Yarın hava çok güzel olacak

Yarın hava çok güzel olacak

“Hadi ya... Gerçekten böyle mi olmuş?”

“Evet. Kadının yazdığı bu.”

“Beli sakatlanıyor. Kıpırdayamıyor. Müfit’i arıyor ama ona ulaşamıyor, mesaj bırakıyor. O arada en yakın arkadaşım dediği oğlanı arıyor. Oğlan alıp onu doktora götürüyor, eve getiriyor. Beline masaj yaparken Müfit geliyor. Oğlanı üstü çıplak kadına masaj yaparken görüyor. Üstünde donla bırakıp telefonunu alıp kapı dışarı ediyor. Oğlan kapıda, Müfit evde tek kelime etmeden bekliyor. Hava aydınlanırken onun o halde taksiye bindiğini gördükten sonra çıkıp gidiyor.”

“Evet.”

“Nasıl bitirmiş mektubu? Bana bir okusana.”

“Müfit.

O gün sabaha kadar sana yaptığım açıklamaları bir kere daha tekrar ediyorum. O akşam, onun yanımda bulunmasının sebebi sana ulaşamamamdı. Bir başka arkadaşımı değil onu aradım, çünkü acil yardıma ihtiyacım vardı ve en hızlı gelebilecek kişi oydu. Doktor, rahat edeceğim yerde yatay vaziyette olmam gerektiğini söylediği için kendi yatağımdaydım. Kendi kendime sırtıma merhem süremediğim için, o bana yardım ediyordu. Hava sıcak olduğu için tişörtünü çıkarmıştı. Onunla aramızda hiçbir şey geçmedi ve geçmeyecek.

 

Eğer istemiyorsan, artık onunla görüşmeyeceğime dair sana söz veriyorum. Sevdiğin kişi tarafından yapmadığın bir şey için suçlanmak, sözlerinin doğruluğunu ispatlayamamak çok çaresiz hissettiriyor insana kendini. Üzerinden uzun zaman geçti. Olanları sakince bir kez daha düşünürsen beni anlayacaksın.

 

Lütfen bize, ikimize bir şans ver.”

 

“Sinem, Müfit bu kadını bir daha aramaz.”

“Niye öyle dedin?”

“Bence mesele kadına inanmaması değil.”

“Ne peki?”

“Başından beri demiş ki, ben bu adamdan huzursuz oluyorum. Belki beraber olduğu kadın onu arkadaşı olarak görüyordu ama adam belli ki onu arkadaşı olarak görmüyormuş.”

“Ama kadının sırtına merhem sürerken tişörtünü çıkardı diye niyetinden şüphe edemeyiz ki...”

“Edemeyiz de... Sinem, birinin davranışlarında hep kötü niyet aramamak lazım tamam da... Her gördüğünü yok sayıp hep iyi niyet aramak da budalalık bence.

“Ama kadın anlatmış. Onun tarafını tutmuyorum, ona sinir oldum, ayrı. Ama açıklamaları makul, Müfit de aralarında bir şey geçtiğini iddia edemez.”

“Sinemcim, mesele o gün o adamın, o kadının sırtına beline üstü çıplak masaj yapması değil. Müfit sevgilisini bütün erkeklerden kıskanmıyor, bir erkekten kıskanıyor. Aslında kıskanmak da değil bak, o adamın niyetini hissediyor ve onun sevgilisinin etrafında dolaşmasını istemiyor. Bunu da açıkça kadına söylüyor, en az birkaç kez tekrar ediyor. Gelgelelim sevgilisi, arkadaşım dediği adamın niyetini inkâr ediyor.”

“Niye inkâr ediyor diyorsun? O da mı biliyor aslında arkadaşının niyetini?”

“Tabii ki biliyor. Bir kadın, bir erkeğin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını anlar. Ama bazen anlamıyormuş gibi yapar.

“Niye?”

“Anladığını belli ederse, o erkeğin kendisine karşı ilgisi olduğunu kabul etmiş olur. Bunu kabul edince, bir seçim yapması gerekir. Bu seçim, o erkeği kabul etmek ya da reddetmektir. Eğer kadın o erkeği kabul etmek istemiyorsa ama reddetmek de işine gelmiyorsa ilgisini görmezden gelir.

“Reddetmek niye işine gelmesin?”

“Reddetmesi halinde doğacak sonuçlar var. Bu sonuçlarla karşı karşıya kalmak istemez.”

“Ne tür sonuçlar meselâ?”

“İş ilişkisi içindedir, reddederse o adamı da onun vasıtasıyla kazandıklarını da kaybeder mesela. Bu ille de para olmak zorunda değil. O adamla beraber bir çevreyi kaybedebilir, bunu göze alamaz mesela.”

“İlginç tespit. Bu erkekler için de geçerli değil mi?”

“Kesinlikle geçerli. İkinci ihtimal, ona acıyor, kalbini kırmak istemiyor olabilir.”

“Başka?”

“Sinem gece yarısı olmak üzere, bundan fazlası gelmiyor aklıma. Ama Müfit bence düzgün adam.”

“Niye öyle dedin?”

“Beraber olduğu kadına açıkça o adamdan huzursuz olduğunu söylüyor, dürüst davranıyor. Evde, üstelik kadının yatağında yarı çıplak görüyor, darp etmiyor. Sabaha kadar kadınla hiç konuşmadan oturuyor, çıkıp gidiyor. Kavga gürültü yok, şiddet yok, hakaret yok. Net bir adam.”

“Evet.”

“Yalnız böyle bir tecrübeden sonra, bu adam beraber olduğu kadının en yakın arkadaşının erkek olmasına hemen alışamaz. Yani sözüm sana.”

“Ne yapayım?”

“Zamana bırakmak lazım. Sen eski sevgilisi değilsin, başka birisin, ben de onun eski sevgilisinin en yakın arkadaşı değilim, başka biriyim. Hisseder zaten. Ben sana nasıl bakıyorum, nasıl davranıyorum, bunları alttan alta izler. Sonra da rahatlar.

 

Telefonu kapattıktan sonra koltuğu pencere kenarına çektim. Gökyüzünde yıldızların parladığını görünce sevinçle doldum. Yarın hava çok güzel olacak.

 

 

23 Ekim 2018 Salı hthayat.haberturk.com’da...

 

 

Diğer bölümler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön