Burcu'nun gebelik günlüğü: 9-10. hafta

Bu hafta Burcu ikinci muayene sonrası yaşadığı zor günler günleri anlatıyor.

Burcu'nun gebelik günlüğü - 10. hafta

Bu haftanın ilk yarısı ikinci muayenenin sonuçlarını değerlendirmekle geçti. Ultrason, kilo ve tansiyon ölçümü ile ilk muayene sonrası yapılan kan testlerinin gözden geçirilmesini içeren bu görüşme sonunda da her şey yolunda görünüyordu. Ultrason verilerine göre bebeğimin gelişimi konusunda herhangi bir sorun yok; başı, kolları, bacakları yavaş yavaş belirmeye başladı. Tansiyonumda bir olağandışılık yok. Kilo ölçümü sonrasında ise iki hafta içinde 800 gram aldığımı öğrendim ki sonuçtan memnundum. Yeme düzeyimi düşününce çok daha fazla olmasını bekliyordum. Çok ihtiyaç duymadıkça ekmek ve şeker tüketmiyor oluşumun etkisi olabilir - ekmekteki B vitaminini mümkün olduğunca muadili başka besinlerden, şekeri ise meyveden almaya çalışıyorum.

 

BURCU'NUN GEBELİK GÜNLÜĞÜ - 8. HAFTA

 

Doktorumla bir sonraki görüşmemizin 12. haftada gerçekleşeceği belli oldu. Bu muayenede aldığım tüyolara göre ilerleyen dönemde demir takviyesi gerekebilecekti. Gebelikte kırmızı kan hücrelerindeki artış nedeniyle demir eksikliği oldukça yaygın bir durum ve demir takviyesine ek olarak beslenme yoluyla da bedenin desteklenmesi mümkün. Kırmızı et, baklagiller, maydanoz, yumurta gibi besinler demir içerdiği için tüketilmesi tavsiye edilenler arasında sayılabilir. Gebelik sürecinde yaygın olarak rastlanan bir diğer durumsa plazmadaki artış nedeniyle ortaya çıkan kansızlık. Test sonuçlarım bu değerler açısından da olağan bir gebe olduğumu gösteriyordu. Doktorum üçüncü muayenede takviye ilaç ya da vitaminin gerekip gerekmediğine karar vermiş olacak. Ayrıca ikinci grup kan testlerini yaptıracağız ve bebeğimin cinsiyetini tahminen öğrenmiş olacağım. Düşüncesi bile heyecan verici.

 

Sözün kısası ikinci muayenenin sonuçları iç açıcıydı ve ailemle çok önceden planlanmış kısa bir Edirne yolculuğunun bir sakıncası olmayacağını düşündüm. İkinci muayeneyle başlayan 9. haftanın ikinci yarısı, Ankara’dan gelen ve birkaç gün sonra birlikte Edirne’ye gideceğimiz anne ve babamı ağırlamakla geçti. Yani tahmin edilebileceği gibi duygusal olarak yerden yüksek geçirilen birkaç gün…

 

İlk karşılaşmamızda çok heyecanlı olduklarını fark etmek, doğruyu söylemek gerekirse, beni epey mutlu etti. Üstelik annemin sürprizi; yanında getirdiği minik ayakkabılar durumun somutlaşmasına da katkıda bulundu. Bebek kıyafetleri ya da mobilyaları satan bir mağazaya gitmenin bugüne kadar aklıma gelmemiş olmasına şaşırdım doğrusu. Zihinsel olarak hazırlık süreci hala tamamlanmamış demek… Annemin bu sürpriziyle biraz daha yol almış bulunuyorum.

 

BURCU'NUN GEBELİK GÜNLÜĞÜ 7. HAFTA

Edirne yolculuğu öncesinde tüm aile fertlerinin ayakları yere basıyordu artık –elbette göz göze geldiğimizde fark edilen o tuhaf gülümsemeyle birlikte. Edirne’deki yakınlarımızla buluşmak, kalabalığa karışmak da iyi geldi. Fakat dönüş yolunda kendimi epey yorgun hissetmeye başladım. Uzun bir uykunun ilk esnemesiymiş meğer.

 

Dokuz ve onuncu haftaların bundan sonraki kısmını düşünerek bu, gebeliğimin en zor dönemiydi diyebilirim. Uyku ve bulantı gündelik hayatımı etkileyecek düzeydeydi. Kusma ve yemek yiyememe gibi sorunlarım ise neyse ki hala baş göstermedi. Ve neyse ki bütün bu “sorun”ların aslında sorun olarak nitelendirilemeyeceğini; gebelik sürecinin doğal bir parçası olduğunu biliyorum. Dolayısıyla gündelik hayatın akışına ara verip sakince onları atlatmayı beklemek en doğru seçim olacaktı ve ben de öyle yaptım. Yani bol bol uyudum ve dünyanın bu kadar kötü kokan bir yer olmasına katlanırken keyfimi kaçırmamaya gayret ettim. Uyku ve yorgunluk halinin bir süre daha gündelik işlerimi aksatacağını anladığımda ve bundan sonrasını toparlamamın zorlaşacağını fark ettiğimde ise doktorumu aradım, durumu aktardım ve demir takviyesi için bir sonraki muayeneyi beklememeyi teklif ettim.

 

Onuncu haftanın sonunda, bugün, demir takviyesinin olumlu etkilerini hissedebiliyorum. İşe gitmeye başladım. Kısa uykular yeterli oluyor.

 

Bu aralar Ulaş’ın annesinin; annemin getirdiği kefir favori içeceğim. Yeşil elma ve ananas da en sevdiğim yiyecekler arasında. İlk günlerde severek yediğim istiridye mantarının ise görüntüsüne dahi dayanamıyorum.

 

Yani bütün tuhaflığıyla her şey yolunda…

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7175

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 122

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6034

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2812

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3045

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön