Yıllar önce Gazeteci Hrant Dink, Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı Agos Gazetesi’nin önünde silahlı bir saldırıya uğrayarak, hayatını kaybetmişti. Eşi Rakel Dink, Hrant Dink’in cenaze töreninde "Sevgiliye Mektup"u okumuştu. O mektupta yer alan: "Yaşı kaç olursa olsun, katil kim olursa olsun bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim…" satırları; henüz anne olmadığım o yıllarda hem kalbime hem de aklıma kazınmış, çocuğa ve çocukluğa bakış açımızı yeniden ve daha derinden sorgulamamı sağlamıştı.


Bu söz her kim tarafından söylenirse söylensin bir etki yaratacaktı ancak sözü büyülü hale getiren asıl neden; bu sözü, Rakel Dink’in çok sevdiği eşinin katillerine seslenirken söylemesiydi.


Rakel Dink’in bahsettiği o karanlığı her daim ensemde hissetmiş olsam da; onunla tüm çıplaklığıyla yüzleşebilmem annelik dönemime rastlar. Peki, kimdir ya da nedir bu karanlık? Bilinçli ya da bilinçsiz eylem ve tercihlerimizle yaratmış olduğumuz sistem ve korktuğumuz, sustuğumuz, sorgulamadığımız, yüzleşmediğimiz, değiştirmeye ve dönüştürmeye çalışmadığımız sürece o sistemin sürekliliğini sağlayan bizleriz. O karanlığın içerisinde en büyük alanı da, insanın kendi karanlığı kaplıyor sanırım. Ve insan bir kez kendi karanlığının içerisine daldı mı; bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor!


İyi ki Doğdun Sylvia Plath

"Sylvia Plath, şiirle 'var-olma' savaşı veren kadınlardan yalnızca biri. Onun şiirlerini derinlemesine okursanız göreceksiniz ki hiçbir şey onun şiir yazma tutkusunun, şiirle kendini 'var-etme' savaşının önüne geçmemiştir. Bu savaşın bir ayağını yazarak 'var-olan' diğer tüm kadınlarda olduğu gibi, 'Kadın olmasına karşın' diye söze başlayanlara karşı mücadelesi oluşturmuştur. Sadece kadın olmanın sonucu olarak verdiği bu savaşın yanında, şiirle 'var-olma' savaşının da odak noktasında yer alan anne, sevgili, eş gibi toplumsal olarak kendisine biçilen rollerin savaşımını da vermek zorundaydı Plath. Hayatı boyunca peşinde koştuğu 'tam ve bütün bir varlık olabilme' tutkusuydu. Hem kadın hem şair hem anne hem eş olma savaşında, gittikçe parçalandı, parçalanarak çoğaldı ve 'bütünü' gözden yitirdiğinde de kendini yok etmeyi seçti."*


Sylvia bir gün, çocuklarının odasının kapısını gaz sızıntısına karşı bantla kapatır. Başını gaz fırınının içine sokar. Gazı açar ve sonsuz bir uykuya dalar.

Ve biz onu sanki hiç var olmamış gibi sanki hiç yaşamamış gibi hep ölümüyle anımsar ve anarız.

27 Ekim doğum günüydü, Sylvia Plath’ın..

İyi ki doğdun Sylvia, iyi ki varsın!

* (Dişi Bir İkarus: Kadınlık-Yazarlık-Annelik Arasında Sylvia Plath/Ani Ceylan Öner/Cogito)


Yazmasam Deli Olacaktım

Hayatımda hep var olmasını istediğim okumak ve yazmak eylemlerimi, bir kenara bırakmak konusunda yoğun bir istek duyduğum zamanlardan geçtim. Bunu anlamaya çalıştım. Sanırım artık toprağa daha yakın olduğum için biraz daha fiziksel hareket içeren işler yapmaya dair duyduğum özlem ağır basıyordu. Toprakla uğraşmadığım ve sadece bana kalan zamanlarda ise yapmak istediğim tek şey; sadece durmak ve izlemekti.


Sait Faik Abasıyanık’ın Son Kuşlar kitabında yer alan, Haritada Bir Nokta adlı öyküsünü bilir misiniz?


Öyküde, Sait Faik yıllardır hayalini kurduğu bir adaya yerleşir. Namuslu insanların yaşadığı, paylaşmanın ve dayanışmanın hâkim olduğunu düşündüğü bir adaya. Artık yazmasına bile gerek kalmayacak bir adaya. Ancak mutluluğu çok uzun sürmez; tanık olduğu haksız bir balık paylaşımı sahnesi sonrasında düşle, gerçek arasında ki farkı eritebilmek için belki de yeniden kaleme ve kâğıda sarılır. Ve öykü şu cümlelerle son bulur: "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.