Doğum için el ele verelim!

Bir insan öldüğünde ona gösterilen saygının en azından yarısının doğum sürecine, doğuran anneye ve yenidoğana gösterilmesini isterdim. Doğumhanelerin daha insancıl, sıcak ve kadının ihtiyaçlarına uygun olmasını, tüm hastane personeli ve sağlıkçıların doğum sürecinin mahremiyetine saygılı, kadının doğurma yeteneğine güvenen, anne ve bebeğin fizyolojik sağlığının yanı sıra, ruhsal durumlarının da doğumdan etkilenebileceğinin farkında olarak davranmalarını dilerdim.

 

Doktorların omuzlarındaki yüklerin azalmasını, daha insani şartlarda mesleklerini rahat rahat icra edebilecekleri koşullarda çalışabilmelerini, ebelerin doğum öncesi, doğum ve sonrası dönemlerde kadınların aktif bir şekilde yanında olmalarını ve bu desteğin ülkemin tüm kadınları için standart bir uygulama olmasını dilerdim. Ebelerin sadece kendi işlerini yapacakları, ebeliğin bir sanat olduğunu hatırladıkları ve mesleklerinden utanmadıkları bir ülke hayalim… Şifalı elleriyle kadınların hayatlarına dokundukça, onların kadınlıklarını besledikçe ve sevgiyle doğumlarını, lohusalık dönemlerini destekledikçe dünyanın daha yaşanası ve sevgi dolu olacağını düşünenlerdenim. Şifa dağıtan kadınların (lafta değil, gerçek manada) çoğalmasını isteyenlerdenim…

 

Hastanelerin “hasta-hane” ya da beş yıldızlı otel hizmeti veren kurumlar olmaktan çıkıp şifa dağıtan yerlere dönüşmesini ve bu hizmetin ülkemin her noktasında yüksek sağlık standartlarıyla tüm insanlara ulaşması hayalim.

 

Daha önce yazdığım “Hayalimdeki sezaryen” adlı yazımda doğumhanelerin ve ameliyathanelerin dizaynı hakkındaki düşüncelerimi paylaşmıştım ama yeniden vurgulamak ve sormak istiyorum; doğum yapmak için neden eksilere, yerin altlarına iniyoruz ki… Hastanelerin yüksek katlarına doğumhaneleri yerleştirmek ve doğum masalarını bir zahmet kapıya doğru çevirmemek bir lüks olmasa gerek…

 

Ve en önemlisi, doğumda yaşanılan her türlü şiddetin sona ermesi gerektiğini düşünüyorum. Hem sağlık personeli, hem doğuran ve hem de doğan için şiddet içermeyen şevkat ve sevgi dolu, şifalandıran doğum deneyimleri yaşayan insanlar olsun etrafımızda… Şiddet illa birine fiziksel olarak yaptığınız bir hareket demek değildir; bir bakış, bir söz ve bir dokunuş bile fazlaca şiddet içerebilir.

 

Tüm bunların olması hiç de zor değil. Önce işe insanı sevmek ve birbirimizi önyargısız dinlemekle başlayacağız. Sonra başımıza gelen şeyler için klasikleşmiş bir Türk yöntemi olan söylenmeyi ve ağlamayı bırakıp harekete geçeceğiz.

 

İşte tam da bunun için 3 Mayıs Pazar günü saat:15:00’te Beşiktaş Meydanı'nda toplanıyoruz. "Doğum için el ele" gönüllülerinin öncülüğünde yukarıda yazdığım konularda (ki eksiklerim de vardır) düşünen, konuşan, yazan, bu konularda zorluklar yaşayan, yaşaması olsası, doğuran, doğurmayan, kadın, erkek, doktor, hemşire, ebe, doula, doğum psikoloğu, yaşlı, genç herkesin ortak bir dille, doğum ortamlarının iyileşmesi adına sesimizi duyurmak için toplanıyoruz. Bizler sadece doğum hizmeti almış ya da alacak aileler için değil, aynı zamanda doğum alanında hizmet veren sağlık profesyonelleri için de ses çıkartıyoruz.  


Doğum; tıbbi tarafı yoksayılamayacak oranda yüksek ve belki de hayattaki en önemli ruhsal ve fiziksel dönüşüm. Günümüzün modern zamanlarında saldım çayıra, mevlam kayıra anlayışının geçerli olmadığının bilinciyle, her kadının bebeğini doğuracağı yolu kendisinin özgürce seçebileceği fikrinin yaygınlaşmasının, bir kadın hakları meselesi olduğunu düşünüyorum. Evde doğum yapmak isteyen kişiye yeterli bilgi, birikim ve tıbbi olanakların sağlanmasını ve bu kararın desteklenmesini, bunun yanısıra sezaryen olmak isteyen bir anne adayının da bu tercihinden dolayı yargılanmadan ve desteklenerek sezaryen doğumla bebeğini kucağına alması gerektiğini düşünüyorum.

 

Kadınlar olarak sesimizi çıkartmadığımız sürece kimse bizlerin hakkını savunmayacak. Gelin 3 Mayıs günü yürüyüşümüze katılın. Ve merak etmeyin; ara sıcak olarak biber gazı yemeyeceğiz, zira toplantımız izin verilen nadir toplantılardan biridir…

 

Bizler yani kadınlara ve ailelerine doğum öncesi, doğum sırasında ve lohusalık döneminde destek veren doulalar (doğum destekçileri) doğum için el ele yürüyüşünde  Beşiktaş Meydanında olacağız ve bizlerin yanı sıra; Türk Ebeler Derneği, KASAV, DOĞANA (Doğumda Kadın Hakları Derneği), İstanbul Doğum Akademisi, İçsel Doğum, Do-um, Ayşe Öner, SSVS Facebook grubu, Hamile Okulu ve Lotus Anneliğe Yolculuk Okulu’da yürüyüşe gönülden destek verecek kurumlar arasında olacak.

 

Haydi, 3 Mayıs Pazar günü saat 15:00 te Beşiktaş Meydanında buluşalım…

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7200

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 147

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6051

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2819

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3068

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön