Bekar Bahadır - 24

Ertelemek ağır ağır kaybetmektir

Bahadır, kahvaltının ardından evden çıktı. Arabasına yürürken Atalay’ı aradı. Çoktandır bir araya gelemediklerini söyleyip akşam yemeğine davet etti. Teklifi memnuniyetle kabul eden Atalay,

“Yalnız Nilay’a bir sorayım, kaçta müsait olur bilmiyorum” deyince bir sessizlik oldu.

Bahadır derin bir nefes alıp konuştu.

“Atalay... Biz iki arkadaş görüşsek...”

Atalay biraz durduktan sonra tereddütlü bir sesle cevap verdi.

“Iıı... Olur...  Olur tabii.”

 

Günü ofiste geçirdikten sonra hazırlanmak için teyzesine gitti. Atalay’la buluşacaklarını söyleyince teyzesi onu uyarma gereği duydu.

“Aman Bahadır, dikkat et, kadını da beraberinde getirebilir.”

“Yok artık... Açıkça söyledim, iki arkadaş olalım dedim. Tamam dedi.”

“Öyle demiştir demesine de... Yanında hocayı da getirip karşına oturtursa ne yapacaksın?

Bahadır bu ihtimali aklından bile geçirmemişti.

“Bence buna hazırlıklı ol. Atalay, kendisini akşam yemeğine davet ettiğini söyler mi sevgilisine?”

“Söyler.”

“Kadın sence ne yapar Bahadır? ‘Tamam hayatım, selam söyle’ mi der sence?”

“...”

“Huylanmaz mı... Neydi adı, hep unutuyorum?”

“Nilay.”

“Nilay huylanmaz mı sence? ‘Ben de geleyim’ demez mi Atalay’a? Atalay ona söylemez mi senin ‘arkadaş arkadaşa’ görüşmek istediğini?”

“...”

“Nilay anlamaz mı, onun duymasını istemediğin şeyler konuşacağını.”

“...”

“Bunu engellemek için yanınıza gelir.”

Bahadır koltuğa oturup düşünmeye başladı.

“O zaman Atalay’a olanları onun yanında anlatırım.”

“Yapabilir misin?”

“Evet. Başka seçeneğim yok ki. Bu konuşmayı daha fazla erteleyemem. Zaman aleyhime işliyor.”

“Aferin sana! Ertelemek ağır ağır kaybetmektir.”

 

Bahadır, restorana sözleştikleri vakitten on beş dakika sonra vardı. Bekleyen değil beklenen kişi olmak için randevularına her zaman geç giderdi. Ne var ki, onlara ayrılan masaya ilk oturan kendisi oldu.

 

Mönüye bakarken Atalay’ın sesini duydu.

“Kusura bakma beklettim seni.”

Bahadır’ın aklından bu sözleri ona Nilay’ın ezberlettiği geçti. Yoksa ne randevulara gecikir, ne de gecikse böyle laflar ederdi.

 

İki arkadaş havadan sudan konuşmaya başladı. Aralarında ikisinin de hissettiği bir gerginlik vardı. Konuşurken birbirlerinin yüzüne bakmaktan çekiniyorlardı. Biri karşısındakinin asıl söylemek istediklerini söylemesini bekliyor, diğeri esas konuya gelmeden önceki girizgâhı uzatıyordu.

 

Bahadır konuyu işe getirince konuşmak kolaylaştı.

“Atalay, bir şey soracağım sana. Nilay’la nerede tanıştınız?”

Atalay huzursuzlandığını gizlemedi.

“Neden sordun?”

“Şu benim verimli kafede mi?”

Atalay gözlerini kısarak Bahadır’a baktı. Devam etmesini bekledi. Bahadır ısrar edince arkasına yaslandı.

“Evet, o kafede tanıştık. Nasıl tahmin ettin bunu? Dahası neden bu kadar merak ettin?”

 

O sırada Bahadır, kapıdan içeri giren Nilay’ı gördü. Bakışlarını Nilay’a sabitleyerek dedi ki:

“İki arkadaş konuşalım demiştim. Nilay’ı neden çağırdın?”

Atalay onun baktığı yöne başını çevirdi. Ayağa kalkarken cevap verdi. 

“Ben çağırmadım.”

O an Nilay’ın oradaki varlığından rahatsız olduğu sesinden belliydi.

 

Nilay masalarına tebessüm ederek yaklaştı. Atalay onu karşılarken,

“Geleceğini bilmiyordum” dedi.

“Sürpriz yapayım dedim.”

Atalay zoraki gülümsemekle yetindi.

İki erkeğin gerginliğini hisseden Nilay, Bahadır’a tepeden bakarak sordu.  

“Bana yeriniz yok mu yani?”

Bahadır kararlı bir şekilde ayağa  kalktı.

“Hoş geldin Nilay. Çok iyi yaptın gelerek. Biz de senden bahsediyorduk.”

“Aa öyle mi?”

Otururken konuşmayı sürdürdüler.

“Ya da sizden, ikinizden diyelim. Ben Atalay’a kafede mi tanıştınız diye soruyordum. Öyleymiş, hiç şaşırmadım.”

Nilay bir kaşını havaya kaldırıp Bahadır’a baktı. Sonra Atalay’a döndü.

“Hayatım mönüyü ister misin? Kan şekerim düştü. Bir şeyler atıştırmam lazım.”

Eliyle işaret ettiği garsona kendini gösteremeyen Atalay ayağa kalkarken Bahadır müdahale etti.

“Atalay otur... Konuşmamız lazım... Nilay, masada olmadığın sırada beni tehdit etmek için seni mönüyle meşgul ediyor.”

Atalay bir Bahadır’a bir Nilay’a baktı.

“Anlamadım!”

Nilay gülerek,

“Ben de anlamadım” dedi.

 

 Bahadır, Atalay’a tekrar oturmasını işaret etti.

“Bilmen gereken bazı şeyler var.”

 

25. bölüm 24 Temmuz 2018 Salı hthayat.haberturk.com’da...

 

Diğer bölümler

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön