İkinciyi yapsana

İkinciyi yapsana

“Sen yap ben seveyim” ilk cevabım. Şimdi, zaten bu benim gerek kendi bloğumda gerek çeşitli mecralarda yüz kez yazdığım bir konu. Yüzbir olacak. Olsun. Ben yazmaktan sıkılmam. Çünkü ısrarla soruluyor.

 

Şimdi “her evin kendi kararı, maddi manevi boyutlarını iyi düşünmek gerek, kardeş gibi arkadaşlar lazım insana, her kardeş çok mu iyi anlaşılıyor, sadece bize bir şey olur diyerek mi yapmalıyım” boyutlarına girmeyeceğim. Biz böyle düşündük, böyle oldu. Bir dönem ben hormonlarımın da etkisiyle ister gibi oldum, oturduk konuştuk, Arkın’a hak verdim. İşin eğitim kısmına ne zaman girsem art arda beddualara aldığım için o konuyu zaten bu kadar bile yazmamak gerek. Detaylara girmeyeyim. Biliyorum sonra canım çok sıkılacak. Biliyorum peşi sıra “çok bencilsin” mesajları gelecek. Bencil ne demek? Belki de bencil olmadığım için yapmıyorumdur, işe bir de bu yanından bakmak gerek. Neyse… Anlatmak istediğim başka.

 

Kızımı 31’imde doğurdum. O, 6 aylıkken de 32 oldum. Enerjim çok yüksekti. Uykusuzluk da koymadı, yürümeye çalışırken peşinden korkmak da. Dışarı çıkıp birkaç insan görmek, aldığım 30 kiloyu vermek, bebeğime hava aldırmak için her gün kilometrelerce yürüdüm bebek arabasıyla.

 

Her Allah’ın günü parka götürdüm. O dönem evden çalışmadığım için bir işim yoktu. Bütün gün oyun oynayabiliyordum. Yoruluyordum ama toparlanmam, dinlenmem daha kolaydı.

 

Sağlığımla ilgili endişelerim yoktu. Şimdi göğüslerimdeki fibrokistler elime geldikçe kontrole gidiyorum. O zamanlar hiç aklıma gelmiyordu.

 

Sokaktan eve yeni girmiş bile olsak, biri çağırdığında üşenmez yeniden çıkardım. Daha hızlıydım. Uykusuzluğa daha dayanıklıydım. Kafam daha boştu. Bebeğimle ilgili endişelerim vardı sadece, gelecekle ilgili değil.

 

Artık 40’ıma bir var. Başıma taş düşse, piyangodan zirilyonlar çıksa ve “hadi yapalım” desem, kim bilir ne zaman hamile kalırım. (İlk hamileliğim için tam 1 sene uğraştık, düşük falan derken 1.5 sene sonunda kızıma hamile kalabildim.) Diyelim ki hemen kaldım. Doğurduğumda 40 olacağım.

 

O zamanki enerjimden eser yok. Irmak’a yaptıklarımın 10’da birini bile yapamam. Her gün yürümek, her gün parka gitmek imkansız. Artık evde yardımcım yok. (O dönem her gün yarım gün yardımcım geliyordu, eve dokunmuyordum.) Yetişemem hiçbir şeye. Artı, evden iş yapıyorum. Yani en az 3-4 saatim bilgisayar başında geçiyor. Bazen tüm gün toplantıda oluyorum. İş yapamam. Finansal olarak zorlanırız. Her bebek kendi rızkıyla doğar sözüne katılamıyorum bu ekonomide, kusura bakmayın.

 

Ve sağlık. Korkularım var yukarıda da yazdığım gibi. Ayrıca psikolojik olarak hazır olmadım hiçbir zaman bir ikinci bebeğe. Evlilik aynı darbeyi ikinci kere kaldırmaz. Aynı endişeleri, korkuları yaşamaya da hazır değilim. Ne yeni doğan bebekle güzel ilgilenebilirim ne de kızımla. Biliyorum. Kendimi tanıyorum. Rahat bir insan olmadım hiçbir zaman. Kaygı düzeyim her zaman tavanda. Bu dışarıdan bakınca önemsiz görünse de aslında belki de en önemli etken.

 

Bu nedenle “kardeş şart, çok ayıp yaptığınız” dendiğinde kan beynime sıçrıyor.  Neden ayıp? Ayıp olan ne? Bu mu ayıp? Türk Dil Kurumu “ayıp” kelimesini şöyle açıklıyor: Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Şimdi ben utanılacak bir şey mi yapıyorum? Kardeş gibi arkadaşlarım var sevindiğimde de dara düştüğümde de aradığım. Belli bir sistem oturttuk, yuvarlanıp gidiyoruz. “Sil baştan”a cesaretim yok. Halim de yok. Eskiden 3 gece uyumadığımda dördüncü gün hayata devam edebilen ben, bir gün 5.20’de kalktım diye dağılabiliyorum. Yaşım geçiyor. Hissediyorum enerjimin günden güne azaldığını. Sadece enerjim değil, sabrımın, tahammül sınırımın da…

 

Biz tek çocuk anneleri, ikinci ve üçüncüyü yapanlara bir şey demiyorsak, sevgiyle yaklaşıyorsak, takdir ediyorsak artık çok çocuk anneleri de bence bize ikinciyi sormayı bıraksın. Annem bile benim istediğim bir dönem “Şebnem iyi düşün” diyorsa vardır bir bildiği.

 

İnsanların, kadınların çok da iyi tanımadıkları bir kadını tek çocuklu diye suçlamalarını aklım, fikrim, beynim almıyor.“Ya bize ileride bir şey olursa Irmak tek başına koşturmak zorunda kalacak” diye sadece kötüyü mü düşünerek hareket etmeliyim? Hani iyiler? Hani?

 

 

Şebnem Seçkiner 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
12
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    28 Mart 2018 Çarşamba 14:09

    Bencede harika Şebnem hnm yaşımız ve şeklimiz ayni sanki kebdimi okudum. Nereye hangi Ülkeye doguracaz arti eskiler gibi değiliz psikolojik olarakta çabuk yipraniyoruz . Teşekkürler

    Cevapla
  •  
    27 Eylül 2017 Çarşamba 17:30

    Harika altına imzamı atarım duygularıma birebir tercüman olmuşsunuz

    Cevapla
  •  
    12 Nisan 2017 Çarşamba 15:37

    Çok güzel bir yazı kendimi okudum

    Cevapla
  •  
    27 Ocak 2017 Cuma 19:29

    ben 2. cocuguma istemeden hamile kaldim ve sonrasinda kiyamadim. ilk cocuguma ayirdigim zamanin yarisini bile ayiramadim. kendim de dahil cogu seyi bosladim. oglumu cok seviyorum ve iyi ki olmus diyorum. ama 2. cocuk dusunenlerede hep iyi dusunun derim acikcasi bi kendinden vazgecme hali yasiyorsun

    Cevapla
  •  
    27 Ocak 2017 Cuma 18:47

    Gelişmiş dünyada aksine düşünemez da siz buraya nerden geldiniz

    Cevapla
  •  
    26 Ocak 2017 Perşembe 09:46

    Tamamen benim düşüncelerime tercüman olmussunuz

    Cevapla
  •  
    26 Ocak 2017 Perşembe 02:34

    Resmen duygularima tercuman olmussunuz.

    Cevapla
  •  
    25 Ocak 2017 Çarşamba 23:07

    Oyle guzel yazmissiniz ki tebrikler demek istedim. Butun duygularima tercuman oldunuz. Sizinle ayni durumdayim. Ayni seyleri dusunuyorum. Birine kardesim demek icin illaki ayni karinda yatmak gerekmedigini bilecek kadar yasadim. kisacasi sizi ayakta alkisliyorum. Sevgiler

    Cevapla
  •  
    25 Ocak 2017 Çarşamba 22:31

    duygularıma tercüman olmuşsunuz, hem de noktası virgülüne....

    Cevapla
  •  
    25 Ocak 2017 Çarşamba 21:15

    bütün söylediklerinize ve düşüncelerinize katılıyorum ama bilgili kültürlü okumuş çocuklarına iyi bir gelecek verebilecek sizin gibi insanların çoğalması lazım .

    Cevapla
  •  
    25 Ocak 2017 Çarşamba 20:03

    Gerçekten çok haklısınız benim de bir kızım var onunla ve geleceği ile ilgili o kadar endişeliyim ki ikinci çocuğu düşünürken bile çok korkuyorum

    Cevapla
  •  
    25 Ocak 2017 Çarşamba 19:17

    Güzel hanımefendi, memleketin haline bakıyoruz da, teferandumdan evet çıkarsa biz çocuk doğurmamaya karar verdik. Yerden göğe haklısınız

    Cevapla

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16469

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4263

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6777

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8418

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1414

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön