Çocukların diş problemlerinde acil müdahaleler

Çocukların diş problemlerinde acil müdahaleler

Gözbebeği çocuklarımızın her ihtiyacını karşılamaya çalışsak da günlük hayatın koşuşturmacası içerisinde bazen sorunlar kapıyı çalmadan gereken özeni ne yazık ki gösteremeyebiliyoruz, çok önemli konuları dikkatimizden kaçırabiliyoruz. Onlardan biri ve en sık ihmal edileni ağız ve diş sağlığı! Oysa "Nasılsa kalıcı diş değil, yenisi çıkacak" diye ertelenen süt dişindeki rahatsızlıklardan kırılan dişe dek bazı ihmaller çocukta dikkat dağınıklığından kalbe dek birçok soruna yol açabiliyor. Beklenmedik durumlarda karşınıza çıkabilecek diş problemlerinin üstesinden gelmenin yolları mevcut. Ancak sorunlu dişe kalıcı tedavi uygulanmazsa çok daha ciddi sorunlar kaçınılmaz olacaktır.


Gece diş ağrısıyla uyanırsa

Çocuğunuz bir gece ansızın diş ağrısı ile uyanırsa ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Aileler en sık “Dün gece dişi çok ağrıdı” şeklinde şikâyetle geliyorlar. Böyle bir durumda, ağrıyan bölgeye daha özen göstererek hemen çocuğunuzun dişini fırçalayın.  Diş temizliği sayesinde rahatlama oluşacaktır. Ağrıyan dişin olduğu bölgeye 5’er dakika aralıklarla 5’er dakika boyunca dışarıdan, ince bir tülbentle sarılmış buz uygulaması yapmak önemli. Buzun etkisiyle hafif bir hissizlik oluşacaktır. Bu da ağrı hissini azaltır. Ayrıca buz o bölgeye gelen damarların daralmasını sağlayarak kan akışının azalmasına neden olacak ve bu sayede iltihabın aktif halini baskılayacaktır. Ama ağrı yine de geçmezse çocuğun yaşına ve kilosuna uygun dozda ağrı kesici verilerek geceyi rahat geçirmesi sağlanabilir ancak bunlar geçici çözümler. Mutlaka çocuk diş hekimine giderek tedaviye başlamak gerekir. Dişin durumuna, çocuğun yaşına göre tedavi çeşitleri değişmektedir. Ancak doğru tanı ve tedavi ile çocuğunuzun ağrı problemi ortadan kalkabilir.

 

 

Dişi kırılırsa

Çocukların en sık karşılaştıkları yaranmalardan biri de dental travmalar. Yaş grubuna göre görülme sıklığında da artış olabiliyor. En çok travmanın olduğu yaş aralığı 1-3 ve 7-10 yaştır. 1-3 yaşlarında çocuklar yeni yürümeye başladıkları ve henüz motor hareketleri iyi kontrol edemedikleri için ev kazaları sık yaşanmakta. 7-10 yaş grubu çocuklarda okula alışma süreçleri ve en hareketli oldukları çağ olduğu için okulda çocukların birbirlerine çarpmalarından kaynaklanan kazalar en sık karşılaştıklarımız arasında. Bu kazalar sırasında diş kırılması ya da dişin tamamen yerinden çıkmasına sık rastlanıyor. Böyle bir durumda annenin veya öğretmenin sakin olması ve soğukkanlılığını koruması önemli. Diş hekimine ulaşana kadar geçen zamanın çok büyük önem taşımaktadır. İlk müdahalenin doğru yapılması, çocuğun ömür boyu yaşayabileceği problemlerin önüne geçilmesini sağlayacaktır. Eğer diş kırıldıysa mutlaka kırık parçaları bulun. Kırılan parçaların nemli bir ortamda taşınması çok önemlidir. Bunun için en uygun solüsyon süttür. Kırılan dişi marketten alacağınız bir paket sütün içine atın ve çocuk diş hekimine ulaştırın. Bu sayede uygun koşullarda gelen kırık parça dişe yapıştırılarak hiçbir estetik kayıp yaşanmadan eski haline dönmesi mümkün olacaktır.

 

Dişi yerinden çıkarsa

Çarpışma veya kaza sonucu diş yerinden tamamen çıkabilir de! Böyle bir durumda yerinden çıkan dişin bulunması çok önemlidir. Yerinden fırlayan diş kalıcı bir diş ise dişin kuronundan tutarak kökünü akan suda temizleyin, kesinlikle diş köküne dokunmayın ve dişi yerine yerleştirin. Bir peçeteyi rulo haline getirerek ısırtın ve çocuk diş hekimine gidin. Eğer dişi yerine yerleştiremiyorsanız, dişi kökünden tutmadan bulunduğu yerden alarak sütün içerisine koymak ve en hızlı şekilde hekime ulaştırmak gerekir. Çocuk diş hekimi diş tekrar yerine yerleştirecek ve sabitleyecektir. Daha sonraki dönemde bu dişe kanal tedavisi yapmak gerekmektedir. Eğer yerinden fırlayan diş süt dişi ise dişi bulun ve hekiminize ulaştırın.

 

Çocukların ağız-diş sağlığı ile ilgili acil müdahaleleri bilmek onların ağrı hissini azaltmakta ve tedaviyi kolaylaştırmada büyük önem taşıyor. Ancak bunların geçici çözümler olduğu, mutlaka bir çocuk diş hekimi tarafından kontrolü yapılması gerektiği ve tedavilerin ertelenmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

 

Dr. Dt. C. Ceren Soytuna

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön