Siz de şaşkın mısınız?

Siz de şaşkın mısınız?

Benim kadar şaşkın olanınız var mı içinizde? Merak ettim. Sabah evden çıkmamla beraber başlıyorum saçmalamaya. Önce, gideceğim yeri -defalarca gitmeme rağmen, başka bir dükkâna alık alık bakayım derken- kaçırıp geçiyorum, sonra geri dönüp buluyorum, çoğu zaman da 5 defa da gitmiş olsam bulamıyorum.

 

Yan sokaktaki fırına giderken "Haydi bu kez de başka bir yolu deneyeyim" dediğim anda işler karışıyor, dönüp dolaşıp nasıl beceriyorsam evin önüne geliyorum ama asla başka bir yoldan fırını tutturamıyorum.

 

Sabah gittiğim şarküteride 2 kasa var. Boş olan kasaya aldığım yiyecekleri tek tek yığarken sağda, kasanın başında duran kasiyer beni şaşkınca izliyor, neden bilinmez, uyarmıyor. Kasaya aldığım onca şeyi bırakıp beklemeye başlıyorum, neden sonra az ötemde beni izleyen kasiyeri fark edip aldıklarımı tek tek o kasaya taşırken pişkinliği elden bırakmadan "Ay, ben daha uyanamamışım belli, sizi fark etmedim" gibi abuk bir şey çıkıyor ağzımdan. Kızcağız da arkamdan güleceğini bildiğim halde beni onaylayan bir şeyler söylemeye çalışıyor.

 

Kendi izlerimi takip ederek sağ salim eve varıyorum. Öğleden sonra her gün gidip geldiğim 2 durak ötemdeki metro ile Taksim'e gitmeye çalışıyorum, hala "Akbil" dediğim İstanbul Kart'ım nedense içinde bakiye olmasına rağmen gişede ötmüyor, tersini çeviriyorum (neye yarayacaksa), yine ötmüyor, kendi kendime söylenmeye başlıyorum ‘"Ayh, sizin yapacağınız gişeye ben... Bu devirde hala bu ilkel sistemler" bilmem ne (sanki Avrupa'da başka bir yolu varmış gibi metroya binmenin), güvenlik bana doğru geliyor "Hanfendi elinizdeki kredi kartı" diyor. İnanmayarak bir adama, bir karta bakıyorum.. "Hay Allah dalgınlık işte" gibi bir cümle çıkıyor ağzımdan, yüzümün yavaş yavaş kızarmaya başladığını hissederken çaktırmamak için gülümsemeye çalışıyorum.

 

Yanımdan geçen ve manzarayı gören gençlerin kahkahalarına karışıyor saçma sözlerim. O güvenlikle bir daha karşılaşmamayı umarak Taksim metrosunda Gezi Parkı yönünden çıkmaya çalışıyorum ama nafile. Bazen çıkabiliyorum, bazen çıkamıyorum, bunun sebebini henüz çözebilmiş değilim. Çıkabildiğim günler içimden zafer çığlıkları atıyorum. Öyle istiyorum ki bazen başka sokaklardan giderek aynı yere varabilmeyi ama nerede…

 

Her gün gittiğim vize ofisinin gişesinden numaramı alıyorum beklemeye başlıyorum, neden bilinmez,her bana sıra geldiğinde heyecanlanıp elimdeki evrak, pasaport, fotoğraf, para ne varsa düşürüp yerlere saçıyorum, tek tek toplamaya çalışırken sıram geçiyor. Sanırım, benim sakarlığımı fark etmiş olan çalışanlar sıralarını nezaketle bana veriyorlar. Sağ salim işimi bitirip dönüş yoluna geçiyorum. Yen bir kaos, yine metro, yine yön bulma sorunum... Birkaç denemeden sonra yönümü bulup evime dönüyorum. 2 duraklık mesafede pek çok badire atlatmış biri olarak acıktığımı fark ediyorum, 1 litre suyu kaynatıp tencereye boşaltıyorum, "Acaba makarnaya mı kaynar su kullanıyorduk? Yoksa hazır çorbaya mı?" diye bir an aklımdan geçiriyorum, sonra paketin arkasına bakıyorum, "Aaa, 'soğuk su' diyor, neyse, böyle de olur herhalde" diyorum ve tabii ki lapa gibi olan çorba bulamacını lavaboya döküyorum. Yıllardır haftada en az 4 kez hazır çorba yapan biri olarak soğuk suya eklemem gerektiğini bir türlü hatırlayamıyorum.

 

Bir restoranda lavaboya gitsem tekrar yerime dönebilmek için gidene kadar belli başlı noktaları kafamda işaretliyorum; bir restoranın lavabosu ne kadar uzakta olabilir? Ya da bulmak ne kadar zor olabilir? Kendimi restoranın mutfağında ya da alakasız bir yerde bulduğum da oluyor. Lavabodan çıkabildiğim zamanlarda da masayı bulamadığım için erkek arkadaşımı arayıp "Şey, ya, el kaldırır mısın rica etsem, ben yine kayboldum da" diyorum. Bu durumuma alışkın olan erkek arkadaşım, arka sokaktaki bakkala dahi gitsem yolu tarif edip her seferinde arkamdan "Kaybolma!" diye sesleniyor.

 

Sizin de başınıza böyle şeyler geliyorsa yorumda paylaşırsanız çok mutlu olurum. Kendimi yalnız hissetmem böylece.

 

Ecem Smart

 

Görsel: Gabe Kronisch

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    31 Ekim 2018 Çarşamba 04:12

    açıkcası içinde bulunduğunuz durumun sıklık derecesini merak ettim. süregelen şekilde olmasada odaklanma ve strese bağlı belirtilerden dolayı benzeri olaylar başıma geliyor. Hatta şaşırmamayı ögrenmeye bile başladım diyebilirim :)

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön