Seksting ve ergenlik

Seksting: Hastalık mı, dijital yaşamın doğal bir parçası mı?

Seksting ve ergenlik

İyisiyle, kötüsüyle organik olmayan birer uzvumuz haline gelen cep telefonlarımız ve diğer dijital cihazlar her tür iletişim ve amaç için kullanılıyor. Bunların arasında mutlu, trajik, karşılıklı, tek taraflı, sağlıklı ve istismarcı gibi her türden romantik ve cinsel ilişki de var. Sadece yetişkinler değil, çocuklar da bu içerik ve iletişime dahil olabiliyor.

 

Uzmanlar, çocuklarının seksting yaptığını fark edince şok olmak yerine -cinsel kimliklerinin algılarının gelişiminde de olduğu gibi- erken yaşta onlarla bu konuda konuşmamız gerektiğini söylüyor.

 

Amerikan Tabipler Birliği Pediyatri Dergisi'nin şubat ayı sayısında yayımlanan, dijital cinsellik etkinlikleri konulu araştırmanın yazarı Sheri Madigan'a göre seksting, "Ergenlerin cinsel davranışları ve gelişiminin normatif bir parçası haline geliyor."

 

Madigan'a göre cep telefonu sahibi olma yaşı 10,3'e kadar düşmüş. Kanada'da Alberta Çocuk Hastanesi Araştırma Enstitüsünde Çocuk Gelişimi Belirleyicileri kürsü başkanı olan Madigan, birçok konuda olduğu gibi seksting konusunda da ebeveynlerin çocuklarıyla erken yaşta konuşmalarını tavsiye ediyor.

 

Madigan, küçük yaştaki çocuklarla konuşurken, diyalogların basit tutulabileceğini ve diğer net kurallarla aynı bağlamda ele alınabileceğini belirtiyor. Örneğin, çocuklara asla bir yabancının arabasına binilmeyeceğini, mesaj ve e-posta gibi online iletişimlerde giyinik olmayan kişilerin asla yer almaması gerektiğini anlatabiliriz.

 

ABD'de yeni yapılan bir araştırma kapsamında 18 yaşın altındakilerin cinsel içerikli görsel, video ve mesajlar alması ve göndermesiyle ilgili 39 araştırmanın verileri incelenmiş ve toplamda 110.000'den fazla çocuğun (11,9-17 yaşları arasında, ortalama 15,16 yaşında) verilerine yer verilmiş.

 

Bu araştırmalar, çok farklı yaşlardaki çocukları ve çok farklı soruları kapsıyor. Yine de bu büyük grup için oranları veriyor: Yüzde 14,8'i seksting mesajları göndermiş, yüzde 27,4'ü bu mesajları almış, yüzde 12'si bir seksting mesajını rıza olmadan başkasına iletmiş ve yüzde 8,4'ünün de kendi rızası olmadan seksting mesajı bir başkasına iletilmiş.

 

ABD'deki Bridgewater Eyalet Üniversitesinde psikoloji profesörü ve Massachussets Agresyon Azaltma Merkezi yöneticisi Elizabeth K. Englander, seksting'in, çıplaklık ve bedenlerle ilgili bir ergen merakı olduğunu ve "cinsellikle ilgilenen ancak gerçek cinsellik için hazır olmayabilecek çocukların bir etkinliği olduğunu" söylüyor.

 

Wisconsin Üniversitesinde dijital sağlık başkan yardımcısı olan Dr Megan Moreno'ysa, "Vermek istediğim mesaj, irite eden 'seksting' sözcüğünü duyunca ebeveynlerin bir adım geri atmaları ve ergenlerin yaptıkları, gelişimleri açısından uygun ancak gülünç, ahmakça, romantik şeyleri düşünmeleri" diyor. Örneğin ebeveynler, kendileri gençken yaptıkları riskli şeyleri düşünebilirler ve ergen çocuklarıyla konuşurken bunu şu şekilde ifade edebilirler: "Bunu yapmak ve istemek normalmiş gibi gelebilir, başkaları da bunu yapıyor olabilir ama bu, riskli bir şey. Eğer kendini böyle bir durumun içinde bulursan bu konuda konuşabiliriz."

 

 

Çocukların yaşları ilerledikçe, Dr Moreno'nun dergide yer alan ebeveynlik rehberi daha doğrudan diyaloglar öneriyor. Çocukların size bildiklerini, düşündüklerini, gördüklerini, hissettiklerini anlatmalarına izin verin. Hem internette hem de internet dışı güvenliğe dair konuşmanın yanında, sosyal davranışlar, arkadaşlıklar, romantik ilişkiler, insanların başkalarına nasıl davrandıkları ve kendilerine nasıl davranılmasını istediklerini de konuşun. Korkutucu senaryolar konusunda ergenler için İngilizce bir el kitabı da mevcut. 

 

Dr Englander "Ebeveynler seksting'in korkunç bir şey olduğu fikrinde sabitler" diyor. "Çocuklarına bunun yaşamlarının sonu anlamına gelebileceğini, öğrenim hayatlarını mahvedebileceğini ve iş imkanlarını ortadan kaldırabileceğini söylemek istiyorlar" diye ekliyor. Ebeveynler, olabilecek en kötü durumlara odaklanarak çok daha yaygın sorunları ele almıyorlar: Seksting yapanların yüzde 13'ü kötü deneyimler yaşadıklarını bildirmiş ve diğer bir yüzde 7-8 ise karışık deneyimler edinmiş. Negatif deneyimlerin çoğunluğu duygusal.

 

Kurulacak diyalogların "Ya şöyle olursa?" sorularına cevap araması gerekiyor. Örneğin: "İstememene rağmen bir seksting mesajı göndermek için sana baskı yapılırsa nasıl davranmak doğru olur? Kime danışabilirsin, nasıl yardım ve tavsiye alabilirsin?"

 

Bu araştırmalardan ortaya çıkan en üzücü istatistik, dokuz ergenden birinin, rıza olmadan sekst mesajını başkasına ilettiğini bildirmiş olması. Fotoğrafların bir başkasının eline geçmesi veya ortaya çıkması, ebeveynleri en çok endişelendiren senaryolar. Gönderenin güveni ihlal ediliyor ve yasal  sonuçlar söz konusu olabiliyor.

 

Öte yandan, Michigan Üniversitesi Pediyatri Bölümünde ergen tıbbı uzmanı olan Dr Ellen Selkie, "Çocukların bunu kız veya erkek arkadaş ilişkilerinde yapmaları çok daha yaygın" diyor. Selkie, ebeveynlere seksting konusunda danışmanlık verirken "Bunu, tipik bir ergen gelişiminin dışavurumu olarak ifade etmeye çalışıyorum. Cinsel deneyimleme, çocukların her zaman yaptığı bir şeydi, şimdi dijital medya da buna dahil oluyor" diyor.

 

Bu konuda konuşmak fayda sağlıyor. Dr Englander'a göre ebeveynleriyle seksting konusunda konuştuklarını bildiren çocukların seksting yapma ve yapmaları durumunda travmatik bir sonuçla karşılaşmaları olasılığı daha düşük. Araştırmalara göre ebeveynlerin verebileceği en etkili mesajlardan biri "Fotoğrafını bir kere gönderdikten sonra artık kontrolü sende değil" demek. Dr Englander, bunun çocuklarda etkili olduğunu ifade ediyor.

 

Ergenlerler rahatsız veya tehdit edilmeye, birileri tarafından zorlanmaya başladıkları zaman, arada büyük güç veya yaş farkları varsa o zaman dikkatli olmak gerekiyor.

 

Seksting yapan çocukların davranış profilleri hakkında çok az şey biliyoruz. Dr Madigan'a göre bunu kendi rızalarıyla yapanlar, muhtemelen risk alıyorlar ancak bu, zihinsel sağlık problemlerinin bulunduğu anlamına gelmiyor. Rıza dışında yapılan seksting'in, cinsel taciz veya saldırı sonrasında hissedilebilen acıyla aynı türden ciddi bir strese neden olduğunu da biliyoruz.

 

Dr Madigan'ın söylediğine göre ebeveynlerin seksting'in sağlıklı ilişkiler kapsamında gerçekleşebileceği fikrini düşünmeleri gerekiyor. Öte yandan -bir ilişki biterse, özellikle de fotoğraflar gönderilmişse ne olacağı gibi- daha problemli olasılıkların da üzerinden geçmeleri gerekiyor.

 

"Görmezden gelmek ya da bağırıp çağırmak veya bunun ciddi bir zihinsel hastalık göstergesi olduğunu varsaymak, yanlış veya sakıncalı" diyor Dr Englander ve ekliyor, "Ebeveynler bir seçim yapabilir ve bunu konuyu erken ve sıkça ele alabilir."

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön