Chicago’da yapılan ve J Midwifery Womens Health dergisinde yayınlanan “Doğum Sürecinin Ötesi: Doğal ve Sentetik Oksitosinin Anneliğe Geçişteki Rolü” adlı araştırmada, doğum sürecinde Pitocin (suni sancı) alan annelerin doğum sonrasında lohusa depresyonu yaşama ihtimalinin daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.


Araştırmaya göre, kaygı bozukluğu ve depresyon geçmişi olan ve doğumunda Pitocin alan annelerin doğum sonrası depresyon yaşama ihtimali %36 artıyor.


Daha önce herhangi bir depresyon öyküsü olmayan ve doğumunda Pitocin alan annelerde ise bu oran %32.


Pitocin nedir?

Pitocin ('pitosin' okunur), suni sancı olarak da bilinen ilacın adıdır. Hamilelikte ve doğum sürecinde önemli bir rol oynayan oksitosin hormonunun yapay halidir.



Hangi durumlarda pitocin kullanılır?

Doğumda rahmin kasılmasını ve kasılmaların düzenli bir şekilde gerçekleşerek bebeği dışarı itmesini sağlayan hormon olan oksitosin, yeterince salgılanamadığında kasılmalar azalır, doğum yavaşlar, hatta bazen durabilir. Böyle durumlarda damar yolu ile (serum aracılığıyla) Pitocin takviyesi verilerek sancılar yeniden düzenlenebilir. Gerekli görüldüğü durumlarda Pitocin, doğumu başlatmak için de kullanılıyor.


Pitocin neden depresyona neden oluyor?

New York Manhasset’taki Feinstein Enstitüsü’nde çalışan doğum sonrası psikiyatristi Dr. Kristina Deligiannidis, yaptığı araştırma sonucunda suni sancının lohusa depresyonu riskini artırdığını kanıtladı. Araştırmadan önce, Pitocin’in doğum sonrasında depresyon riskini azaltacağını öngördüğünü açıklayan Deligiannidis, oksitosinin bir tür ‘iyi hisset’ hormonu olduğu için böyle bir sonucu beklediğini söyledi. Ancak çalışmada bunun tam tersi bir sonuca ulaşıldı.



Araştırmacılar, suni oksitosinin, doğal oksitosinle kıyaslandığında aynı etkiyi gösterememesinin bu tezata neden olduğunu söylüyor. Pitocin doğumda kasılmaları tetikleyip doğumu mümkün kılabiliyor ancak doğal oksitosinin sebep olduğu mutluluk ve bağlanma ile ilgili hisleri sağlayamıyor.


Doğum, birçok hormonun aktif olarak çalıştığı karmaşık bir süreç. Bu hormonların fiziksel etkileri kadar, duygusal etkilerinin de doğum sürecinde, doğum sonrasında ve emzirmede çok önemli rolleri var. Annenin doğum deneyimi ve doğumdan sonra bebeğiyle bağ kurarken yaşadığı hisler de bu hormonların etkisi altında olabiliyor. Oysa doğum sürecinde vücuda suni oksitosin hormonu veriliyor olması, bu süreçleri doğrudan etkileyerek doğal işleyişi olumsuz yönde etkileyebiliyor. Doğal olarak hormonlarının da desteklemediği bir ruh haline bürünen anne de, emzirmeye başladığında ve bebeğiyle yeni hayatına uyum sağlamaya çalışırken çeşitli duygusal zorluklarla karşılaşabiliyor.



Uzman Psikolog Neşe Karabekir anlatıyor:

Lohusa depresyonu nedir?





Duygu İslamoğlu

dislamoglu@hthayat.com


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.