"Doğur ama beni arama" diyor

Merhaba,

Ben 23 yaşında genç bir kızım. Annem ilk evliliğini yaptığında 18 yaşındaymış. İlk evliliğinden bir ablam ve bir ağabeyim olmuş. İlk eşinden şiddet ve saygısızlıktan dolayı boşanmışlar. Daha sonra aradan yıllar geçmiş ve babamla tanışmışlar. Babam, dul ve bir oğlu olduğunu söylemiş. Annemle arkadaşlıkları başlamış. Aradan zaman geçmiş ve annem babama neden eve bazen gelmediğini sormaya başlamış. Babam da uzun yol şoförlüğünden dolayı bazen il dışına çıktığını söylüyormuş. Annem bana hamile olduğunu 4 ay sonra anlamış ve babama bu sürpriz haberi vermiş. O akşam babam kavga çıkartıp anneme çocuğu aldırmasını söylemiş. Annem kabul etmemiş ve babam artık eve gelmemeye başlamış. Bir gün annem, babamı eve çağırmış biraz oturmuşlar ve babam evden çıkarken annem de babamı takip etmiş. Anneme çok uzak olmayan bir semte gitmiş. Balkondan bir tane kadın "çocuklar uyuyor anahtarı atıyorum" demiş. Annem o an anlamış ki bazı şeyler koca bir yalanmış. Kanaması olmuş ve o an hastaneye gitmişler. Ben 4-5 yaşlarındayken babamla tanışmışım. Ve çocukluğumdan bu yana baba sevgisi yok içimde sadece bir birey olarak görüyorum onu. Bize saygısı yok. Kızım aç mı tok mu düşünmeyen bir adam. Ben de baba sevgisini dışarıda arıyorum. Birlikte olacağım erkeğe istemeden fazla rol yüklüyorum. En son ilişkimde görmediğim yaşamadığım şeyler görüp yaşadım. Erkek arkadaşımla tanıştığımızdan bu yana sevgi, aşk konusunda sıkıntımız yok, en azından benim açımdan. Ona olan sevgim hiç azalmadı. Biz tanıştığımızda arkadaş olarak başladık ve o zamanlar eski görüştüğü bir kızdan çocuk aldırmıştı ben de arkadaş olarak moral vermiştim ona. Evli veya bekar fark etmeden birlikte olduğu kadınlar da oluyordu. 1-2 ay sonra biz sevgili olduk ve ben ona temiz bir sayfa açtım. Geçmişimden uzaklaştım, eski ilişkilerimden ayrı bir düzen kurdum. Kavgalarımız olduğunda inat uğruna başkalarıyla görüştük, dışarı çıktık... Ama sonra ben hep aradım, yazdım, özürler diledim... Sevdiğim için pişman oldum ve barıştık. Sürekli kısasa kısas yaptık. Ama erkek arkadaşım artık kavgalara geçmişte sen bununla görüştün, bunu yaptın şunu yaptın demeye başladı. Zamanla küfürler de eklendi cümlelere... VE TABİİ Kİ ŞİDDET DE! Dövüyor ve sonra pişman oluyordu. Ama bu pişmanlık ne yazık ki unutturmuyor yaşadığım şeyi. Kıyafetim, makyajım, saçım her şey sorun onun için. Mesela bir gün iş yerine makyaj yaparak gittim diye ayrıldı benden. En son ben ilişkimiz için bir adım göster dedim bana "Seninle evlenemem. Zaten aklımdan kimseyle evlenmek geçmiyor" dedi. (Daha önce bana doğum günü hediyesi tek taş almıştı. Ben 3 ay ayrı kaldığımız zaman satmıştım yerine ince bir bileklik almıştım. Parasız kalmıştım, çalışmadığım için de satmak zorunda kalmıştım. Ailemden de istesem vermezlerdi çünkü. Ben de ne yazık ki sattım)

 

Ben "adını koyalım" deyince "aldığım yüzüğü satmasaydın" diyip duruyor. Dün ise ona "hamileyim" dedim. Sırf eğer hamile olduğumu öğrense bana nasıl yaklaşacak görmek için. Daha önce bir kere daha bunu yapmıştım, o zaman ayrıydık ve benimle güzelce konuşmuştu ve ben aldırdım demiştim. Şimdi dün hamileyim demeden önce görüntülü aradım ve bana baktı, suratı sinirliydi kapattı. Babası yanındaymış hesap yapıyorlarmış. Ben de "önemli bir şey konuşmam lazım" dedim. Önemli bir şey sonuçta yani. O da "işim var" dedi. "Olsun baban beklesin ben konuşmak için sabahtan beri bekliyorum" dedim. Açmadı, aradım defalarca. Sonra ben de "test yapacağım, madem öyle gerisine karışmıyorum" dedim. Ooo "sen beni tehdit mi ediyorsun ne testi, ne oldu?" falan dedi. Ben de "hayır sen önemsemiyorsan ben de önemsemem" dedim. Başladı hakaret küfür vs. "Defol git ne yaparsan yap banane" cümleleri havada uçuştı. Küfür kıyamet... Sonuç olarak bana dedi ki: Düzgünce anlatsan durumu ben böyle tepki vermezdim. Senin yüzünden oldu bunlar. Şu an bu durumun acısını bile yaşayamıyorum. Ama ben zaten iyi de kötü de söylesem o hep sinirlenmeye hazır. Ablam bu defa araya girdi konuyu bildiğini söyledi ve ablama benim geçmişteki hatalarımı tek tek anlatıp aklınca ailemle aramı bozmaya çalıştı. Ablam biliyor benim hatalarımı ve bir şey demedi. En son bana "artık biz konuşmayalım, aileler konuşur inceldiği yerden kopsun" dedi. Çünkü ben babasını arayıp adımı farklı söyledim. "Oğlunuzla 1 buçuk yıldır beraberimiz oğlunuz evde de böyle saldırgan bir çocuk mu?" dedim. "Konu ne?" falan dedi. Ben de durumu üstü kapalı anlattım ama hamilelik olayından bahsetmedim babası bana "ben karışmam ilişkinize ama dayak olayı olamaz. Neyse benim elimden bir şey gelmez" dedi. Kapattık telefonu. Babasını aradım diye suçlu olan ben oldum, ablama beni kötüledi, bağırdı, çağırdı ben ona suç yükleyemiyorum. Şu an öyle çıkmazdayım ki ölsem de kurtulsam diyorum. Bıktım artık. Ama onsuz da yapamıyorum sürekli aklımda. Onunla olduğum sürede tüm arkadaşlarımı sildim kız erkek fark etmeksizin. Dayak da yedim küfür de... Karısı gibi yaşadım ama şu an son durum bu. Hamileyim dediğimde "doğur ama beni arama. Aldıracaksan da aldırırız gidersin" diyor. Gerçekten hamile olsaydım intihar ederdim bunları dedi diye. Ben de çok küfür etmeye başladım onun gibi. Kendime saygımı kaybettim. Ne olur bana anne gibi abla gibi bir yol gösterin…

 

Yeşim Tijen'in cevabı:

Şimdilerde gülümseyerek hatırladığım bir seksenler var bazı bakımlardan çok güzel, bazı bakımlardan dramatik. Neden mi dramatik? Çünkü annelerin çocuklarına ayıracak vakitleri yoktu kısa ve öz konuşur genellikle korkuturlardı. O günlere dönersek, anneler çocuklarını gözüyle kaşıyla idare ederdi bizler o gözlere bakınca ne söylemek istediklerini anlardık. Bizim nesil gözleri en iyi anlayan nesil olarak tarihe geçebilir. Ne çok şey anlatırdı o gözler bir tek sevgilerini anlatamazlardı. Oysa en çok ihtiyacımız olan sevilmekti. Annelerin gözlerinin yetmediği yerde genellikle sert ifadeleriyle bizlerle konuşurlardı. Nedenlerini bilmeden, anlamadan söylediklerini uygulamaya çalışırdık. Bir şeyleri tam bilmeden, yarım yamalak bilgilerle büyüdük anlayacağınız. Seksenlerin geneli bunları yaşamıştır. O zaman ayıp çoktu bu nedenle durmadan bizi tembihlerlerdi. Bizlere uyarılarından birkaç tanesi şöyleydi. “Aman yolda başın önde yürü, sağa sola bakma, yolda sakın gülme, cevap verme, arkadaşlarını dikkatli seç, sakın tanımadığın insanın elinden gazoz içme, bir erkekle konuştuğunu duymayayım rezil etme bizi, ha bir de sakın dolmuşlarda otobüslerde bir erkeğin kalktığı koltuğa sıcağına oturma” Oturamadık, korktuk yıllarca. Ne saf bir nesildik. Hala bir vasıtada erkeğin kalktığı koltuğa otururken o sözler aklıma gelir. Kendimi zorlarım “otur hadi saçmalama”. Şimdi sizlerin nesline gelince tam tersi anne kız ilişkileri çoğunlukta evlatlarına bir takım değerleri vermekten kaçınıp, onun değersizleşmesine göz yumuyorlar. Ne bizimki doğruydu ne şimdiki. Bazı annelerin yaptığı gibi fazla özgür bırakmak doğru. Kız, erkek birtakım değerleri öğrenerek ve sahip çıkarak yetişmeliler. Sanırım size bu değerler yeterince anlatılmamış olacak ki bu kadar özgür yaşayabiliyorsunuz. Anneniz sizi babasız büyütmüş, babanız size babalık görevlerini yerine getirmemiş bunlar üzücü ama bahaneniz olamaz. Sevgiyi dışarıda aramak yerine ailenizde yaptığınız güzel şeylerle çevrenizde pekala bulabilirdiniz. Baba figürünün eksikliğine bütün suçları yüklemek sizi daha az mı masum yapacak ancak zavallı yapar. Bunu görün ve ister evli olsun, ister bekar annelerin sözleriyle, davranışlarıyla, hayatlarıyla kızlarına örnek olduklarını düşünüyorum. Bu yüzden de annelere babalardan da çok fazla görev düşüyor. Yaşam tarzlarıyla, insan ilişkileriyle çocuklarına iyi örnek olmak zorundalar.

 

Erkek arkadaşınızla ilişkinize gelirsek sizi niye seçsin? Sizin o beraber olduğu evli veya bekar kadınlardan farkınız ne? Hangi değerlere sahip çıkan birisiniz. Anlattıklarınıza bakılırsa değerlerin sizce bir değeri yok oysa o değerler sizi değerli kılardı. Bunu bilseniz bu kadar sorumsuzca bir hayatın içinde olmazdınız. Erkek arkadaşınızla küs olduğunuzda başkalarıyla görüşmek sizce sizi onun gözünde nereye koyar? Yerin dibine koyar. Halbuki küsken bile bu ilişkinin sorumluluğunu taşıyabilmeliydiniz. İşte bu tarz sahiplenme, sorumluluk almalarla siz diğer kadınlardan farklı biri olurdunuz. Her ne kadar  beraber olduğunuz kişinin karısı gibi yaşamış olsanız da bu gerçekten karısı olduğunuz anlamına gelmez. Size dönüp sen de istedin diyerek işin içinden çıkabilir. Hem neden evlenmek istesin bütün istediklerini ona sunmuşsunuz. O yüzden bu beraberlik sizin tercihiniz, ona bir sorumluluk yükleyecek bir geçmişiniz ve davranışınız olursa ancak erkek bundan yana sorumluluk hisseder. Üstelik size şiddet uygulayan, küfür eden bu adamı yaptıkları çok çirkin ve kabul edilemez olsa da hala isteyerek kabul ediyor ve babasına şikayet ediyorsunuz. Babası onun davranışlarını değiştiremez. Sizinle ilgili düşüncesi olur, oğlum bir kadınla yaşıyor, üstelik dövüyor sövüyor demek ki değer vermiyor. Ne düşünür sizce gelini olarak ister mi? Bu cürete gerek yok. Kadın kendini taşımak zorunda, hanımefendi davranışlar içinde olmalı. Basit hareketlerden hele hele küfür etmekten kesinlikle kaçınmalı. Çok çirkin, küfür hiç kadının ağzına yakışır mı? Erkeklere yakıştırmıyorken biraz dönüp bakın kendinize. Siz bu anlattığınız kişi olamazsınız gerçek siz nerede onu ortaya  çıkarmalısınız. İsterseniz çıkarırsınız. Diğer yandan bu yaşadığınız ilişkiyle bir yere varabilir misiniz? Boş bir hayal kuruyorsunuz. Oyunlarla, yalanlarla kendinizi boş yere yıpratıyorsunuz. Sizinle evlenmeyecek. Onu hayatınızdan çıkarmakta direnirseniz sadece zaman kaybedeceksiniz. Pekala onsuz yapabilirsiniz sonra da yaşam biçiminizde büyük bir değişiklik yaparsınız. Yeni bir sayfa, yaşamınızda sil baştan yepyeni bir insan olarak. Bu kadar mı zor değerlere sahip çıkarak yaşamak? Kendinizi değerli ancak yaşam biçiminizle doğru davranışlarınızla yapabilirsiniz. Güzellikle, cinsellikle, yalanla dolanla bir yere varamazsınız. Ancak akıllı davranışlarla istediklerinizi elde edebilirsiniz. Aklınızı kullanmayı öğrenmelisiniz. Yanlışa değil doğruya aklınızı kullanmak çok mu zor? Çağ değişse de kadın değişmemeli. Kadın hep doğru, hep hanımefendi olarak kalmalı. Çünkü kadın bu masumiyetiyle, doğruluğuyla özel, bu masumiyetiyle çok güzel.

 

Sevgiler...

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7207

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 151

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6053

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2820

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3071

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön