Sezaryen oranını düşürmek

Sezaryen oranımız almış başını gidiyor. Bu o kadar büyük bir sorun ki halk sağlığını olumsuz etkiliyor. Yakında menopoza girip de karnında sezaryen ameliyatı izi olmayan kadın kalmayacak neredeyse. Bu kadar büyük bir ameliyatı geçirmiş olmanın getirdiği sağlık sorunları bir 10 yıl sonra karşımıza rutin olarak çıkmaya başlayacak.

 

Doğumda anne ölümü çok şükür ki çok çok nadir. Ancak normal doğuma kıyasla sezaryen doğumda daha fazla anne ölümü gerçekleşiyor.

 

Bebekler de normal yollarla ve kendiliğinden başlamış bir doğum ile doğmanın avantajlarından mahrum kalıyorlar.

 

“Neden sezaryen oranı bu kadar yükseldi” tartışması çok verimli olmuyor. Önemli olan bu oran bugün neden bu kadar yüksek, onu bulmak ve nedene yönelik düzeltmeler yapmak.

 

Sezaryeni yapan doktor olduğu için doktoru suçlamak çok kolay. “Doktor sezaryen yapmasın sorun çözülsün!”

 

Keşke bu kadar kolay olsaydı…

 

Ülkemizdeki ebe ve doktorlar çok yüksek düzeyde obstetrik müdahale bilgisine ve becerisine sahipler. Yıllardır müthiş bir özveri ve fedakârlık ile çalışmaktalar. Zaten bugünkü koşullarda halen mesleklerine devam etmelerinin tek sebebi, doğumun mucizesine tanıklık etmenin hazzıdır. Ancak bir kırılma noktasının eşiğinde olduğumuz korkutucu bir gerçektir. Yakında bu bilgi ve beceride ve fedakârlıkta çalışanlar meslekten tamamen uzaklaşacaktır, yeni nesillerin yetişmesi de zaten durma noktasındadır.

 

Ebe ve doktorlar senelerdir doğum fizyolojisine kesinlikle uygun olmayan, yani bir doğumda olması gereken koşulların tam zıttı olan ortamlarda hizmet vermekteler.

 

1. Gebeler doğuma hazırlıksız. Onları nelerin beklediğini bilmiyor, doğumda ağrıyla baş etmede ve doğumun istendiği gibi gitmemesi durumunda neler yapılması gerektiğini bilmiyorlar. Gebe “doğururken yardım almaya” değil “doğurtulmak üzere” hastaneye geliyor. Hastaneden “sağlıklı, ağrısız ve zahmetsiz bir doğum için elden gelenin yapılmasını” değil “bunun garantisini” bekliyor. Mahremiyet, ilgi ve birebir bakım gibi en doğal talepleri günümüz doğumhanelerinde karşılanamıyor.

 

2. Ebe ve doktorlar ağır bir iş yükü ve yerine getirilmesi imkânsız beklentiler karşısında eziliyor. Hata ya da ihmal olmaksızın meydana gelen sorunlarda bile suçlanıyor, dava ediliyor, şiddet görüyorlar. Gebelerin ve ailenin tutumu, doğumhane koşulları ve çalışma şartlarının hiçbir etkisi yokmuş da sorun sadece doktorların sezaryen yapmasıymış gibi primer sezaryen oranın azaltılması amacıyla alınan tedbirlerde hep doktoru cezalandırma yönünde yaklaşım sergileniyor. Bu da sağlık çalışanlarının motivasyonunu son derece olumsuz etkiliyor

 

3. Toplumda doğum ve sezaryen, bebeğin dünyaya gelmesi için birbirine alternatif iki yol olarak görülüyor ve sürekli birbirleri ile karşılaştırılıyor. Oysa doğumun tek şekli vardır, sezaryen sadece doğumda bir sorun olduğunda başvurulacak bir kurtarma ameliyatıdır. Bu yaklaşım hem ailelerde hem de sağlık çalışanlarında kaybolmuştur. Gebe hangi yolu "seçer" ve bir sorunla karşılaşırsa diğer yolu seçmediğine pişman olmakta, hatta öbür yolu önermediği için doktorunu suçlamaktadır.

 

4. Medyada ve konuşmalarda sürekli doğumun olumsuz yönleri ön plana çıkarılmakta, sezaryen risksiz, planlanabilir, modern ve basit görülmektedir. Doğum sürecinin coşkusu ve doğumun fiziksel ve psikolojik sağlık üzerindeki etkileri unutulmuş durumdadır.

 

Bu dört sebep başta olmak kaydıyla  (ancak diğer bazı faktörlerin de etkisiyle) doğum korkulan, riskli görülen ve tercih edilmeyen bir şey haline gelmiş, sezaryen oranları halk sağlığını tehdit eder seviyeyi çoktan aşmıştır.

 

Bu durumu düzeltmenin tek yolu doğumu teşvik etmektir.

 

Bu da koşulları değiştirmeden, gebelere "normal doğum iyidir" demek ve sezaryen yapan doktora yaptırım ile mümkün değildir. Hatta bu tarz bir yaklaşım, zaten yüksek sezaryen oranına sebep olan faktörleri körüklemektedir.

 

Yapılması gereken doğumu hem gebe ve ailesi için cazip hale getirmek, hem de sağlık çalışanlarının motivasyonunu yükseltmektir. Buradaki kilit nokta ise gebeler açısından doğuma hazırlık eğitimlerinin, doğumda birebir ebe bakımının ve doğuma uygun doğumhanelerin onlara sunulması,  sağlık çalışanlarının açısından da malpraxis yasasının bir an evvel çıkartılmasıdır.

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1142

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 947

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1512

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8363

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2517

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön