güzel olduğunu görürüz. İşte o zaman kalıplarımızı yıkar, aşka doğru en sahici adımlarımızı atabiliriz.


Kalpten seven kişi, sevdiğinin her halinden razı, her daim sevgisini hesapsız sunan, karşılıksız, cesur, delice, tutkulu bağlanan, geçmişin korkularını değil, bugünün güzelliklerini yaşayandır. Koşulsuz ve gerçektir. Merkür Retrosu ve içinde bulunduğumuz Dolunay süreci, gerçek bağlar kurmak için ihtiyacımız olanı gözler önüne seriyor. Sorunlar, iyileşerek ve çözülerek ilerlemek üzere açığa çıkıyor. Onlardan kaçmak yerine yüzleşmenin, kalpte buluşmanın yolunu açıyor.


Venüs - Mars karesini yaşadığımız bugünlerde; öfkeyle değil tatlı dille konuşmalı, empati yapmalı, hataların farkına varmalı, karşılıklı savaşçılar değil, bir olmak üzere buluşan ruhlar olduğumuzu hatırlamalıyız. Doğal akışı suçlamalar, analizler, kalıplarla bozmamalıyız. Kırılan kalpler, büyük karmalar yaratarak karşımıza Kasım ayıyla beraber zorlu sınavlar çıkartacaktır. Yapıcı olmak, kopan bağlar varsa dahi bunu saygıyla yapmak, orta yolu bulmak önem kazanıyor.


Eriller bugünlerde; kendilerini Kasım ayıyla başlayacak dönüşüm sürecine hazırlıyorlar. Bu geçiş onlara; korkularla yaşamamayı, net olmayı, sorumluluk almayı, kaçmak yerine yüzleşmeyi, adım atabilmeyi, alıcı değil verici olduklarını hatırlatıyor. İçsel olarak yetersiz hissettikleri konuları, aldıkları sevgi ve destek dahi açığa çıkartabilir. Güzelliklerin karşısında bir şey verememek, onları daha da yetersizliğe sürükleyecek, aldıklarında da inkarda olacaklardır. Adım attıkça ise, güçlerinin farkında olacaklardır.

Sözcüklerin arkasında durabilmek, onları incelikle kullanabilmek, savaşarak yıkmak yerine, sevişerek konuşmak, değer ve kıymet bilmek, hayatın kısa olduğunu hatırlayarak cesurca ilerlemek gündemlerinde olacaktır.


Dişiller bugünlerde; gerçeklerle deneyim kazanıyorlar.


Neşe, istek ve oldurma çabalarıyla görmezden geldikleri, sustukları, hasır altı ettikleriyle yüzleşiyorlar. Öz değerlerinin, emeklerinin, görülmeyen adımlarının farkına vararak kendilerine dönüyorlar. Kime geleceklerinde güvenebileceklerini izliyorlar. Gerçekten değer gören ve güvende hissedenler ise içlerindeki aşkı güvenle ortaya çıkartıyorlar.


Bugünlerden itibaren, deneyimlerine uyananlar için dengeler yeniden sağlanırken,

Gerçek aşklar; yepyeni kararlarla ve sözlerle kalpte kavuşacaklar,

Yolu tamamlanmış olanlar ise kendi yollarında daha kararlı adımlar atacaklar.

Siz hangi yola çıkacaksınız?


“Şunu da bir iyi belle: Benim için çok mühim olan, sana aşık olmak veya aşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. Aslolan, seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. Anladın mı canım?” ― Ahmed Arif


Sevgilerimle,

İnci Gücen

Altair Astroloji

@incininyildizi



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.