Stresi nasıl azaltıyorum?

Stresi nasıl azaltıyorum?

40’ımdan sonra nasıl gençleştim-4

 

Yüzüne ne sürersen sür, hangi sporu yaparsan yap, ne kadar iyi beslenirsen fark etmiyor, eğer ağır stres altında yaşıyorsan erkenden çöküp gidiyorsun. Kırk yılın sonunda öğrendiğim budur.

 

Bunu öğrendim de ne yaptım?

 

Önce işle ilgili sıkıntılarıma baktım. Sevmediğim, sıkılırken hafakanlar basan işleri yapmaktan vazgeçtim. Sadece bana iyi hissettiren, beni tatmin eden işler yapmaya başladım. Bu bir günde olmadı ama bazı riskleri göze alınca kısa zaman içinde çok hafifledim, rahatladım. Günlerim kızarak öfkelenerek değil, yaptığımdan heyecan duyarak geçer oldu. Günün sonunda kendimi daha az yorgun, kendim için –de– iyi bir şeyler yaptığım için huzurlu hissediyordum. İç huzuru satın alınamayan şeylerden.

 

Sonra boşandım. Kurduğumuz yuvayı ayakta tutmak için hiçbir şey yapmayan, bu yüzden artık sevemediğim adamla her gece beraber uyumak, her sabaha beraber uyanmak zorunda olmadığıma kendimi ikna ettim. Ona kızgın değilim artık, demek ki çok acizdi. Kendime de kızgın değilim, acizlik hissi içindeki biriyle hayatımı geçirmemek hakkımdı.

 

Ardından, çevremdeki olumsuz kişilerle arama mesafe koydum. Her şeyden şikâyet eden, hep başkalarını eleştiren, hiçbir şeyden memnun olmayan kişilerle ilişkimi, birbirimizi görünce selamlaşma seviyesine indirdim. Beni sevmediğini ve iyiliğimi istemediğini fark ettiğim arkadaşlarımla ilişkimin bitmesine izin verdim. Hiçbir şeyi kestirip atmadım, ama bazı dostluk ilişkilerinin de bir ömrü olabileceğini kabul edip kendi yoluma baktım. Gerçekten beni seven ve beni mutlu görünce mutlu olan dostlarımla iyiyim. Mutluluğunu en yakın bildiklerimden gizlemek zorunda hissetmeden yaşamak beni rahatlattı.

 

Bunları takiben, nelere sahip olduğumu fark edip şükretmeye başladım. Başka şeyler istemeden önce onların tadını çıkarır hale geldim. Mesela miyomlarım yüzünden ağır kanamam ve sancım olmadığı zamanlar ne kadar kıymetli, şu an çok net biliyorum. O zamanlar hiçbir şey değilse bir kahve yapıp cam kenarına geçiyorum. Bu küçük “tadını çıkarma anları” toplana toplana büyüyor ve bir bakıyorsun sabahtan akşama kadar kaç kez kendi kendini mutlu etmişsin. “Oh, iyi ki var”, “Ne şanslıyım”, “Çok şükür” diyerek.

 

Eşanlı olarak, bazı isteklerim zamanında gerçekleşmediğinde ya da hiç gerçekleşmediğinde koşulları zorlamaktan vazgeçtim. Hayatın bana bir şeyler anlatmış olabileceğini düşünmeye başladım. Geriye dönüp bakınca, engel olarak gördüğüm bazı gelişmelerin aslında çoğu kez fırsat olduğunu gördüm. O yola değil de ötekine sapmam için birer işaretti hepsi. Bugün biliyorum ki başarmak, ne olursa olsun istediğini elde etmek değil. Erişeceğim her neyse, önemli olan yolda ve sonunda benim mutlu olmam. Elde ettiğimin bana mutluluk ve huzur getirmesi.

 

Son olarak, huzur bulduğum yerde, yerlerde yaşamanın yollarını aradım. Eşya taşımaktan, taşınmaktan, eşyalarımdan vazgeçmekten kaçınmadım. Daha mutlu ve huzurlu olmam için her şey denemeye değerdi. Bence değdi de.

 

Özetle, istediğin işi ya da ona en yakınını yapınca, sevdiğin ve sana iyi gelen insanlarla beraber olunca, sevdiğin yerde yaşayınca ya da imkanların ölçüsünde sevdiğin bir yer yaratıp içinde nefes alınca stres kendiliğinden bulut gibi dağılıyor, hayatına güneş doğuyor.

 

Kırk yıl alnımın ortasında duran, aynısından annemde de bulunan ve yarığa dönüşeceğini düşündüğüm çizgi, stresle beraber uçtu gitti. Hiçbir kozmetiğin, botoksun, estetik operasyonun kalıcı olarak başaramadığı bir şey bu.

 

Stres gidince bedenine, ruhuna can geliyor. Benden geçti, artık olmaz tadında değil, hayatın sunduğu bütün güzellikleri, iyilikleri hak ettiğini bilerek yaşıyorsun. Yaşın, zaman aklına pek de gelmeden. Yani genç davranıyorsun.

 

İnsan eğer daha sakin, daha huzurlu bir yaşam sürmek istiyorsa bu yolda kararlar alabiliyor. Hayat da ona attığı her adımda yardım ediyor. Yeter ki iyi niyetle, kendin için kimseye eza vermeyen bir şeyler istemeyi bilsin.

 

Fotoğraf: Robin Hutton

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 741

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 505

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 9088

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 14302

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2185

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön