Kötü günlerimizde kim tanır bizi?

Kötü günlerimizde kim tanır bizi?

Yıllar geçiyor, sevinip mutlu oluyorsun çevrendeki dostlarını görünce. Bir gün ayağın takılıyor. Sendeliyorsun. Düşmek üzereyken bir bakıyorsun ki yanın da bir, iki gerçek dosttan başka kimse yok. Ve sendelediğin için Allah'a şükrediyorsun.

 

Zor durumda kaldığın zaman anne, baba bile yardımcı olmuyor. İnadına daha da zora sokuyorlar. Yakın bildiğin akrabalar, dostlar, arkadaşlar da sırtına vurmaya çalışıyor. İnsanlar seni yediği sürece yanında oluyorlar. Canımızın değil malımızın dostu gibi. Bunu belli de ediyorlar. Yüzleri de kızarmıyor. Bencillik hep. Bana hep bana bana, bana hep bana bana. Genellikle yakınlarımızdan kötülük, el dediğimiz insanlardan da destek gördük. Düşman hep yakındadır. Uzakta aramayın. Düşmanını tanırsın uzak durursun. Ama dost görünüp kuyunu kazanlardan ALLAH korusun.

 

Benim tek isteğim hakkımız da kim ne düşünüyorsa, Allah da kendilerine aynısını versin. Ne eksik, ne fazla. İyi olana da, kötü olana da aynısı. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin. Hele akrabaya hiç etmesin. Hayatımıza damgasını vuran olayları unutmak kolay değil. Bunun için biraz zamana ihtiyaç var. Ama unutamadıkları hayatta tutar insanı da. Yapılanları unutma ki bir daha aynı şeyleri yaşama gibi. Sahtekar olanlar çok çabuk kendilerini ele veriyorlar ama fark edilmediklerini zannediyorlar. Bırakın onlar öyle sansınlar. İyi dost da, kötü dost da hep fark edilir/bilinir. Değiştirmeyin ve değiştirmeye de çalışmayın.

 

Dünyayı görmek istediğimiz gibi görmeye çalışmak en güzeli. Bazı insanlar ne istediklerini tam olarak bilmezler ve hep daha fazlasını isterler. Bu onlara göre yaşam şeklidir. Bu yüzden de şu an sahip olduklarının kıymetini bilmeyip, başkalarının sahip olduklarına göz dikerler. Ama sahip oldukların ile yaşamın tüm güzelliklerini algılayabilmendir: huzur/başarı/mutluluk. Siz bunu bilin ve yaşayın, bırakın kıskanç yaratıkları mutsuz olsunlar! Fırsat olarak görenlerin fırsatları olur, dostları değil.

 

Günün birinde adamın birine “şu kişi senin için bunları dedi” demişler. Cevabı “o kişi ne benim akrabam, ne de o kişiye iyilikte bulundum. Bu söylenen yalan kesinlikle inanmam.” İnsanoğlu zararı ya akrabadan, ya da iyilikte bulunduğundan görür. Kişilere göre değil, kendine göre yaşamak lazım. Başkalarının istediği gibi değil kendin gibi yaşamak. Allah'ım! Dönüşü olmayan yollarla. Halden anlamayan kullarla. İçimize ağır gelecek yorgunluklarla imtihan etme bizi…

 

 

Hülya Çakıcı

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16469

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4263

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6777

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8418

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1414

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön