Karadeniz işgal altında

Karadeniz'in doğası da kültürü de zamanla yok oluyor; bunun sorumlusu ise gözümüzün önünde...

Karadeniz işgal altında

İnsan öyle bir varlık ki kimi zaman dokunduğu her yeri her şeyi güzelleştiriyor; kimi zaman da tam aksine dokunduğu müdahale ettiği her yeri, her şeyi bozuyor, çirkinleştiriyor. Doğu’da baraj inşaatları için sular altında kalan Halfeti doğal afet değil insan tahribatı sonucudur. Karadeniz’de ise ucuz elektrik söylemiyle yapılan HES inşaatları doğa tahribatının gözle görülen en bariz örneği. Ağaçlar kesiliyor, dereler kurutuluyor. Doğanın dengesi ile birlikte insanların huzuru da bozuluyor. HES inşaatlarında çalışırken üç kuruş kazanabilmek için yeterli tedbirler alınmadığından hayatını kaybeden işçiler ise durumun başka acı bir boyutunu oluşturuyor.

 

Her yıl düzenli olarak Karadeniz’e giden biriyim. Ayder Yaylası’ndan Sümela Manastırı’na kadar her yeri tekrar tekrar geziyorum. Ve her yıl biraz daha kötüye gittiğini doğanın nasıl tahrip edildiğini çıplak gözle görüyorum. Gözlerim dolu, burnumda ince bir sızı ile dönüyorum. Bu yıl bir de Yeşil Yol Projesi çıktı. Neymiş efendim yaylalar birleştirilerek turizme açılacakmış. Yaylaya yol getirip, tesis sayısını arttırırsan yaylanın yayla olarak kalmadığını görürsün. Kolay ulaşılan hiçbir yer temiz bakir kalamıyor. Otel demek atık demek, daha fazla duman demek. Çevre kirliliği demek.

 

Yöre halkının bir kısmı iş imkanları ve paraya olan meyilleri sebebiyle günü kurtarma derdine düşüp projeye destek veriyor. Ama büyük bir kısmı ise “biz az para ile yaşamaya razıyız” diyor. “Çekin elinizi yaylalardan.” Yukarı Kavrun Yaylası halkı açtıkları pankartta “Biz buraları böyle sevdik, Yeşil Yol dediğin film senaryosu” yazmışlar. Sizin birilerini zengin etmek ve daha fazla para için yazdığınız senaryoyu görüyorlar. Bu sene iki yıl evvel gittiğim Borçka Karagöl’e gittim. İki yıl evvel hiç tesis yoktu. Bildiğin bakir bir doğa. Gözlerimize inanamamıştık. Bu sene gittiğimde tesislerin arttığını, mangalcıların işbaşında olduğunu gördüm. Gölün fotoğrafını çekemiyorsunuz. Her köşede bir mangalcı. Derenin içinde patlak plastik bir top. Yol kenarlarında pet şişeler, taşmış çöp kutuları, izmaritler, çekirdek kabukları. Al sana tesis! Devlet para kazanıyor! Yahu oradan da kazanma ne olacak! Gitti güzelim göl.

 

Karadeniz sahil şeridinde bir bölge. Şehirleşme tamamen sahil bölgesinde gerçekleşiyor. İç taraflara doğru gidildikçe köyler, dereler.. Çok daha yukarılara gidildikçe ise yaylalar görülüyor. Son yıllarda sahilde yukarıya doğru çıkarken şelale ve dere yerine göreceğiniz şey iş makinaları. Ben bu yazıyı yazmaya niyetlendiğimde Hopa’da yaşanan sel felaketinden haberim yoktu. Doğa kendisini katledenlere acı bir ders verdi. Uzmanlar uyardı ama devlet dinlemedi. Halkın isyan ettiği ne varsa görmezden gelip yoluna devam etti. Geçmiş olsun desek bile geçmeyecek. Hopa’da 8 insan hayatını kaybetti. Trilyonlarca maddi hasar var. Evsiz kalanlar. Kayıp insanlar. Çaylarını, fındıklarını sele verenler.

 

Son yıllarda ülkemizde yaşanan tüm doğal afetler için bir kısım insanlar islamı kullanarak “kendimize gelmemiz için yaşandı bu afet” şeklinde safsatalar uyduruyor. Halbuki islam inancında bir üçleme vardır. İnsan (devlet, yetkililer vs ) önce kaza ve afetlere karşı “TEDBİR” alır. Elinden geleni yaptıktan sonra ise “TEVEKKÜL”  kısmına geçer. Yani “Allah’ım ben tedbirimi aldım sen koru der”. Tüm bunlara rağmen yaşanan kaza, afet ve felaketler için ise “KADER”  der. Yani bir takım siyasetçilerin dedi gibi kaza ve afetlerde ölmek işin fıtratında yoktur. Gerekli tedbirlerin alınmaması, ucuz maliyet uğruna yaşanan kayıp ve felaketlerin sorumlusu yine insan.

 

Çevreyi doğayı korumak için ille de bir yaylaya gidip pankart açmanıza gerek yok. Çöp kutusu kullanmayı öğrenmeli. Çevrenin temiz ve doğal kalması için bir adımda sen at. Nasıl mı? Devletin tarıma ve hayvancılığa vurduğa darbeler halkın HES, baraj, Yeşil Yol gibi projelere para için evet demesinin sebebidir. Yani senin bilinçli olman şart güzel insan. Seni yöneteni seçerken dolar kurundan daha değerli ve önemli şeyleri düşünmelisin. Daha fazla inşaata karşı çıkmalısın. Yeşili koruyup, ağacı sevmeli en önemlisi insanı sevmeli. İnsan seveni sevmeli. Kendin ve yaşayan her canlı için.

 

 

Güler Ok

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 8809

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6497

  • Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa kadar yumurta dondurulabilir?
    Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa...

    Süresi : 26:32 İzlenme : 723

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1955

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1860

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön