Minik yazarlardan öyküler

Öğretmen çocuğunuza bir şey işaret ediyorsa, bu konuda emek veriyor, enerjisini sarf ediyorsa çok şanslısınız. Minikleriniz yazar da olur, şair de... "Sınıfın Öyküleri' böyle bir girişimin örneği.

Sınıfın öyküleri

Eğitimde fırsat eşitliği ve sistemle birlikte insan faktörü yani öğretmenlik misyonu çok önemli. Çok şey öğretmenle başlıyor ve bitiyor. Hele de ilköğretim çağlarıysa... Öğretmeninizin bir sözüyle çocuğunuz matematikten nefret edebilir ya da yüreğine edebiyat tohumları ekilebilir. Tıpkı İstanbul Suadiye'deki Turhan Mediha Tansel İlkokulu öğretmenlerinden Yaşar Utku'nun sınıfıyla birlikte hazırladığı öykü kitabı gibi. Okulun 3-C sınıfındaki 19 öğrencinin kaleme aldığı hikayeler, "Sınıfın Öyküleri" adı altında bir kitapta toplandı. Çocuklara ve ailelerine anı niteliğinde özel bir baskı ile hazırlanan kitap, geleceğin öykü yazarlarını işaret ediyor. Hedef koyup emek vermenin ve sonuca varmanın en güzel örneklerinden biri olan kitap, 9- 10 yaşındaki çocukların enerjisini ve hayal dünyasını göstermesi açısından da dikkat çekici.

 

Öğretmen Yaşar Utku, öykü yazmanın kolay olmadığını, sınıfça tartışarak buna karar verdiklerini ve yıl boyunca inananarak yoğun bir çalışmayla 19 öykülük bu kitabı ortaya çıkardıklarını anlatıyor. "Bu süreçte kitap okumanın, dilimizi doğru ve kurallarıyla öğrenmenin gerekliliğini de görerek ilerledik" diyor.

 

'Okumanın yazmanın tadını aldık'

Birlik ruhuyla yapılan her işin güzel olduğuna inanıyor, Yaşar Öğretmen. Sınıfta yaratıcılıklarını kullanarak dramalar yapmışlar, yavaş yavaş çocukların içindeki gizli ışık ortaya çıkmaya başlamış. , Bir şeyler öğrendikçe, bir şeyleri ortaya koydukça çocukların cesareti artmış ve farkında olmadıkları çoğu şeyi artık fark etmeye başlamışlar. Yılların tecrübeli öğretmeni Yaşar Bey, çocuklara bir alan nasıl sevdirilir ve uygulatılırın kitabını yazıyor sanki, anlattıklarıyla... "Üretmenin, emeğin, çalışmanın, dayanışmanın, arkadaşlığın, saygı ve sevginin ne olduğunu, ne olması gerektiğini yaşayarak, yazarak, okuyarak öğrenmeye çalıştık. Her şeyden önemlisi de dürüstlüğün insan yaşamında ne kadar önemli olduğunu hissederek okuduk, yazdık; yazdık ve yeniden okuduk. Okumanın ve yazmanın tadını aldık" diyor.

 

Yaşar Öğretmen, haklı bir mutluluk içinde ve gururlu... "Emek vererek, azim ve inançla okuyup yazarak birlikte yapılan her iş güzel oluyor ve işe yarıyor. Cesaretleri ve azimleri nedeniyle hepsi ayrı güzellikteki öğrencilerimin her birinin yüreğinden öpüyorum" diyor. Çocuklarıyla birlikte okul müdürü Serkan Kurçenli ve müdür yardımcısı Ayşegül Kazancı'ya kitabı sunduklarında da büyük bir heyecan içinde olduklarını anlatıyor.

 

Şiir de var

Öyküler, çocukların iç dünyasına ışık tutuyor. Hepsi de örnek bir çabanın eseri. Arkadaşlık, oyun, tatil, doğa ve hayvan sevgisi temalı öyküler; çocukların hayallerini, beklentilerini, isteklerini ortaya koyuyor. Öykülerin arasında çocukların yazdığı şiirlere de yer verilmiş. Kendisi de şiir yazan ve şiirlerini 'İsmini Daha Koymadım adıyla kitaplaştıran Yaşar Öğretmen, çocuklarına şiiri de sevdirmiş. Öğrencilerden Elif Ebrar Ustaoğlu'nun bu masum satırları, bizlere çok şey anlatıyor:

 

Benim Kalbim

Annemin şefkatli gülüşü ile babamın güçlü kucağı ile büyür

Benim kalbim

Bazen okul dönüşü kek kokusu

Bazen hafta sonu yeni nevresim kokusu

Ya da beklenmedik park turu

Büyütür benim kalbimi

Mevsimlere bakmam

Sabah kalkmam

Dağıtmada varım, toplamaya yanaşmam

Böyle büyür benim kalbim

 

Haber: Hayriye Mengüç

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön