Geri gelir elbet, gözlerini benden kaçırdığına göre...

Geri gelir elbet, gözlerini benden kaçırdığına göre...

Perili Fatma - 24

 

Cuma günü saat on birde Perili, Altan Bey’in evine gitti. Kapıyı Altan Bey’in annesi açtı. Perili,

“Teyzem iyileşmiş de kapıları açar olmuş” deyip, elindeki papatya demetini yaşlı kadına uzattı. Çiçekleri odasında vazoya yerleştirip yatağının yanındaki koltuğa oturdu.

“İyiyim çok şükür.”

İki kadın, Altan Bey’in telefon konuşması bitene kadar ayaküstü sohbet ettiler.

 

İçeriden Altan Bey’in sesi duyuluyordu.

“Burada şimdi, bir konuşayım, seni arayayım hemen.”

Az sonra Altan Bey oda kapısında belirdi. Yüzünde endişeli bir ifade vardı ama annesine gülümsemeye çalışarak sordu:

“Biz Perili’yle çalışma odasına geçsek, siz sonra kaldığınız yerden devam etseniz olur mu?”

 

Perili her zamanki gibi koltuğa oturup arkasına yaslandı. Altan Bey, bu kez eline saman kâğıtlarını alıp kayıt için küçük teybi açmadı. Dedi ki:

“Perili, Arda’nın okul taksitinin son ödeme günü bugünmüş. Arda hiç umudu olmadığı için bana tarihi o gün söylememiş. Ödemeyi bugün yapabilir miyiz okula?”

“Yaparız Altan Beyim.”

“Vadesi gelmeden paranı bozacaksın ama...”

“Olsun Altan Beyim. Nasıl ödeme yapacağım ki? Hiç yapmamışım bugüne kadar. Kime nasıl göndereyim sen söyle bana.”

Altan Bey bir düşünüp cevap verdi:

“Bankaya bugün beraber gidelim. Okulun hesabına transfer yapalım.”

“Öyle dersen öyle olsun Altan Beyim.”

 

Öğleden sonra bankaya gidip okula para transferi yaptılar. Güvenlik görevlisi bu sefer Perili’den ne bohçasını ne de belindeki çantayı açmasını istedi.

“Buyurun hoş geldiniz.”

Perili başı dimdik içeri girerken yüzüne bakmadan cevap verdi. 

“Hoş bulduk Japon burunlu!”

İçeride, gişedeki memur transfer işlemini yaparken birkaç kez bir Perili’ye bir Altan Bey’e baktı.

Perili dekonta parmak basarken eğildi:

“Parayı ne yaptığımı görüncebilince rahatladın mı?Hı?”

Sonra ekledi:

“Islak mendilinden bir tane veresin be ya.”

Memur mendil paketini uzattı, yüzünü buruşturarak,

“Sende kalsın” dedi.  

Perili elini sildikten sonra dekontu aldı, ıslak mendil paketini dekontun yerine bıraktı. 

“İstemez. Bir yaprak yeter bana.”

Altan Bey görevliye teşekkür edip iyi günler dilerken Perili bir kez daha eğildi. Kısık sesle sordu:

“Dışarıdaki bekçi sana evlenme teklif etmedi mi hâlâ?”

Birden çok komik bir şey olmuş gibi sesli sesli güldü.

Bankadan çıkarlarken güvenlik görevlisine usulca fısıldadı:

“Şu içeride benim işimi gören var ya, sana karşı boş değildir.”

Tekrar içerideki gibi yüksek sesle güldü.

 

Yürürlerken Altan Bey öğrencisi Arda’yı arayıp işlemin tamamlandığını söyledi. Perili’ye bakarak devam etti.

“Akşam hep beraber yemek yiyelim. O zaman teşekkür edersiniz Perili’ye.”

Perili başını olur anlamında salladı. Akşam sekizde çiçek tezgâhında buluşmak üzere sözleştiler. 

Çiçek tezgâhına vardığında gözleri ayakkabı boyacısı Alaaddin’i boşuna aradı. O gün boyacının gelip gelmediğini Dişsiz Metin’e sordu. Dişsiz Metin,

“Yarım saat önce geldi, kovdum gitti” deyince Perili çıkıştı:

“İyi halt ettin!”

İçten içe sinirlenmişti. Yıllar üzerine bir erkek onu beğendiğini belli etmişti, yıllar üzerine bir erkekten hoşlanmıştı ve Dişsiz Metin bilmeden aralarına giriyordu. İçinden, kalan dişlerini döküp Metin’in eline vermek geçiyordu. Alaadin’i tekrar görmek istiyordu. Kalbi yerinden çıkacak gibi olacak mı olmayacak mı merak ediyordu.

Kendi kendine mırıldandı.

“Geri gelir elbet, gözlerini benden kaçırdığına göre...”   

 

Akşam altıda hazırlanmak için evine gitti. Bordoya çalan saten elbisesini giyip saçlarına taşlarla bezeli taraklı tokasını taktı. Kolunda sarı çantası, ayağında sarıya çalan rugan ayakkabıları, evden çıktı. Çiçek tezgâhında Altan Bey’i beklerken Dişsiz Metin aynı şakayı yaptı.

“Vay Perili! Parlarsın be ya. Dikkat edesin kargalar çalmasın seni.”

Perili aynı cevabı verdi. 

“Hadi be! Sen git önce ağzına diş taktır.”

 

Altan Bey, sekizi beş geçe arabasıyla geldi. Restorana giderlerken Perili sordu:

“Kalabalık mıyız Altan Beyim?”

“Değiliz. Sen, ben, Arda, bir de babası.”

“A! Annesi yok mudur?”

“Yok. Babasıyla yaşıyor Arda.”

 

Restorana girip karşılıklı oturdular. Konuşurlarken Altan Bey kapıya doğru bakıp

“Geldiler” dedi, ayağa kalktı.

Perili de onu takip edip yerinden kalkıp arkasını döndü.

Arda, yanında ayakkabı boyacısı Alaaddin ile masaya yaklaşırken Perili’nin kalbi yerinden çıkacak gibi oldu.

 

25. ve son bölüm 24 Nisan 2018 Salı hthayat.com’da...

 

Diğer bölümler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    22 Nisan 2018 Pazar 00:50

    Buda mı bitiyor ya?? Neyse umarım yine güzel bi yazınız geir???????????? de benim aklım sinem de kaldı napiyor acaba ???????? perili alaattin le evlensin işte ????

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön