Günümüz Türk edebiyatı

Günümüz Türk edebiyatı

Son birkaç zamandır yeni çıkan ve çok satan kitaplar listesine baktığımda Türk edebiyatının ne kadar değer kaybettiğini görüyorum. Artık insanlar, gerçek edebi değer sahip eserler yerine oldukça edebiyatlıktan uzak kitaplar okuyor. Aslında burada suçun en büyüğü yayınevlerinde. Artık yayınevleri edebi nitelik taşıyan eserler yeri yayınlamak yerine sosyal medyanın çeşitli yerlerinde fenomen olan, oldukça mânasız, hissiz ve basit cümleler içeren kitapları yayınlıyor. Bu da her geçen gün Türk edebiyatının değer kaybetmesine neden oluyor.

 

Artık yayınevleri yayın politikalarına ‘sosyal medyada fenomen olma’ koşulu ekliyor ve yazarı adeta para aracı olarak görüyor. Bu da yazarlık kelimesinin anlamını, yazarlığın saygınlığını kaybetmesine neden oluyor. Şu anda herhangi bir kitapçıya gidin ve çok satanlar rafını dikkatlice bir inceleme yapın. Emin olun içlerinde bir tanesi dahi çok satılmayı hak etmiyor. Çok satılmayı bırakın, yayınlanmayı bile hak etmiyor ama maalesef insanlarımızı kandırmak oldukça kolay bir hâl almış vaziyette.

 

Son yıllarda türeyen bu akım gerçekten Türk edebiyatını yerle bir hale getirmiş durumda. Bugün birçok insan Turgut Uyar’ı sadece ‘Göğe bakma durağı’ ya da Cemal Süreya’yı sadece “Hayat kısa, kuşlar uçuyor” beyiti ile biliyor, başka bir şiirlerini gördüklerinde de şaşırıp kalıyorlar.

 

Fakat Sait Faik, Ahmet Arif, Ziya Osman Saba gibi usta şair ve yazarlık sıfatını en çok ve tek hak eden yazarları tanımıyorlar bile ama herhangi bir fenomeni sorsak, neredeyse kütüklerine sayacak kadar haklarında bilgiye sahipler. Peki, bunları bilmek, bu insanların yazdığı kitapları okumak ellerine ne geçirecek? Falanca bir fenomenin yazdığı abuk sabuk cümlelerle dolu olan bir kitabı okumakla ne öğrenecek?

 

Kitap dediğimiz şey içerisinde yararlı bilgileri içeren, hayatımızda uygulayabileceğimiz bilgileri barındıran, yazılan yaşanmış hikâyelerden bize ders çıkarmamızı sağlayan bir şey olmalıdır. Ama bugün bakıyorum da, küfür ile edebiyat yaptığını zannedenler var. (Can Yücel ve Neyzen Tevfik’i tenzih ediyorum.) Oysa edebiyat insana küfrü değil, edepli insan olmayı öğretir. Edebiyat kelimesi Arapça ‘adabiyyât’ kelimesinden gelir ve kelime kökü olan ‘adb’da sözlükte görgü, terbiye manasına gelir ve bunu bilmeyen bazı kendini bilmez üç beş süslü cümle yazdı diye kendini yazar ilan edenlerin elinde oyuncak olur.

 

Eğer her önüne gelen, her iki üç süslü cümle yazdı diye yazar sıfatını hak ettiğini düşünen insanlara yazar dersek bu, bu sıfatı hak eden ustalara, mesela Oğuz Atay’a, Ahmet Mithat Efendi’ye, Recaizade Mahmut Ekrem’e ya da Aziz Nesin’e, Hüseyin Rahmi Gürpınar’a saygısızlık olmaz mıydı? Birçok yayın evinin izlemiş olduğu bu yeni politika bir an önce son bulmazsa, fenomenlerin değil de gerçekten yazan insanların yazdıkları yayınlanmazsa gün geçtikçe Türk edebiyatı değerini hızla kaybetmeye devam edecek ve bir gün geldiğinde Türk edebiyatı gelecek nesillere kaliteli eserler bırakamayacak. Kalan eserlerde unutulmaya yüz tutacak.

 

Her ne kadar yayınevleri bu tür kitaplara yer vererek hata yapıyorsa, bizlerde o kitapları satın alarak bu sözde yazarlara o rahatlığı tanımaktayız. Oysa tek bir tane bile almayıp bu tür kitapların çoğalmasına engel olmalıyız. Belki de bu türde almadığımız her bir kitap Türk edebiyatını eski değerine kavuşturur. Her ne kadar dönemde birçok kötü eserler(!) olsa da, içlerinde çok az da olsa güzel, okunmaya değecek eserlerde var. En azından dilimize sahip çıkan eserler hala var. Bazı kitaplar dilimizden o kadar uzak bir şekilde kaleme alınıyor ki insan üzülmeden edemiyor.

 

Lütfen sevgili yayınevleri, artık böyle edebi değeri olmayan, sadece sosyal medya fenomeni diye böyle insanların kitaplarını yayınlamayın. Zaten yeteri kadar okuyan bir millet değiliz. Bari okuyan o az kesimlik yere de hitap edecek güzel eserler kazandırın. Yoksa bundan birkaç sene sonra ne Türk edebiyatı kalacak, ne de Türkçe.

 

Mert Kaya 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön