Genç kızlığa geçiş töreni

Erkek çocuklarının sünnet törenleri düğün dernek yapılarak kutlanırken, ilk kez regl olan kızların bu değişimi bizim kültürümüzde kutlanmıyor.

Genç kızlığa geçiş töreni

Erkek çocuklarının sünnet törenleri düğün dernek yapılarak kutlanırken, ilk kez regl olan kızların bu değişimi bizim kültürümüzde kutlanmıyor.

 

Oysa çocukluktan genç kızlığa geçiş bir kadının hayatındaki en önemli eşiklerden biri. Bunun bilincinde olan Zeynep Birinci Güler, yeğeni için genç kızlığa geçiş töreni düzenledi. 

 

Çocukluktan genç kızlığa geçiş bir kadının hayatındaki en önemli eşiklerden biri. Bizim kültürümüzde bu konu gizlenir, saklanır. Hatta tuhaf sayılabilecek âdetlerden biri de ilk defa regl olan genç kızın yüzüne tokat atmaktır. Kızcağız ne olduğunu anlamaz, şaşkına döner! 

 

Erkek çocuklarının sünnet törenleri düğün dernek yapılarak kutlanırken kızların bu değişimi kutlanmaz, önemsenmez. Bu böyle olmak zorunda değil! 

 

Hayatının en önemli eşiklerinden birinde genç kızı ne kadar anlarsak, dinlersek ve ona anılarında hoş bir iz bırakacak ritüellerle kucak açarsak, bu onun hayatta atacağı adımlar için çok daha güvenli bir zemin oluşturacaktır. 

 

Yeğenine parti düzenledi…

Zeynep Birinci Güler iki çocuk annesi bir kadın, bir doula ve İngilizce öğretmeni... 

 

Yeğeni Irmak’ın genç kızlığa geçişini ‘geçiştirmek’ istemeyen bir teyze... Zeynep bizim için Irmak’a hazırladığı kırmızı partiyi anlattı: “Bir dergi karıştırırken bir annenin kızı için hazırladığı regl geçiş partisini anlattığı yazıya rastladım. Okudum, içim heyecanla doldu. Benim de bir kızım var. 

Henüz 2.5 yaşında ama o gün kafaya koydum, ilk kez regl olduğunda kızıma böyle bir seremoni yapacaktım. Aradan zaman geçti, yeğenim Irmak regl oldu. 13 yaşındaydı ve pek memnun değildi bu değişimden. “Ben büyümek istemiyorum” diyordu. Ona okuduklarımı anlattım. “Ben de isterim” dedi ve hazırlıklar başladı. Rahat olmak için partiyi evde yapmaya karar verdik. 

 

Sadece kızlar ve kadınlar davetliydi. Davetlilerden kırmızı kıyafet giymelerini veya kırmızı aksesuar takmalarını rica ettik. 

 

Ayrıca, Irmak için iyi dileklerini ileten özel bir not veya mektup yazmalarını istedik. Tören günü her yere mumlar koyduk. Yere kırmızı bir örtü, üzerine alçak bir sehpa, onun üzerine kırmızı bir örtü, güller, mumlar, anneannesinin gelinlik mendili ve diğer eşyaları koyduk. 

 

Tüm misafirlerimiz tek sıra oldu. Irmak en sondaydı. Salona girerlerken, bileklerine, beraberliğimizi ve bütünlüğümüzü simgeleyen kırmızı kurdele bağladım. Sehpanın etrafında çember oluşturduk. Kısa bir konuşma yapıp çemberin önemini anlattım. 

 

Alanımızı belirlemek için dört ana yöne hayatımızın içindeki dört elementi simgeleyen semboller yerleştirdik. (Doğu-hava bir kadının hayatında fikirlerini ve kadınlık bilgeliğini; batı-su hayallerini, rüyalarını ve içgüdülerini; kuzey - toprak bedenini ve doğurganlığını; güney - ateş tutkularını ve cinselliğini temsil ediyor.) 

 

Acele yoktu törenimizde. Ses de vardı sessizlik de, gülüşmeler de vardı gözyaşları da... 

 

Yere uzun bir kurdele sererek bir eşik oluşturduk. Genç kızlar örtünün bir tarafına, büyük kızlar ile anneler ve teyzeler örtünün diğer yanına geçtiler. 

 

Genç kızların eline kırmızı mum verdim. Onlar beklerken Irmak eşiğe yaklaştı. “Eşiğe yaklaşan kim?” dedim. “Ben, Irmak” dedi. Elinde çocukluğunu temsil eden küçük bir kitap vardı. “Çocukluğunu geride bırakıp genç kızlığa adım atmaya hazır mısın?” diye sordum. “Değilim ama girdik artık” dedi. Çocukluğunu temsil eden kitabını bırakıp eşikten geçmesini söyledim. Kendi de biliyordu dönülmez bir yola girdiğini ve biz de tam bunun için oradaydık. “Hoşgeldin aramıza, genç kızlığa ve ileride kadınlığa giden yoluna!” 

 

 

Her genç kız hak ediyor…

Eşiği geçtikten sonra sehpamızın üzerindeki kâselerden bal, tuz ve meyve suyu ikram ettim ona. Hepsinin sembolik anlamı vardı. Kızlar ellerindeki mumları söndürüp daire şeklinde oturduk. Ona hediyelerimizi verdik. 

 

Kırmızı bir kutuya herkes önceden hazırladığı iyi niyetlerini belirten notlarını koydu. Özel bir zaman ayırarak notları sonra okumasını söyledim. ‘Genç kızlığın doğumunu’ simgeleyen ritüelimiz için tekrar sıraya girdik. 

 

Irmak sıranın en arkasında dizlerinin üzerine çömelerek, bacakların arasından kahkahalar ve şakalar eşliğinde geçti ve en önden çıkarak annesine sarıldı. Hem duygulu hem de coşkulu bir andı. Sonrası küçük bir şölen! 

 

Yemekler, içecekler, beyaz üzerine kırmızı fiyonklu ve puantiyeli pastası harikaydı. Irmak çok mutlu oldu böyle bir törenin kahramanı olduğuna. 

 

Her genç kız bunun gibi özenle hazırlanmış geçiş törenlerini hak ediyor. 

 

Yapılacak ritüeller biraz araştırma ve yaratıcılıkla çeşitlendirilebilir. 

 

Anlattıklarımın bir yakınınız için ilham kaynağı olmasını dilerim.

 

 

Haber: Damla Çeliktaban

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 4893

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3047

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 816

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 528

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2399

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön