Sosyal medya ve çocuklar

Sosyal medya ve çocuklar

Çocuklarımız sosyal medya ve hayatımızdaki varlığından olumsuz yönde etkileniyor olabilirler mi? İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında neyin doğru iletişim yolu olduğuyla ilgili kafalarımız karışır oldu. Oysa, yüz yüze iletişim sayesinde yalnızlık ve izolasyon duygularından arınabiliyoruz.

 

Sosyal çöplük

Geçtiğimiz günlerde yaşamakta olduğumuz zamanların bizim çocukluğumuzdaki zamanlardan ne kadar farklı olduğunu idrak ettim. Küçük kızımın bir arkadaşının partisine davet edilmediğinde yaşadığı hayal kırıklığına tanık oldum. Sağlam bir gerekçe yoktu elbette, sadece partinin sahibi kız bütün ilgi onda olsun, kimse bizimkiyle ilgilenmesin istiyordu. Her ne kadar bizde gayet güzel bir akşam geçirmiş olsak da, kızımın arkadaşlarının bu davranışından dolayı öfkelenmekten kendimi alamadım. Asıl canımı sıkan, diğer kızların bu adil olmayan davranışa karşı tek bir cümle kurmamış olmalarıydı.

 

Ne yazık ki bu davranışta yeni olan hiçbir şey yok. Şu anda gençler, benim o yaşlarda olduğumdan daha da acımasızlar. Çünkü şu anda farklı olan, herkesin birbirinin hayatıyla ilgili her şeyden haberdar olması. Bugünün gençleri sosyal medya sayesinde hangi gruplar tarafından kabul gördüklerini ve kimler tarafından sevilmediklerini derhal çözebiliyorlar.

 

Gerçek manayı kaçırmak

Çocuklar ve gençler “arkadaş alışverişi” ve “kolayca saklan/kolayca yapıyormuş gibi yap” kültürüne adapte olmuş durumdalar. Bu duygular çevrimiçi dünyada çok çabuk karşılık buluyor üstelik. Özellikle, gerçek hayatında sosyalleşme konusunda çok da başarılı olamayan kişiler için internetteki platformlar vazgeçilmez alanlar oluyor. Çevrimiçi bir varoluşla arkadaş sayısını arttırmak çok kolay. Bu kolaylık, çok daha boş ve anlamsız ilişkiler kurulmasına neden oluyor. Sosyal medya ve çevrimiçi ilişkiler insanlarla tanışmanın ve sosyalleşmenin en önemli alanı haline gelmiş bulunmakta. Ergenlik dönemindeki çocukların yalnızca %25 kadarı gerçekten gerçek arkadaşlarla sosyalleşiyor ve kaliteli vakit geçiriyor. Ben gençken bu durum tam tersiydi.

 

Bence bu çevrimiçi kültürün yaygınlaşma etkisi bizim anlayabileceğimizden çok daha endişe verici. İletişim duygusuna sahip olmanın çok daha derinlerde bir yerde yaşam kalitemizi arttırdığına inanıyorum ve teknolojik varlığımızın hızlı bir şekilde büyümesi bu gerçeği unutmamıza neden oluyor sanki. İsterseniz geri kafalı deyin bana ama “arkadaş ekle” butonuna basmak mantıklı ve gerçek gibi görünebilir ancak bence sadece endişe verici.

 

Uyanma çağrısı

Kızımın arkadaşı gibi davranışlar sergileyen çocukları gördüğümde çok çok endişeleniyorum. Korktuğum, gençler sosyal medya üzerinde gerçekleştirdikleri gerçek olmayan acımasız davranışları gerçek hayatlarına daha çok adapte edecekler. Şimdi internet yaşamıyla gerçek yaşam birbirinden farklı diyerek benimle tartışacak çok insan olacak, bu bakış açısını anlıyorum fakat katılmıyorum.

 

Biriyle yüz yüze iletişim kuramayıp yalnızca elektronik ortamda konuştuğumuzda, kendimizi ve o kişiyi daha ideal, daha iyi bir halimizde sunduğumuzu fark ediyorum. O kişilikte hatalar ve kusurlar yok oluyor. Sıkıntılar daha da azalıyor ve ekranın arkasında yüzleşmek çok daha kolay.

 

Elektronik ortamda sevgi, kabul ve iletişim arayan insanlar genel olarak öz güven problemi yaşayan insanlar oluyor. Kendi hayatlarında kendilerini görünmez, yanlış anlaşılan ve izole edilmiş bireyler olarak hissediyorlar. Ancak başlangıç noktaları genel olarak öfke, bastırılmış duygular, nefret, üzüntü gibi duygularla kökleniyor. Böyle düzensiz bir temellendirme ileride problem olabilir.

 

Risk altındaki ün

Kızımın yaşadığı bu tecrübe önemli şeyleri görmezden gelip gelmeyeceğimizi düşündürdü bana. Arkadaşları onun varlığını unuttular ve tüm gece fotoğraflar paylaştılar ve ne kadar eğlendiklerini gösterdiler. Bu durum böylesi teknolojik olarak iç içe olduğumuz bir dünyada yolumuzu bulmamızın ne kadar zor olduğunu gösterdi bana. Kızımın üzüntüsünü görmek beni çok üzdü ama bir o kadar da bu tecrübeden öğreneceklerine sevindim. Onu böyle zamanlarda desteklemeye devam edeceğim. Yine de onu böylece dışlayan arkadaşı için de çok üzüldüm.

 

Çocuklar ve gençler kalabalık neredeyse orada olmayı tercih eder olmuşlar. Tek bir hata ve tek bir hareket sebebiyle dışlanacaklarını öğrenmişler. Artık kimse düzgün davranış ve kibarlık için çabalamıyor, kaybedecek çok şeyleri var.

 

Nasıl yardımcı olacağız?

Çocukların birbirleriyle yüz yüze iletişim kurmaları şart. Birebir iletişimin içsel iyi halimiz için çok faydası var; çocuklarımızı da bizi de olumlu yönde etkiliyor. Sağlıklı insanlarla bir arada olmak gerçek manada sağlığımızı iyi yönde etkiler. Daha iyi insanlar oluruz. Arkadaşlarla buluşmak ve iletişim kurmak bizi daha derinden bağlar. İnsanlarla bağımız derinleştikçe internette olduğu gibi onlardan vazgeçmemiz de zorlaşır. Değerlilik ve ait olma duygusu yaratır. 

 

Ben kızımı açıklığı ve dürüstlüğünden dolayı çok seviyorum. Ona şunu öğrettim: İnsanlar ona ya da başkalarına kötü davranmaya başladığında bu aslında bir yardım çığlığı. Böyle durumlar online yaşamın ayrı şey, gerçek hayatın başka şey olduğuyla ilgili açık birer örnek. Onlara, sosyal medyada süren yaşamı gerçek hayatta olanlarla değişmemek gerektiğini öğretmemiz gerek. Gerçek hayatta öğrendikleri iyi davranışların ve sayının her daim uygun ve gerçek olan olduğunu hatırlatmalıyız. Tam tersinin doğru olmadığını öğretmeliyiz. Eğer bunu başarabilirsek umut var demektir.

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön