Bazen üşümek de güzeldir!

Bazen üşümek de güzeldir!

Of ki ne of! Puslu mu puslu, karanlık bir gökyüzüne gözümüzü açmaya başladık. Yazı uğurlamak istemiyorum ama ne çare? O zaman ne yapalım? Haydi, hep beraber depresyona mı girelim? Malum, kış ayları depresyonların arttığı, bize veda eden güneşle beraber serotonin hormonunun düştüğü, mutsuzluğun ivme kazandığı mevsim... Kitapları, çayları elimize alalım, cam kenarında, battaniye altında okumaya devam mı diyelim? Tamam, okumalara devam diyelim. Evet, bir süre depresif takılalım, mahsuru yok. Bazen olması gerekendir de sorun değil. Her zaman mutlu olmaya kurulmuş robotlar değiliz zira hiçbirimiz. Şöyle bir sindire sindire havayla beraber iç sıkıntımızı yaşayalım. Bunalım takılmalara okey... Hakkını layıkıyla verelim, verelim de nereye kadar? Kaç gün, kaç hafta? Ya giden ömür, tükenen günler? Kendimizi kışın hüznüne teslim mi edelim?

 

Hey dostlar, size söylüyorum... Evet, şöyle bir enerji düşüşü yaşadığımız doğrudur. Yaz mevsiminin güneşi, denizi, tatili, başıboşluğu bizi terketti. Ama yine yaz gelecek. Kışı yaşamazsak yaza kavuşamayız ki. Ne yapacağız o halde?

 

Şimdi de montlara sarılıp deniz kenarlarına koşma vaktidir, haydi! Bizlerin iç dünyası gibi kabaran denizi seyretmenin, denizin çılgın dalgasından sıçrayan suyla ıslanmanın zamanıdır. Renkli şemsiyelerin altında yürüyüşler yapmak, daha sakinleşmek, dinginleşmek, biraz kendini dinlemektir kış mevsimi; yaz günlerinin çılgınlığına inat...

 

Kışa savaş açmayacağız. Kışı yaşayacağız. Nefes alıyor olmanın verdiği hazla, sağlığımıza şükrederek... Yağmuruyla, karıyla, puslu havasıyla, yoldan geçen arabaların üzerimize sıçrattığı suya da tebessüm ederek tadını çıkaracağız. Mis gibi deniz kenarında sıcacık cafelerde kahvelerimizi yudumlayacağız şimdiden sonra. Sinema keyfi yapacağız elimizde mısırlarla. Kartopu savaşları da bizi bekliyor. Tabii eğer lapa lapa kar yağarsa bu yıl çocuklarıma kardan adam yapacağım, burnuna havuç da takacağım:)

 

Ya sonbahar? Sonbaharın sararan yapraklarını görmeyelim mi yani? Haydi, çıksanıza dışarı ağaç diplerine dökülmüş çatırdayan, kurumuş yaprakları toplamaya...

 

Ya, hayat güzel arkadaşlar, yaşamak ise dört mevsim güzel. Yalnız takıldık, bir süre kabuğumuza çekildik, üzerine azıcık depresyon ekledik, biraz bunalım kattık, uyuduk, uyuduk dışardaki soğuk havayı reddedercesine. Haydi, kalkma zili çalıyor artık. Pembe tablolar çizmiyorum sizlere. Ancak yaşıyorsak nedenler bulmalı, mutluluğa sebepler yaratmalıyız. Gam, tasa yok mu? Elbette var hayatlarımızda sıkıntılar. Ama kenarlarına biraz eğlence katalım be!

 

Şükretmeye, hayatı hissetmeye, belki üşümeye, ıslanmaya, titremeye de ihtiyacımız vardır. Bazen üşümek de güzeldir...

 

Kış mevsimine kocaman kucak açıyoruz; yaşamaya devam...

 

Ferah Uzundurukan

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön