Evlilik ve ruhsallık

Evlilik ve ruhsallık

Üniversitede bir grup öğrencimle evlilik üzerine konuşuyorduk. Bir kez daha gördüm ki; gençler dünyaya ve dünyasal değerlere odaklı yaşıyorlar. Evlilikten beklentileri de güzellik, yakışıklılık, para gibi dünyasal şeyler. Oysaki evlilik dünyada yaşanır ama özü ruhsaldır. Ruhsal birlik, zenginlik ve aydınlık içinde olmadan iki insanın birlikte yaşaması, birbirine dayanması, beraberlikten zevk alması, aynı yatağı paylaşması ve gerçek mutluluğa ulaşması çok zordur.

 

Düşünebiliyor musunuz? 25, 30 yaşına kadar ayrı yaşamış, ayrı ailelerde, ayrı örf, adet, gelenekler içinde büyümüş, ayrı koku, ayrı lezzetlerden zevk almış, ayrı amaçlar, ayrı meslekler edinmiş, farklı ihtiyaçlar ve farklı ruh halleri içinde yetişmiş iki insan; dünyasal heves, istek ve gereksinimlerini karşılamak amacıyla evlilik birliği oluşturduklarında eğer bu birliktelik ruhsal gıdalarla beslenmezse çok çabuk zayıf düşer, hastalanır, parçalanır, belki de ölür. Nitekim evliliği yalnızca dünyasal yaşam ve gereksinimlerle özdeşleştiren gençler eğer ekonomik özgürlüğe sahiplerse evliliği yürütmüyor ve yağmur gibi boşanıyorlar.

 

Evlilik; açık, net, berrak ilişkiler içinde kurulmalı; içine kesinlikle yalan, dolan, aldatma katılmamalıdır. Oysaki gençler evlilik girişimlerine dünyasal hesaplar ile giriyorlar zenginlik, kariyer, şöhret, fizik ön plana çıkıyor. Bu konularda eksikleri olanlar saklıyor, gerçekleri ortaya koymuyor veya kaybederim korkusu ile yalan söylüyorlar. Evlenip bir evde, bir odada, bir yatakta yaşamaya başlayınca her şey ortaya çıkıyor.

 

Evlilik çıkar hesapları üzerine değil, esirgemeden vermek; birbirini kullanmak değil, yaşamı saygıyla paylaşmak amacıyla kurulmalıdır. Annelerine, babalarına dayanmaya, hep almaya ve hoyratça kullanmaya alışmış olan gençler evlenir evlenmez eşlerini de kullanmaya yelteniyorlar.

 

Ruhsal zenginliğin en değerli meyvesi esneklik ve uyumdur. Kadın, erkek; yin, yang enerji birlikte yaşamak, birbirlerini tamamlamak üzere yaratılmışlardır. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal yapıları buna göredir. Bu uygunluğu sürdürmek, sertlik, dayatmacılık, söz dinletme ve üstünlük kurma çabası ile değil, anlayış ve uyum ile olur. İki insanın uyum sağlamadan, dostluk içinde yaşaması olası değildir.

 

Evlilik terapistleri sorunlarla karşılarına gelen insanlara, “Sizler kötü insanlar değilsiniz, ilişkiniz kötü” diye söze başlarlar. Eşler arasındaki uyum; gülün koku vermesi, rüzgârın ılgıt ılgıt serinletmesi gibi karşılık beklenmeden ortaya konulmalıdır. Uyum fedakârlık olarak görülürse, yardımlaşma fedakârlık gibi söz konusu yapılırsa, tarafları borçlu-alacaklı duruma düşürür. Borç-alacak yükünün altından kalkmak zordur. İnsanlar borçlu kalmak istemez, alacaklı ise hiç sevilmez. Evlilik beklenti içinde olmak veya almak değil, vermektir. Evliliğe mutluluk beklentisi içinde girenlerin mutluluğu bulabilmeleri olanaksızdır. Çünkü başkaları size mutluluk veremez, mutluluğu insanın kendisinin yaratması gerekir. Mutluluk, başkalarından mutluluk bekleyen güçsüz ve beceriksiz insanların işi değil, başkalarını mutlu etmeye talip olabilecek kadar mutlu, güçlü ve güven içinde yaşayan insanların işidir.

 

Evlilik eleştirerek, yargılayarak, horlayarak, suçlayarak yürümez. Evlilik yoluna güzellik, renk ve lezzet katan şeyler takdir, tebrik ve teşekkürdür. İnsanları değiştiremezsiniz, ama iyi yönlerini gördüğünüz insanı takdir ederek ilgisini iyi yönlerine çekebilirsiniz. Çünkü insanları en çok motive eden şey iyi yönlerini göstermek ve iyi yönleriyle anılmaktır. Eşinizi takdir ediniz; bir gün hep iyi yönlerini yaşamına uygulayan, beğendiğiniz bir insanla birlikte olursanız hiç şaşırmayınız.

 

Evlilik birlikte gelişmek ve gelişim yolunda birlikte yürümektir. Yalnız olduğunuz günlerden daha güçlü olmak, birlikte gülmek, birlikte sevinç ve coşku duymaktır. Eğer evliliğin hedefi olarak eşinizin özgürlüğünü, olgunluğunu ve mutluluğunu alırsanız, bir gün özgür, olgun, güçlü ve mutlu bir insanla birlikte yaşamanın mutluluğuna ulaşırsınız. Ne güzel değil mi?

 

Yazı: Öğretim Görevlisi ve Yazar İnal Aydınoğlu

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 223

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 1669

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1393

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3154

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 1279

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön