‘Yeni’ bir başlangıç mı ‘Yine’ bir başlangıç mı ?

Kendinizi stabil etmeden, alkali seviyenizi düzenlemeden, ph’ınızı düzenlemeden, iç organı düzenlemeden aldığımız kararlarda istikrarlı olamayız.

‘Yeni’ bir başlangıç mı ‘Yine’ bir başlangıç mı ?

Sizler de Pazartesi diyete başlayacağım deyip, başladıktan 3 gün sonra sonlandırıp bu rutini hayatınızda sürekli tekrarlayanlardan mısınız?

 

Ya da her yeni yaş, yıldönümü veya her yeni yılda  ‘Bu yıl kesin zayıflayacağım.’ “Bu yıl artık sevdiğim işi yapacağım.” “Bu yıl hayır demeyi öğreneceğim insanlara ‘ gibi yeni kararlar alıp, devamını getiremeyenlerden misiniz ?

 

Peki ne oluyor da büyük bir aşkla aldığımız bu karar saman alevi gibi bir kaç gün sürüyor. Nerede hata yapıyoruz?

 

Değişim için karar almak yeterli midir? Karar vermek başarmanın yarısıdır derler ama diğer yarısını tamamlamadan her ‘yeni’ karar ‘yine’ bir karar olmaya devam edecektir.

 

Değişim için ve aldığımız kararları istiklarlı bir şekilde yürütmek icin değişim yapmak istediğimiz hedeflere öncelikle *bağlanmak gerekir.

 

Örneğin sizi tüketen bir ilişkiyi bitirmeye karar verdiniz ve sizi iyi hissettiren kararları verip harekete geçtiniz ama yalnız kalma korkunuz ağır basar ve geriye dönerseniz ‘yeni’ yi  değil ‘yine’ yi yaşamış olursunuz. Aldığınız kararlara bağlanın ve geçmişi bırakıp, gelene yer açın.


Aldığınız kararlarda zorlu bir süreç geçirebilirsiniz, hiç bir değişim sancısız olmuyor. Siz hiç sancısız bir doğum gördünüz mü? Doğum sancısını yaşayan bilir elbet, ama hiç bir anne de bebeğini kucağına aldıktan sonra yaşadığı sancıya yanmaz.

 

Hedefimize ulaşmak için *hazırlık yapmamız gerekir, hiç bir değişim aniden olmaz. Hertürlü değişim kararından önce kendimizi ve bedenimizi önceden hazırlamamız gerekir. Haftasonu tıka basa yiyip Pazartesi diyete başlayıp başarıya ulaşan kimse görmedim ben.

 

Hayatımızda önemli değişimler yapmak istiyorsak bu değişimi önce içerden halletmemiz gerekir. Yani kendimizden.

 

Bedeninizin asit dengesini düzenleyin

Kendinizi stabil etmeden, alkali seviyenizi düzenlemeden, ph’ınızı düzenlemeden, iç organı düzenlemeden aldığımız kararlarda istikrarlı olamayız.

 

Peki nedir bedenin Ph ı? Normalde insanın ph’ ı yaklaşık 7.4 dür, yani hafif alkalidir. Eczaneden alacağınız turnusol kağıtlarıyla tükürüğünüzle bedenin ph sını ölçebilirsiniz.  Bunun biraz altı ve üstü de normaldir ancak 7.35 in altı asidik, 7.45 üstü de alkalikdir. Fast-food gıdalar, asitli meşrubatlar, kızartmalar, rafine beyaz şeker ve un, gibi hazır gıdalar ve hatta stres ve olumsuz duygular beden ph sını daha asite doğru kaydırır.

 

Asidik yiyeceklerden tamamiyle uzak kalamayız ama bedenin asit baz dengesi için alkali ve asidik yiyecekleri hayatımızda dengede tutmalıyız. Beden sürekli asidik olduğunda bedende uyuşukluk ve yorgunluk başlar. Baş ağrıları, mide bulantıları, sinirlilik, depresyona eğilim, vücut ağrılarında artış, mide de yanma ve asit artışı, kronik yorgunluk hatta pek çok ciddi hastalığın da başlangıcına yol açabilir ve daha kolay hastalanmanın önü açılabilir.

 

Spor salonuna yazılıp akşam olduğunda ya da sabah uyandığınızda ‘şimdi kim gidecek yarın giderim’ diyip hiç gelmeyen o yarınların sebebi bedenin aşırı asidik olması olabilir mi ne dersiniz?


Alkali gıdalara tüm çiğ sebzeler, salatalık, buğday çimi, zencefil, zerdeçal, hindibağ, ıspanak, brokoli, kırmızı ve kara turp, soya filizi, pazı, ısırganotu, kuşkonmaz, kekik, karbonat, sole (işlenmemiş doğal tuz) örnek verilebilir.

 

Asidik gıdalara örnek  tüm et ürünleri, tüm süt ürünleri, yumurta, rafine edilmiş undan yapılan gıdalar, özellikle beyaz un ve beyaz şeker, sentetik tatlandırıcılar, kimyasal katkı maddeleri, ketçap, mayonez, hardal, gazlı içecekler,fazla miktarda kahve ve siyah çay, alkol, kızartmalar, cips, rafine tuz, fruktoz, mısır şurubu, sigara, tütün mamülleri, uyuşturucular, ayrıca uykusuzluk ve hareketsizlik de olumsuz etki etmektedir. Nefret, öfke, korku, kıskançlık, yoğun stres gibi olumsuz duygular da bedende yüksek asit oluştururlar.

 

Yani olumsuz duygulardan arınmadan bedeni tam anlamıyla arındıramazsınız.

 

Temiz ve kararlı başlangıçlar için önce bedenimizi ve duygularımızı arındıralım, sonrası gelecektir.

 

Gönül Sonzamancı

Yaşam Koçu

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
4
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    05 Kasım 2015 Perşembe 05:38

    "hic bir degisim sancisiz olmuyor" diyerek normallestirip guc veriyorsunuz. Tesekkurler.

    Cevapla
  •  
    04 Kasım 2015 Çarşamba 19:49

    ellerıne yuregıne saglık

    Cevapla
  •  
    04 Kasım 2015 Çarşamba 18:15

    Harika farkındalık li bir yazı Olmuş

    Cevapla
  •  
    04 Kasım 2015 Çarşamba 16:37

    ÇÖK NET ANLAŞILIR İFADE EDİLMİŞ ELİNE SAĞLIK DEVAMINI BEKLİYORUZ:)))

    Cevapla

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 482

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 354

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8867

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3511

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2166

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön