Sözlerinize beden dilinizi ekleyin...

Sözlerinize beden dilinizi ekleyin...

Günümüzde "beden dilini kullanmak, kullanabilmek, karşımızdaki insanı beden dilini gözlemleyerek analiz etmek" gibi kavramlar büyük başlıklar halinde yer almaya başladı.

 

Oysaki her ne kadar son yıllarda öneminin daha çok farkına varmış olsak da, beden dili insanlık tarihi açısından en eski kullandığımız iletişim aracıdır.

 

Peki tam olarak nedir beden dili dediğimiz? Teorik tanım olarak vücut duruşu, jestler, mimikler, göz hareketleriyle kurulan sözel olmayan iletişim şeklidir. Bu tanımın dışında ise beden dili aslında kendimizi bazen en iyi ifade ettiğimiz, bazen ise saklamaya çalıştığımız, hislerimizi ele verdiğimiz, söze dökülmeyen, dile getirilmeyen cümlelerin, duyguların hareketlerimizle anlam bulmasıdır...

 

İnsanlar üzerinde sözlerimizden çok hareketlerimizle bıraktığımız izlenim daha güçlüdür. Aslında sözcüklerle iletişim kurup kurmamak bizim tercihimize bağlıdır. Çoğu zaman konuşmamayı da seçebiliriz. Ancak beden dilimizi gizlemek, yansıtmamak mümkün değildir. Ve eğer iyi bir beden dili kullanırsak insanlar üzerinde daha sağlıklı ve kalıcı bir etki bırakmamız kaçınılmaz olur.

 

Yapılan bazı araştırmalar iletişimde kelimelerin %10, ses tonunun %30, beden dilinin ise %60 önem taşıdığını ortaya koymuştur. Bu sonuçtan yola çıkarak şu yargıya da varabiliriz: Bir insanın beden dilini gözlemleyerek o anki ruh durumuyla ilgili bir çıkarımda bulunabiliriz. Çünkü her insan içinde bulunduğu ruh durumunu farkında olmadan birtakım vücut hareketleriyle belli eder. Kızgınken, öfkeliyken, heyecanlıyken, mutluyken… Her duygu durumun ifadesi farklıdır…

 

Kimi zaman gerçek halimizi gizlemek için bir maskenin ardına saklanmaya çalışırız. Yüzümüze çoğu kez sahte gülücük ifadesi oturturuz. Ya da öfke patlaması yaşamamak adına ellerimizi sıkarız. E, peki ya gözler? Dudaklarımız zoraki gülümseyişle kıvrılırken, gözlerimizdeki hiddet parıltısını ya da hüznü saklayabilmek mümkün müdür?

 

Beden diline pek çok örneklendirme gösterebiliriz: Mesela bir açıklama yapmak istemediğimizde gözlerimizi ovuşturmak, pembe bir yalan söylediğimizde burnumuzu kaşımak, kendimizi savunma ihtiyacı duyduğumuzda kollarımızı birleştirmek, üzgünken belki daha aşırı kahkahalar atmak, sıkıntılıyken gereksiz konuşmak; fazla abartılı el kol hareketleri yapmak... Stresli ve gergin olduğumuz zamanlarda ise elimizde bir obje tutmak, evirip çevirerek sözlü iletişime devam etmek... Tüm bu davranışlar çoğu zaman hepimizin farkında olmadan yaptığımız, ele vermek istemediğimiz hislerimizi açık eden hallerdir.

 

Sözsüz iletişimde ise hiç kuşku yok ki en büyük rol gözlerdedir. Kimi zaman itiraf etmeye cesaret edilmeyen, dudaklarda kilitlenen aşk sözcüklerinin gözlerden sessiz sessiz ve bağıra bağıra dile gelmesi kaçınılmazdır.

 

Ünlü düşünür ALAİN'de: "Bazen dudakların bitiremediği cümleleri gözler tamamlar" sözüyle aynı vurguyu yapmıştır gözlerin ifadesine... Özellikle bizim için önem ifade eden insanların gözlerine ya çok dikkatle odaklanabilir ya da duygularımızın aksine göz teması kurmaktan kaçınabiliriz.

 

Ve bazen de öyle anlarda öyle tepkiler verilir ki bir hareket bin söze bedel olur...

 

Beden dili, duygular, ifadeler, iletişim üzerine o kadar çok şey anlatabiliriz ki... Bedenimizin öyle bir yapısı vardır ki biz istesek de istemesek de düşündüğümüz şeyi açığa vurur. Öyle anlar vardır ki hareketlerimiz sesimizden daha yüksek sesle konuşur.

 

Sonuç itibariyle sürekli olarak fiziksel varlığımız, görünümümüz, yüz ifadelerimiz, giyim tarzımız ve duruşumuz aracılığıyla karşımızdakine bir mesaj iletiriz. Öyle ki bazen de bir kelime bile söylemeden, düşündüklerimizi ve hissettiklerimizi sadece bir bakışımızla geçirebiliriz karşımızdakine. Kısacası bedenimizle kurduğumuz iletişim tamamen kimliğimizin bir yansımasıdır.

 

Beden dilinizin daima pozitif enerji yayması dileğiyle...

 

Yazı: Ferah Uzundurukan

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 13386

  • Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl kısıtlayabiliriz?
    Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl...

    Süresi : 03:47 İzlenme : 1384

  • Arvigo masajı nedir?
    Arvigo masajı nedir?

    Süresi : 03:37 İzlenme : 300

  • Menopoz sıkıntılı mı olmalı?
    Menopoz sıkıntılı mı olmalı?

    Süresi : 09:56 İzlenme : 381

  • Kırmızı ip ritüeli
    Kırmızı ip ritüeli

    Süresi : 02:00 İzlenme : 0

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön