Bekar kadının günlüğü – 35

Her şey çok güzel olacak

“Masada tanımadığı üç kişi vardı, bir tek Sedat’a ne iş yaptığını, nerede oturduğunu sordu mesela. Ama çok usturuplu yaptı bunu, bence Sedat bir şeyden şüphelenmemiştir. Onun çalıştığı ajansla görüşmekten memnun olacağını söyledi. Sedat’a baktım, o da halinden memnun görünüyordu.”

 

“Bu kadar mı?

 

“Hayır. Sen masada olmadığın sırada sana hiç bakmadı, göz ucuyla bile. Sedat’ı huzursuz etmemek ya da uyandırmamak için böyle davrandığını düşünüyorum.”

 

“Başka?”

 

“Yanındaki arkadaşı ithalat-ihracat işi yapıyormuş. Sana yüklü kahve siparişi vermesi ihtimali yüksek. Bu da iyi bir taktik. Kendi işini kurma aşamasındayken, reddedemeyeceğin ve devamı gelmesi muhtemel bir kaynak yaratıyor sana. Yani seni görmek istediğinde onu reddetmeyeceğini hesap ediyor.”

 

“Benimle ilgili bir şey söyledi mi?”

 

“Sinem’le çalışmaktan hepimiz çok memnunduk ama o kendine yeni bir yol çizmeye karar verdi. Çalışma arkadaşları olarak bize onu desteklemek düşer.”

 

“Tam böyle mi söyledi?”

Ertan Güldü.

“Not alamadım ama evet. Yani başka bir dille dedi ki Sedat’a, biz Sinem’le iş için görüşmeye devam edeceğiz.”

“Sedat bana hiçbir şey söylemedi Atila’yla ilgili.”

“Sedat bence Atila’yı tehdit olarak görmedi. Belki kendisi ondan daha genç diye, belki daha yakışıklı diye, bilmiyorum, ama onu senin yanında hiç düşünmediğini düşünüyorum.”

 

Cumartesi öğleye doğru anneme gittim. İşten ayrıldığımı öğrenince “Yazık olmuş” dedi. “Tarçınlı-Zencefilli Kahve mi?” deyip kendine engel olamazmış gibi gülünce,gelir gelmez elime tutuşturduğu tatlı tabağını önümdeki zigon sehpaya bıraktım.“Keşke bir hayırlı olsun” deseydin deyip çıktım. Anladım ki annem beni asla onaylamayacak. Ama bu benimle değil, onunla ilgili. Hayatta hiçbir şeyden memnun olmuyor annem, her şeyi herkesi eleştirince rahatlıyor. Bana düşen sadece ona benzememek. İleride, tek çocuğunun yanında durmaya katlanamadığı bir anne olmak istemem.

 

Öğleden sonra Sedat’la alışverişe gittik. Kahve, tarçın, zencefil aldık. Sedat arkadaşıyla konuşmuş. Instagram’dan duyurup çarşamba-cuma akşamları Kahveci’de Tarçınlı-Zencefilli Kahve’mi anlatacağım. Ufak tefek gelen siparişler beni sevindiriyor. İşler yolunda gidecek gibi görünüyor.

 

Akşam evde olmak istedim. Film izlerken Atila’ya dün gece cevap yazmayı unuttuğumu fark ettim. “Telefonumu şarj etmem lazım” deyip mutfağa gittim. Atila’ya mesaj yazdım. “Teşekkür ederim Atila, görüşmek üzere.”  Gönderdikten sonra sildim. Tam da Ertan’ın dediği gibi, Atila sayesinde alacağım siparişlerden olmak istemediğim için böyle yazdım. Yaptığımdan huzursuz oldum ve bir daha bu şekilde davranmamaya karar verdim. Kendime kurmaya karar verdiğim yeni dünyayı Atila’nın ya da bir başkasının taşımasına izin veremem. Kimseden beklenti içinde olmak istemiyorum. Kendimi kimseye bağımlı hissetmek istemiyorum.

 

Ya Sedat? Yanımda uyurken ona baktım.Yeni işim konusunda beni cesaretlendiren ve bana yol açan hep o. Bir an Sedat olmazsa ne yaparım deyip paniğe kapıldım. Aklımdaki düşünceleri kovmaya çalışıp kendimi biraz sakinleştirdiğimde hava aydınlanmaya başlamıştı.

 

Pazar kahvaltısını, “Sen hemen kalkma, ben bir çıkıp geliyorum” dedikten sonra Sedat hazırladı. Tekrar dalmışım, sıcacık açmayla dereotlu poğaçanın kokusuna uyandım. Sedat çalışırken ben bütün günü aylaklık ederek geçirdim. Üzerime yumuşacık battaniye alıp kanepenin bir bir ucuna, bir diğer ucuna kıvrılıp kitap okudum. Arada sızdım. Sonra kalkıp sahlep hazırladım. Sonra tekrar kanepede bu kez televizyon karşısında uykuya daldım. Akşama yemeğine otururken, dün geceki huzursuzluğumun biraz azaldığını hissettim.

 

Yemek yerken Sedat’a baktım. “Acaba evlenir miyiz, bir yuva kurar mıyız?” diye düşündüm. Peşinden kafamın içindeki sesi duydum: Yirmi iki günde bunu anlayamazsın. Şimdilik her şey iyi gidiyor, bu da sana yetiyor. Bırak, sevilmenin tadını çıkar.

 

Sedat evine gittikten sonra biraz televizyon izledim. Ertesi sabah uyanıp alelacele hazırlanıp işe gitmek zorunda olmadığını bilmek nasıl güzel bir duygu. Yatağıma yattım, elimi yastığımın altına yerleştirdim, huzurla uykuya daldım.

 

Pazartesi sabahı, her gün önünden geçtiğim, ama ben işe giderken henüz açılmadığı için bir türlü oturamadığım kafeye gittim. Kendime bir değil iki kahve ısmarladım. İlki Atila’yla çıkar ilişkisine girmekten vazgeçtiğim için. İkincisi, Sedat’la ilişkimi oluruna bırakmaya karar verdiğim için.

 

Belki Sedat’la ilişkimiz daha ileri bir seviyeye taşınacak. Belki yollarımız ayrılacak. Bu durumda Atila’ya kapılarımı açar mıyım bilemem. Hayat her gün sürprizlerle kapımı çalarken neden bunları düşünüyorum ki?

 

Sadece altı ayda bambaşka biri oldum. İlişkilerine kendini olduğundan farklı göstererek başlayan, sonra evlilik takıntısı yüzünden hızla terk edilen, kendine biraz ilgi gösteren erkeğe her an teslim olmaya hazır bir kadındım. Çiftleri kıskanıyordum. Şimdi olduğum gibiyim. Yeni iş heyecanının da etkisi olsa gerek, evlilik takıntım kendiliğinden dağıldı. İstikrarlı bir ilişkiye başladığımı hissediyorum. Bir erkek benimle ilgilendiğinde kendime ondan hoşlanıp hoşlanmadığımı sorabilecek ve hoşlanmıyorsam sırf evlenmek için o erkeğe toptan teslim olmayacak hale geldim. Hayatımda biri yokken başka çiftleri ölesiye kıskanmıyorum.

 

İkinci kahvemi bitirdim. Eve gidiyorum, yapacak çok iş var.

 

İçimden bir ses diyor ki: Her şey çok güzel olacak.

 

İçimdeki sese inanıyorum.

 

Son

 

Diğer bölümler

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
7
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    31 Ocak 2018 Çarşamba 16:15

    çok severek okudum çok.. yüreğinize sağlık gerçekten yol gösterici bir hikaye oldu teşekkürler..

    Cevapla
  •  
    27 Ocak 2018 Cumartesi 10:27

    bitmesin ama ,daha devamını bekliyorum, içinde kendimizi bulduğum nadir yazılardan biriydi,gönlünüze düşüncenize sağlık

    Cevapla
  •  
    24 Ocak 2018 Çarşamba 10:16

    yani daha net bir sonu olsaydı olmaz mıydı? böyle bir son beklemiyordum. her şey havada kaldı sanki....

    Cevapla
  •  
    24 Ocak 2018 Çarşamba 02:07

    Bir çok kez kendimi buldum bu seride. Yeri gelip kendimi sevdim yeri gelip eleştirdim ve en önemlisi aşırılıklarımdan kurtulma sebeplerini ve yollarını buldum, kendimi törpülemeye başladım.teşekkürler.. Ama bitmese olmaz mıydı ?

    Cevapla
  •  
    23 Ocak 2018 Salı 00:20

    Yaa son mu şimdi nasıl son olur yaa:( ya lütfen devamı gelsin lutfen

    Cevapla
  •  
    22 Ocak 2018 Pazartesi 19:54

    Neden bu seri yazı dizi sonlandı?

    Cevapla
  •  
    22 Ocak 2018 Pazartesi 13:21

    bende böyle bir son beklemiyordum ama yaa süpriz bir evlilik teklifi yada ayeılık yada başka birşey...ama hikayeyi zaten devam ettiği gibi bırakmışsınız..!bu kesinlikle bir son değil!

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön