Hayatın içinden - 11

Hayatın içinden - 11

Hatırlamak lazım sık sık ölümü. Bugün elini tuttuğun insanın yarın tabutuna sarılabilirsin. Öpmeye bile kıyamadığın o ten, yarın toprak olur, dokunamazsın. Bugün tartışıp kırdığın, alamadığın gönlünü yarın musalla taşında gördüğünde, işte, artık çok geçtir.

 

Geri dönüşü olmayan yolculuk başlamış; kulaklar duymaz, gözler görmez, eller tutmaz, gönüller hissetmez artık. Ruh asıl sahibine iade edilmiş, ten toprağa karışmıştır. Geri kalan can -benlik- kendi derdindedir. Arkasından ağlayıp sızlayanları, af dileyenleri, helallik isteyenleri, “Keşke...” diyenleri artık duymaz, görmez, hissetmez, cevap vermez. Film bitmiştir ve ışıklar yanmıştır. Salon hızla boşaltılmalıdır. Yeni seans için hazırlık yapılmalıdır. Herkes geri kalan hayatını yaşamaya devam edecektir. Kimine göre onun yeri doldurulamaz. Kimine göre asla unutulmaz. Gerçek hiç de öyle değildir. Büyük bir çoğunluk adını bile hatırlamaz bir süre sonra. Bir kaç istisna vardır. Evlat ana-babayı, ana-baba evladını, gerçek seven sevdiğini, unutmaz, unutamaz. Hatıraları hep canlıdır. Onlarla avunur, onlara tutunur. En kısa sürede kavuşmak ümidi taşır. Acısı her daim tazedir. Onun için akıtılacak gözyaşı her zaman rezervedir. Onu hatırlatan eşyalar, yazılar, yerler, müzikler geride kalan için artık kutsaldır. Beraber zaman geçirdikleri mekanlar kalanlara acı verir. Oralardan uzak durmaya çalışırlar. Fakat oralardan fazla da ayrı kalamazlar. Acı onları çeker adeta bir ihtiyaç gibi.

 

Geçen gün bir tanıdığım, oğlunun vefatının ertesi günü 14. yaş günü pastasını mezarı başında kestiler. Aile fertlerinin ona söylemek isteyip söyleyemedikleri o kadar çok şey vardı ki. On dört yaşında bu yolculuğa çıkacağını beklemiyorlardı ki... O vakti Yaradan’ın dışında bilen yok.

 

Sevdiklerinize iyi davranın. Henüz yaşanacak günleri varken. Ölüm meleğinin görevini yapmak üzere, onların da bizim de yanımıza nerede, ne zaman geleceği bilinmediğinden, bu dünyada misafirliğimiz süresince sevdiklerimize ve kendimize iyi davranalım. Mutlu vakitler geçirelim. Onları gücendirmeyelim, gönül kırmayalım. Çünkü her an çok geç olabilir.

 

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.



Yahya Kemal BEYATLI

 

31.07

Meserifi

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön