Hiç fantastik değilsin Edward!

Fantastik roman satışlarında patlama yaşanıyormuş, doğru mu?

Hiç fantastik değilsin Edward!

Genellikle yazı yazmaya başlarken öncelikle o an etrafımda neler olduğunu, örneğin ne içtiğimi ve buna benzer şeyleri anlatırım. Bu biraz vakit kazanma çabasına benzetilebilir çünkü genellikle yazı yazmaya başlamadan ne yazacağınızı tam olarak bilemezsiniz ve biraz ıvır zıvır şeyler karalayarak bu süreyi işe yarar bir şeyler düşünmek için kullanabilirsiniz. Fakat şimdi öyle yapmayacağım.

 

Konumuz fantastik edebiyat. Ya da daha doğrusu; elimizde kaldığı kadarıyla fantastik edebiyat. Bu edebiyat türünün gidişatıyla ilgili rahatsız olduğum şeyler var ve acilen konuya girmem gerekiyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Kadaxis bir rapor yayınladı. (Kadaxis, kitap satışlarını kitapların içeriklerinden hareketle değerlendiren, araştırmalar yapan bir kurum.) Üç bin kitap üzerinden yapılan araştırma da bize gösterdi ki, bilim kurgu ve fantastik edebiyat türündeki kitapların satışlarında büyük bir patlama yaşanıyormuş.

 

Ama bir dakika, o tam da öyle değil.

 

Fantastik kurgunun tam olarak ne anlama geldiğini bilmemek bir kusurdur. Çünkü bunu öğrenmenin çok basit yolları vardır ama insanın öğrendiği yeni bilgiye anlam verememesi de gayet doğaldır. İlk durum insan için mekanik denilebilecek bir hata olduğu için olumsuz sonuçları çok çeşitli olmayacaktır. Ancak ikinci durumun yan etkisi olarak “ego” devreye girdiğinde bazı insanlar anlayamadıkları şeyi yaptıklarını iddia edebilir ve bunu siz fantastik edebiyat sevenlerin gözlerine sokabilirler.

 

Bir eserin fantastik ögeler içermesi onu fantezi edebiyatı ürünü yapmaya yetmez. Siz bugün kalkıp bir aşk filmine vampirler ve kurt adamlar değil de orklar ve taurenler koyabilir ve bir kitap yazabilirsiniz. Bu yapıldı çünkü. Düşünün bir kere, Bella ile Edward; Xugag ve Draka olsaydı da o hikâyenin kurgusunda, gidişatında hiçbir değişiklik olmayacaktı. Nasıl ki onlar vampir ve kurt adam gibi "fantastik ögeler" kullanarak fantastik bir edebiyat eseri ortaya çıkardı, siz de aynısını bu yöntemle yapmış olursunuz. Fakat tam tersine Caramon Majere'yi o evrenden çıkarırsanız Raistlin Majere gibi bir karaktere de asla sahip olamazsınız. Bu yüzden de Ejderhamızrağı, Unutulmuş Diyarlar, Malloryon, Zaman Çarkı "evrenlerinden" bahsedebildiğimiz gibi bir Twilight evreninden bahsedemezsiniz (buradaki biz - siz ayrımını kasten yapıyorum.)

 

Orta-dünya, İskandinav mitolojisinden esinlenilerek yaratılmış bir alternatif dünyadır. Üstelik bu esinlenme bir noktada çığrından çıkmış ve Tolkien dedemizin bu yaratısına Midgard, direkt olarak ismini dahi vermiştir. Ve kendisinden sonra gelen tüm büyük fantastik edebiyat yazarına bunu diledikleri gibi yorumlama esnekliği de sağlamıştır. Yazının bu kısmını özetlemek gerekirse; sadece kılıçlar, goblinler, ejderhalar kullanarak bir fantastik edebiyat eseri yaratamazsınız.

 

Kadaxis'in yaptığı araştırma fantastik edebiyat türünün 580 milyon dolar gibi bir kazanç getirdiğini hesaplamış (bilim kurgu daha iyi bir getiriye sahip). Bunun en önemli negatif etkisi, kitap yazmak isteyen herhangi birinin "hmm fantastik bir şeyler yazarsam çok para kazanabilirim demek ki" gibi saçma bir karar almasına neden oluyor. Ve sonra vampirler, kurt adamlar ve insanlar bir anda sevişmeye başlıyorlar, depresyonlara giriyorlar, melankolikleşiyorlar... Çıkan ürün elbette fantastik bir ürün sayıldığından bu piyasa şiştikçe şişiyor ve biz, gittiğimiz her kitapçının "fantastik/bilim kurgu" standlarında, üzerinde yakışıklı erkeklerin, seksi kadınların fotoğraflarının olduğu parıl parıl ciltli fantastik kitaplar görüyoruz. Ama bununla da bitmiyor. O raflarda evirilip çevirilip yeniden basılan Tolkien kitapları dışında ne doğru düzgün bir Ejderha Mızrağı serisi ne de bir Belgariad serisi görebiliyoruz. Sahi Metis neden basmıyor artık bu seriyi?

 

Bu işe yaramaz kararların sahipleri, insanları fantastik edebiyatın bu kadar çirkin bir türüne maruz bırakanlar yani, yaptıkları bu saçma işleri şöyle savunabilirler; bu tam anlamıyla ticari bir iştir. Yani teknik bir meseledir ve siz bir tüccar olarak insanların duygularını değil bir malın size getireceği kârı düşünmek zorundasınızdır. Bu romantik-fantastik serileriniz diğer türe göre daha fazla kazanç sağlıyor ve siz tam da bu sebeple, diğer türe yatırım yapmaktan tamamen vaz geçmelisiniz. Yani madem öyle, artık o Ayrıntılı Notlarıyla Hobbit vd. kitapları basmayın. Çünkü sizin mantığınıza göre bunu zaten yapmamalısınız. "Ama onların da okuyucusu var ve biz şirket olarak onların da tatmin olmasını istiyoruz" diyemezsiniz.

 

Diğer yandan, ortalıkta bu romantik-fantastik kitaplar yokken de Ravenloft, Ejderhamızrağı, Ölümkapısı vd. fantastik seriler satılıyordu. Gelir kaynağı tekti ve alternatif yoktu. Ve bu ticari şirketler bu satışları tatmin edici buluyordu. Bu da, bugün bu seriler gibi başka seriler yeniden basılsa, getirdiği kazanç açısından aynı tatmini yine sağlayacak demektir. Bu yüzden bu kitapları da basmalısınız.

 

Çok uzadı, çok daha uzayacak gibi duruyor. Burada kesmek gerekiyor bu yüzden.

 

Bu tip araştırmalar yukarıda anlatmaya çalıştığım ve bunlara benzer diğer sebeplerden dolayı gerçekleri yansıtamıyor. Yaptığı şeyin ne olduğunu anlamayan/bilmeyen insanlar, bu şeyin "en doğrusu" ve "en iyisi" olduğunu düşündüğü sürece böyle bir şey mümkün de gözükmüyor. Kaldı ki konu da "bu kitapların çevirilerine ulaşamıyoruz!" ya da bunun karşıtı olarak "e alın orjinallerini okuyun o zaman" değil, o yüzden bu araştırmalar bireysel olarak okuyucu öyle çok da etkilemiyor. Ancak şu açık ki, bir mesele ile ilgili insan ancak o meseleyi iyi biliyorsa taleplerde bulunabilir ya da daha geniş anlamıyla ahkâm kesebilir. Taleplerde bulunmaktan çekinmeyin. 

 

Yayıncılara küçük bir tavsiye: Madem bu koca koca ciltli "yeni" Tolkien kitapları ve benzeri şeylere meraklısınız, ara sıra Brain Pickings'i takip edin ve orada gördüğünüz şeylerle oyalanmayı ve "müşterilerinizi" oyalamayı deneyin.

 

Ben Arda, ismimle gurur duymak için çok geçerli bir sebebim var ve Son Yuva Hanı'ndan bildirdim. (Ayrıca yazının başından sonuna kadar Agalloch dinledim: The Mantle ve Ashes Against The Grain albümleri tam olarak.)

 

 

Arda Alkaş

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 7369

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2514

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1834

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 26119

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5955

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön