Japonlar neden çok çalışır?

Japonlar neden çok çalışır?

Japonlar bir tanrıya inanmazlar. Onların milli dinleri ŞİNTOİZM'dir. Yani tabiat, doğa. Dağ, ağaç, yağmur, güneş vs. En büyük tanrıları da Güneş Tanrısı'dır. O yüzden bayrakları Güneş şeklindedir.

 

Japonya'da 2. Dünya Savaşı sonrası yapılan ilk seçimlerde sadece üniversite mezunları oy kullanmışlardır. Japonya şu anda teknoloji de en gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Yine bununla beraber Japonya'da zorunlu eğitim 9 yıldır ve bu eğitimi alanlarının nüfus oranı yüzde 99'dur. Üniversite eğitimi alanlar ise nüfusun yüzde 83'ünü oluşturmaktadır.

 

Günümüzde Japonya'da oy kullanma işlemi klasik parmak basma ile değil, özel el yazısı ve altına imza ile yapılmaktadır. Bu sistem okuma yazma bilmeyenlerin oy kullanmasını imkansız hale getirmektedir.

 

Saçma sapan işlerle de uğraşmadıkları için her konuda başarılı oluyorlar. İki atom bombası, tsunami, depremler, nükleer santral patlaması vs. felaketler ülkesi olmuş ama insanlık, ilim, bilim bir adım geri gitmemiş. İnsanlarında her şeyden önce ego yok. Baştakiler halktan kaçarak değil, halka birlikte yaşıyorlar.

 

Bizlerde itibar tasarrufla olmaz zihniyeti var. Gösteriş meraklısı, işten başka her şeyle uğraşan insanlar. Kaçımız hayatımız da uyguluyoruz. Eğer her birey kendisini bilse kanunlara, yasalara gerek kalmadan yaşanır bir dünya kazanmış oluruz. İnsanlarımızdaki en kolaycı yol kendisinin yerine başkalarının eksiklerini görmek. Bir kitapları yok ama Allah dine, ırka vs. bakmadan iyiye, doğruya, çalışana veriyor. Japonların en büyük kişisel özellikleri gururları ve onurları. İstisnaları mutlaka vardır ama geneli öyle. Yanlış yapanlar istifa ediyor ve hatta gururuna yediremediğinden dolayı harakiri yani intihar eden bile oluyor. Genel olarak güzel insanlar. Bizde de böyle insanlar var ama nesli tükenmek üzere. Japonlarda milli vatandaşlık sorumluluğu var. Bizde ise aşağılık kompleksi var. Kendi kendisini büyük görünce (ego) büyüdüm zannedenler var. Yani bu bir kültür meselesidir. Umarım biz de o medeni cesaret kültürüne ulaşırız. Gerçi keşkelerle olmuyor, olmadı da. Onlarda olan gurur, haysiyet ve ahlak.

 

Japonya 1945 yılındaki 2. Dünya Savaşı mağlubiyetinden sonra dünya devi oluyor. Japonya, Japon halkı demek fikrimce dürüstlük, hoş görülülük, çalışkanlık, insani duygular akabinde insanlık. Müslüman değiller ama ahlak çerçevesi içinde yaşayan akıllı ve yüreği güzel insanlar. Darısı Müslüman ülkelerin başına. Bizim gözümüz gönlümüz aç. Ahlaklı ve kişilikli olmak her şeyin başı gerisi kendiliğinden gelir. Onlar bu dünyanın yatırımına inanmıyorlar. Tam da bu yüzden onlar aya biz yaya gidiyoruz. Karşılarında ceketini ilikleyeceksin ve onların bizi gördüğünde eğilmeleri gibi saygı ve sevgi göstereceksin. Bu saygıyı hak ediyorlar. Ama insanımız hava atmaya bayılır, çünkü kendilerine güvenleri yoktur. Bilirler ki insanlar paralı, zengin olan kişilere daha değer verir. Halbuki sana ne onun parasından, mesleğinden; sen adam ol yeter. Yarış, gösteriş, karakterler ortaya çıkar o kadar. Her şey halkta biter. Devlet büyüğü kavramı eski Türklerde, Selçuklu ve daha sonra da Osmanlı döneminde vardı ve bu kişilere halk gereğinden fazla taviz veriyordu. Bu da yöneticilere halktan daha fazla hak ve imkanlar sağlıyor ve yönettiği halkı hor görmelerine sebep oluyordu. Bunun Cumhuriyet ve Atatürk ile bitmesi gerekirken halk maalesef bu fırsatı kaçırdı ve aynen eski sistem devam etti. Yani halk demokrasiyi bu anlamda hayata geçiremedi. Atatürk “Köylü milletin efendisidir” diyerek, toplumun tüm kesimlerine hak ettiği değeri vererek ve Türk halkını cesaretlendirerek yurttaş ve birey olma şansı vermiştir. Anlamak istemeyene anlatmaya gerek duyulmayacak daha neler neler yaparak bu tavizleri elinin tersiyle itmiştir.

 

 

Hülya Çakıcı

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    31 Temmuz 2016 Pazar 01:11

    internetteki yazıların çoğu boş beleş yazılar ama bu öyle doyurucu olmuş ki hele de son kısım

    Cevapla

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 693

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 473

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 9068

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 8427

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2184

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön