Çocuklarıma söylediğim en büyük yalan

Çocuklarıma söylediğim en büyük yalan

Yalan söylemek kötü bir şey; bunu hepimiz biliyoruz.

 

Yine de ebeveynler olarak, zaman zaman çocuklarımıza yalan söylüyoruz. Noel baba ve diş perisi, söylediğimiz bu yalanların ilk örneklerinden. Yalanları, sevimli hikayelerle ve keyifli deneyimlerle süslüyoruz; ama nihayetinde hepsi yalan.

 

Ama çocuklarıma söylediğim en büyük yalan, peri masallarıyla, ışıltıyla boyadığımız yalanlardan değil. Sade, basit ve yalnızca iki kelimelik bir yalan:

 

“Neredeyse bitti.”

 

İşte bu.

 

Düşünün, yemek hazırlamaya başlıyorsunuz; çocuklarınız çığlık çığlığa, "Anne! Yemek!" Onlara "Neredeyse bitti" diyorsunuz. Ama aslında yemeği hazırlamanız için 10 dakika, pişirmeniz için yaklaşık 20-30 dakika, soğuması için ise bir 5-10 dakika daha beklemeleri gerekiyor.

 

Ama onlara bundan bahsetmiyoruz. Yalan söylüyoruz.

 

Küçük kızınızın saçlarını taramaya başlıyorsunuz; elinizden kurtulmaya çalışıyor. Zahmetli bir işe henüz başlamış olmanıza rağmen, ona "Neredeyse bitti" diyorsunuz. Saçın düğümlerini çözmek ve en son yediği şeyleri saçlarından çıkarma girişiminde bulunmak, başlı başına bir mücadele konusu zaten. Kıpırdanmaları, tartışmaları ve kaçma girişimleri ise işin biraz daha uzun süreceğini garantiliyor. 

 

Ama onlara bundan bahsetmiyoruz. Yalan söylüyoruz.

 

Biraz iş yapmak için bilgisayarınızın başına oturuyorsunuz; yaşları küçük olan çocuklarınız, kendilerini eğlendirmek için yaptıkları şeyin artık eğlenceli olmadığına karar veriyorlar. Onlara "Neredeyse bitti" diyorsunuz. Ama gerçek şu ki, işiniz bitmeye yakın bile değil... 

 

Ama onlara bundan bahsetmiyoruz. Yalan söylüyoruz.

 

Tek istedikleri oyun oynamakken, giydirmeye çalışırken onları...

 

 “Neredeyse bitti…”

 

Markete gireli daha beş dakika olmuşken sinir krizi geçirip eve dönmek istediklerinde...

 

“Neredeyse bitti...”

 

Temizlenmek bilmeyen vücutlarını yıkarken banyo eğlencelerini böldüğümüzde...

 

“Neredeyse bitti…”

 

Çocuklarımıza yalan söylemek hoşumuza gitmese de, en azından kırmızı giysili bir adamın olmayan bacamızdan içeri girip oyuncaklar getireceğini de söylemiyoruz çocuklarımıza. En azından önümüzdeki yıla dek...

 

 

 

 

Toni Hammer

(Bu yazının İngilizce orijinali huffingtonpost.com sitesinde yayınlanmıştır.)

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1866

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1798

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4034

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 595

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 928

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön