Doğum için el ele

Daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gittiğinizi hayal edin. Bir kapıdan geçiyorsunuz. Kapı açılırken neler yaşamak istersiniz? Size kapıyı açanların soğuk ve mesafeli olmasını ister miydiniz? Gözünüze spot ışıklar tutulsa, orada tanıdığınız tek kişiye ulaşmanız engellense, sizi karşılayanlar acele içinde olsa ve yüzünüze bile bakmasalar... Hoş mu geldiniz şimdi siz bu yeni yere? İyi hissediyor musunuz?

 

Ya da; bir kapıdan geçiyorsunuz. Sizi bekleyenler dikkat ve sessizlik içinde; geçtiğiniz gibi tanıdık ve güvenli biri sizi selamlıyor, sarmalıyor “Hoş geldin” diyor... Evet dünyaya hoş geldiniz! Bu kapı sizin doğumunuzdu...

 

Doğum önemli diyoruz... Sebeplerini anlatıyoruz dilimiz döndüğünce; ebeler, doulalar, doktorlar, yoga eğitmenleri, anne adayları, yazarlar... Anlatıyoruz uzun zamandır. Değişsin diye. Bir canı dünyaya buyur ettiğimiz o an, bir kadının anne olduğu o an nezaketle ve sevgiyle şekillensin diye çabalıyoruz. Şimdi sıra yürümekte... Dünya tarihi için küçük, bu ülkenin gelecek nesilleri için büyük bir adım. Bir umut...

 

3.Mayıs'ta Beşiktaş’ta yapılan doğum eylemine katılan grupların temsilcilerine sordum. Doğum neden önemli? Bu eyleme niçin katıldınız? Doğumla ilgili ne değişmeli ve nasıl değişir? Fazla uzatmıyorum ve sözü onlara bırakıyorum.

 

Doğumda haklarınız ve tercihleriniz var!

 

Esra Erkut Demiröz / Doula ve doğuma hazırlık eğiticisi, DOĞANA Doğumda Kadın Hakları Derneği Başkanı

 

Nasıl doğduğunuz, doğduğunuz sırada neler duyduğunuz, neler hissettiğiniz önemli. Doğum sırasında yaşanan her olay anne, bebek ve babanın hayatına etki eder. Bu sebeple aileler kendi doğumlarının sorumluluğunu alabilmeli. Eyleme katılıyoruz çünkü farkındalık yaratmak istiyoruz. Doğmak ve doğurmak güzel ve doğal bir süreç. Kadınlar doğumda kendi haklarını savunabilirler, doğum tercihleri olabilir. Bu farkındalığa sahip ailelerin özgürce bilgi alabilmesini, tercih yapabilmesini ve güven içerisinde, travmatik olmayan doğum deneyimleri yaşayabilmesini mümkün kılan bir doğum anlayışı istiyoruz. Hastane, sağlık personeli, eğitimler gibi altyapı konularının dışında insana saygı artmalı. Bizler ‘Doğana’ olarak kadınların arzularına paralel, doğal ve sağlıklı bir doğum deneyimi yaşamaları amacıyla hamile olmak isteyen, hamile kadınlar ve aileleri için eğitimler, sempozyumlar düzenlemek ve çok çalışmak gerektiğini düşünüyoruz. İnsana, doğaya saygılı, ama önce kadına saygılı bir doğum anlayışıyla çok şeyin değişeceğini düşünüyoruz.

 

Yeni bir ruhu karşılamak

 

Sima İbrahimiye Ölçer / DO-UM Doğuma Hazırlık ve Doğum Sonrası Destek Merkezi Yöneticisi, anne-bebek yogası eğitmeni, doula

 

Bir canlının dünyaya gelirken hak ettiği şekilde nezaketle karşılanması çok önemli. Çünkü hamilelik ve doğum sürecinde olan her şeyin izi var yenidoğan üzerinde. Dünyamıza gelen bu yeni ruhun ilerideki hayatı buralardan besleniyor. Doğumu bebek, anne, baba ve doğum alanında bulunan herkes için nasıl daha az travmatik kılabiliriz bununla ilgilenmeliyiz. Eyleme katılma amacımız, doğum alanında çalışan insanlarla bir olmak. Böylelikle oluşan güzel enerji yaptığımız işlere, doğumlara yansır. Doğumlar iyileşsin dileğimiz. Bir an için tüm dünya dursun ve doğum anına odaklansın, biraz farkındalık yaratmalısın. Doğumun değişmesi için bu konuyla ilgili pozitif cümleler kurmaya başlamak gerek. Bebek bekleyen ailelerin isteklerine saygı göstermek, mahrem alanlarını korumalarına destek olmak gerek. Hasta muamelesi yapmadan, işin içine ego sokmadan keyifli ve mümkün olduğunca travmasız bir deneyim yaşama isteklerini el üstünde tutmak gerek.

 

Sağlıklı doğum sağlıklı toplum

 

Asude Oflaz / 41 yıllık ebe. Hamile Okulu’nun kurucusu...

 

Doğum, kadın bedeninin doğal fonksiyonlarından biri. Hamilelik ve doğum, kadın sağlığının bir parçası. Sağlıklı anneler, sağlıklı bebekler yetiştirir ve sağlıklı toplumu oluşturur. Bu eyleme ebeliğin doğumdaki önemine, sağlıklı normal doğumun toplum için önemine dikkat çekmek için katılıyorum. Ebenin işi ve asıl mesleki amacı anneye doğru bilgiyle doğru destek vermek, sağlıklı doğumlara yardım etmektir. Ebelerin mesleklerinden uzaklaşması, bugünkü sezaryen oranlarının yüksek olma nedenlerinden biri. Doğumun pozitif yönde değişmesi için ‘sezaryenin’ seçilecek bir doğum biçimi değil, bir kurtarma ameliyatı olduğunun bilincine varılmalı. Hamileliğin hastalık olmadığı ve doğumların hastanelerden çıkarılması bilincine yaklaşmalıyız. Normal, sağlıklı doğumların artması için gelişmiş ülkelerdeki gibi ebelerin sorumluluğunda çalışan doğum evlerinin yeniden hayata geçmesi lazım. Ebelik mesleğinin hak ettiği çalışma koşullarının düzeltilmesi de doğum anlayışının pozitif değişmesinde öncülük edecek.

 

Dünyayı sevgiyle değiştirmek

 

Ayça Yılmaz Gülseven / Hamile yogası eğitmeni, Doula, HypnoBirthing, Aktif Doğum ve IDA Doğuma Hazırlık Eğitmeni, Annezen’in kurucusu.

 

Bebeğin anne karnındaki ilk andan itibaren bir birey olduğunu biliyoruz ve hayatının ilk tecrübesi doğum. Doğumdan nazik, şefkatli, sevgi ve saygıyla geçebilen bireylerin dünyayı sevgiyle değiştirebileceklerine inanıyorum. Doğuma dair ‘korku’ yaratan mitlerin yerini doğuma, doğaya, kadının iç gücüne ‘güven’ duygusu almalı. Korku kalktığında aileler kendi doğum deneyimlerini bir ‘medikal olgu’ olarak değil bir ‘yaşam tecrübesi’ olarak yaşayacaklardır. Eyleme farkındalık yaratmak için katılıyorum.

 

Şefkat ve sevgi şiddeti önlüyor

 

Julia Steils Paçacıoğlu/ İçsel Doğum kurucusu, doula, doğuma hazırlık eğitmeni, emzirme danışmanı, hamilelik masaj terapisti ve doula eğitmeni

 

Şefkatli, saygılı ve mahremiyetli ortamda doğum yapan anneler bebeklerine daha çok dokunup ilgileniyorlar ve uzun süre emziriyor. Çocuklara şefkatli davranılan ve sıklıkla dokunulan, sarılan kültürlerde daha az şiddet vakası görülüyor. Doğum şeklimizin direkt bir şekilde birbirimizle ve dünyamızla nasıl iletişim kurduğumuzu etkilediğine inanıyorum ve doğumda şiddetle ilgili yapılan çalışmalar benim inancımı destekliyor. Şefkatli, saygılı ve sağlıklı bir doğum ortamı her annenin ve bebeğin hakkı. Anneler tüm dünyada endişe, korku, şiddetle doğuruyor. Çocuklarımızı, topluluğumuzu anneler doğurup büyüttüğü için, doğumda şiddet gören annelerin yaralarını hepimiz hissediyoruz. Anneler hamilelikte, doğumda ve loğusa sürecinde saygılı, şefkatli ve sağlıklı bakıma ulaşabilmeliler. İnsan Hakları Beyannamesi’ndeki 7 temel hakka uyarsak -toplum olarak- her şey değişir. Bunda ilk adım, eğitim. En ihtiyaç olan eğitim, şiddetsiz iletişim nasıl kurulur. Herkes artık neler yapılması gerektiğini biliyor.

 

Sağlık çalışanlarının koşulları düzeltilmeli

 

Hakan Çoker / Kadın Hast. ve Doğum Uz. ve İst. Doğum Akademisi kurucusu

 

Doğum anı her şeyi etkileyen bir an. Bu anda fizyoloji ve psikolojiye aykırı yaşanan her şey geleceğimizi doğrudan etkiliyor. Bebeklerin ilerideki hastalıkları ve davranışları doğum anında yaşadıkları ile yakından ilgili. Bu eylemde herkes kendi bakış açısından sorunlarını ve ihtiyaçlarını dile getirebilecek, “Başka bir doğum mümkün” deme yolunda önemli bir adım olacak. Doğumun değişmesi için önce bakış açısının ve doğum hizmetlerindeki felsefenin değişmesi gerekir. Doğumda artık anne ve bebeği merkezde olmalılar. Doğum fizyolojisine uygun ve saygılı doğum ortamları yaratılmalı. Tek kişilik doğum odaları, rutin müdahalelerin sorgulanması, yeterli personel gibi temel ihtiyaçlar sağlanmalı. Her anneye bire bir destek verebilecek ebeler ve doğum destekçileri olmalı. Sağlık çalışanlarının özlük hakları, çalışma şartları ve mağduriyetleri giderilmeli. Doğumda garanti yoktur. Buna rağmen ters giden her olayda doktorlar suçlanıyor. Bu da doktorların çalışma şevkini kırıyor. Çalışma koşullarının düzeltilmesi, malpraktis yasası ve mağduriyetlerde uzman mahkemelerle bu durum çözülebilir. Ayrıca ebe ve kadın merkezli doğum yönetimi yeniden ülkemize kazandırılmalıdır. “Anne Dostu Hastane” adı altında hizmet verecek hastanelerin sayısı artarken, hizmetin tam anlamıyla bu felsefeye uygun yapıldığının denetimi tamamen özgür kurumlarca yapılmalı. Medya artık doğumları negatif olarak sunmayı ve her ters giden olayda doktor ve hastane isimlerini açıkça sergilemeyi bırakmalı, doğum konusunda halkı korkutmamalıdır. Eylem bunların daha kısa sürede uygulanması yolunda dikkat çekmek için yapılacak.

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum korkusu nasıl yenilir?
    Doğum korkusu nasıl yenilir?

    Süresi : 02:20 İzlenme : 4273

  • Kabak tatlısı nasıl yapılır?
    Kabak tatlısı nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 3417

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2685

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1151

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 949

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön