Çeyizci ile Ayakkabı Doktoru’nun saadeti

Çeyizci ile Ayakkabı Doktoru’nun saadeti

Perili Fatma - 25

 

Perili Fatma bu işe on sekiz yıl önce küçük mahallelerde, sokak aralarında dolaşarak başlamıştı. Bohçasına doldurduğu çamaşırları bahane ederek, fal bakma bahanesiyle  başkalarını, çoğunlukla kadınları kâh uyarmış kâh yüreklendirmişti. Onlara hiç yalan söylememiş, istihbaratı olmadığı zamanlarda hal ve tavırlarını, yüzlerindeki çizgileri, üzerlerindeki giysileri okuyarak yarınlarına değil ama hayatlarına ayna tutmuştu. Gerçi bunun için pek de hafifsenemeyecek hileli bir yola başvurduğu olmuştu, ama bu onun kendi deyişiyle hep “tamirat” içindi. 

 

Fal bakmadığı zamanlarda oturduğu çiçek tezgâhında da başkalarına iyi dileklerde bulunmaya devam etmiş, bu yaptığı ile hayatının akışını değiştirecek kişi ile tanışmış, onun sorularına cevap verirken hayatta en çok ne istediğini bulmuştu. Mahalle aralarında sırtında bohça ile falcılığa başladıktan on yıl sonra, tıpkı filmlerdeki gibi onu sevecek biriyle tanışmıştı.

 

Evet, ayakkabı boyacısı Alaaddin ile tanışmasının ardından,Perili’nin hayatında hiçbir şey eskisi olmadı. Aralarında başlayan aşk kısa sürede derinleşti, Perili Fatma ile Alaaddin, yalnız geçen yılların mutsuzluğunu bir an evvel telafi etmek için evlendiler. Mahalleli, Alaaddin’i “yabancı” bulup huzursuzluk çıkarınca başka bir mahallede satın aldıkları eve taşındılar. Arda’nın okul masraflarını iki sene daha Perili karşıladı. Sonra Arda çalışmaya başlayıp yanlarından ayrıldı.

 

Perili Fatma, evlerinin iki sokak arkasında kendine Çeyizci ismini verdiği bir dükkân açtı. O “tamirata” devam etmekten kendini alamazken, karşı kaldırımda Alaaddin’e de ayakkabı tamiri yapacağı bir dükkân kiraladılar. Perili’nin ısrarı üzerine tabelaya Ayakkabı Doktoru yazıldı.

 

Alaaddin farkında değil, ama Perili kamerasını vitrinde sergilediği çeyizliklerin arasına ustaca yerleştirdi, onun dükkânına girip çıkanı izliyor.

 

Perili ile Alaaddin, sabahları evde kahvaltı edip, öğle yemeklerini bazen Çeyizci’de bazen Ayakkabı Doktoru’nda yemeye devam ediyorlar. Akşam sofrasını balkonda hazır ediyorlar. Alaaddin çok güzel menemen yapıyor. Artan yemekleri, sokaktaki köpeklerle kediler arasında paylaştırıyorlar. Hafta sonları öğleye kadar açıklar. Saat on ikiyi biraz geçe kepenkleri indirip sahildeki çay bahçesine iniyorlar.

 

Komşularıyla çok samimi değiller ama araları fena sayılmaz.

 

Arda’dan okuma yazma öğrenen Perili, dükkânda müşteri yokken, akşam evde otururken eskiciden aldığı fotoromanlarla pembe dizileri okuyor. 

Arada bir Perili’nin dükkânına fal baktırmak için tanıdık, tanımadık gelenler oluyor. Perili Fatma tanıdıklara “Perilerim fısıldamaz ama sen bence şöyle yap” diye içinden geçeni söylemeden edemiyor. Tanımadıklarına “Yanlışın var, ben o değilim” diyor. Artık beline bez çanta bağlamıyor, koluna çanta takıyor. Genellikle parlak kumaştan taşlı, pullu şık bluzlarla etekler giyiyor.  

 

Şu sıralarda Alaaddin, Perili’ye sürpriz yapmak için para biriktiriyor. Uzaklara yerleşen oğlu Arda’nın yanına tatile gidecekler. 

 

Son

Diğer bölümler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
4
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    14 Haziran 2018 Perşembe 06:03

    Çok güzeldi ..gerçekten keyifle ve merakla okudum,ders niteliğinde nükteler olması her okuyana Emin’im bir şeyler katacaktır.Bu harika hikayeniz için teşekkürler :)

    Cevapla
  •  
    15 Mayıs 2018 Salı 11:47

    kaleminize sağlık...

    Cevapla
  •  
    25 Nisan 2018 Çarşamba 00:30

    Elinize yüreğinize sağlık.. yeni hikâyelerinizi bekliyorum..yalnız merak ettiğim bişey var bunlar gerçek hayattan karakterler mi ??

    Cevapla
  •  
    24 Nisan 2018 Salı 15:24

    Cok güzel bir hikayeydi severek ve merak ederek okudum yeni hikaye lerinizi bekliyorum sevgiler

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön