Doğurtma doğursun

"Doğum yapan kadına yardım etmek için aktif olarak yapılacak bir şey yoktur. Hedef, gerekmedikçe onu rahatsız etmemektir" demiş Michel Odent.

Yani bir kadını DOĞURTAMAZSINIZ.

Ama doğum yaparken bedeninde işleyen fizyolojik mekanizmaları engelleyecek olan şeylerden onu koruyabilirsiniz .

Mesela ışık, kalabalık, kendini güvende hissetmeme, soğuk, açlık, susuzluk, korku gibi şeylerin ondan uzak kalmasını sağlayabilirsiniz.

Gerekmedikçe mahremiyeti, loş ve huzurlu ortamı bozmaz, ona destek olursanız, o DOĞURUR.

 

Elbette doğum vardır, tüm koşullar fizyolojiyi bozacak şekilde de olsa sağlıkla gerçekleşir, doğum vardır en ideal koşullarda bile sorunlu olur. Ancak aradaki durumlarda, yani biraz daha iyi bir destek olunsaydı rahatlıkla gerçekleşecek bir doğum, annenin ortada tehlike yokken korkması ya da odaya habersizce dalan bir doğumhane çalışanı nedeniyle uzayabilir, ağrı sorun haline gelebilir yada sezaryen gerektirecek sıkıntılar kaskatı başlayabilir.

 

Travmatik ve müdahaleli bir doğum yerine sezaryen daha iyidir. Öyle olacağını ön gördüklerimizi zaten baştan sezaryene alıyoruz. Öngöremediğimiz halde oluşan sorunlarda da gerekli müdahaleler ile anne bebek sağlığını korumaya çalışıyoruz.

Bu konuda sorun yok.

Sorun herhangi bir problem ya da problem beklentisi olmadığı halde YARDIM ETME MAKSATLI yaptıklarımızın aslında kadınları ne kadar travmatize ettiğini ve sezaryen ve diğer müdahalelere ihtiyaca yol açtığını göremememizde.

 

Doğumhaneler kalabalık oldukça, her gebeye bir oda ve birebir ebe bakımı verebilecek donanım sağlanmadıkça, gebeler etkin bir şekilde doğuma hazırlanmadıkça bu yardım etme maksatlı yapılan yanlışları düzeltemeyeceğiz. Tek başınıza aynı anda 3-5 doğumun sağlığından sorumluysanız elbette hepsi aç kalmak ve "sezaryen gerekirse" durumuna hazır olmak zorunda. Hepsi aynı odada iken mahremiyeti korumanın ya da yanına eşini ya da yakınını almanın imkanı yok. Tüm bunların sonucunda orası bana göre doğurmamahane haline geliyor ve bu koşullarda muhteşem bir iş çıkaran ebe ve doktorlara teşekkür edilmesi gerekirken yüksek sezaryen oranının tek sorumlusu onlar gibi davranılıp sürekli sopa gösteriliyor.

 

Yapmak istediklerinizi yapamaya yapamaya mesleği bırakma noktasına geliyorsunuz. Bu sadece bize ait bir sorun değil. Doğumu meslek olarak yapan herkesin Amerika'dan Avustralya'ya kadar sorunları benzer. Burada iş yükü,  orada imkansızlık, başka yerde davalar, bambaşka yerde emeğinin değer görmemesi vs…

 

Ama kadınların bize ihtiyacı var!

Bebeklerin bize ihtiyacı var!

Yeni nesiller bizimle hayata başlıyor!

İstediğimiz ya da hayal ettiğimiz gibi çalışmıyor olabiliriz.

Bu bizim çalışma hevesimizi kırmak yerine daha da motive etmeli çünkü bizim daha sağlıklı ve güzel doğumlar için  çalışmamızı daha da zaruri kılıyor. Zorluklar içindeysek, o annenin ve o bebeğin biraz olsun daha iyi ve sağlıklı doğum yaşaması bizim sayemizde olacak çünkü. Sen de yoksan onun doğumunu elden geldiğince daha iyi hale getirecek kişi de yok demek olacak.

 

Almanya’daki Midwifery Today Geleneksel Ebelik kongresinde Amerikan yerlisi bir ebe hanım vardı. Konuşmasında tüm ebelerin yaşadıkları zorluklardan ötürü mesleği bırakmayı akıllarından geçirdiklerine değinirken şunları söyledi:

"Her şey güllük gülistanlık olsaydı sana ihtiyaç olmazdı zaten! Durum böyle olduğu için sana ihtiyaç var."

Ve hepimizden ellerimize bakmamızı istedi

 

"Ellerine bak!

Bunlar senin ellerin değil ama

Tanrı’nın elleri

Sen kendin mi ebeliği seçtin sanıyorsun?

Hayatını gözden geçir.

Göreceksin ki sen bir şekilde ebe oldun, hayat seni ebe yaptı

Tanrı o elleri sana kadınlara hizmet et diye verdi

Etmiyorum demeye hakkın yok"

 

Tüm ebelerin ebelik haftası kutlu olsun!

Bu yazı sizlere ve tüm doğum çalışanlarına…

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    28 Nisan 2016 Perşembe 22:40

    Semra hanım bu kadar mı güzel duygularımıza tercüman olunurdu bilemiyorum. Yalnız böyle giderse ebe de kadın doğumcu da bulunamayacak.

    Cevapla
  •  
    26 Nisan 2016 Salı 22:21

    Elerinize sağlık dr hanım

    Cevapla

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1520

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7276

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 201

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6089

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2864

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön