Çocukların teknoloji alanında farkındalığı nasıl artırılabilir?

Artık günümüzde her çocuğun elinde bir teknolojik alet görmek mümkün. Peki onları bu konuda daha farkındalık sahibi bireyler haline nasıl getirebiliriz?

Çocuklarda teknolojiye karşı farkındalık nasıl oluşturulabilir?

Gençlik, insanın özgün benliğini bulmaya çalıştığı ve her daim kendini sorguladığı bir dönemdir. Son yıllarda ise gençler artık hayatlarının bu kargaşalı dönemini bir de ellerine akıllı telefonlarla yaşamaya başladı. Mashable yazarlarından olan Rebecca Ruiz, bu cihazlar için harcanan zaman ile zayıflayan ruhsal sağlık arasında nasıl bir bağ olduğunu göstermek amacıyla yaklaşık bir yıldır araştırmalar yaptığını, gelişen teknoloji ile beraber insanlarda oluşan ahlaki panik konusu hakkında uzmanlarla görüştüğünü belirtti. Ruiz'e göre eğer yetişkinler, çocukların ve gençlerin ellerine akıllı telefonları ve tabletleri tutuşturuyorlarsa ilk olarak yapmaları gereken şey; onlara düşünceleriyle yalnız kalmanın ne demek olduğunu ve gün içinde karşılaşacakları birçok duyguyla nasıl baş etmeleri gerektiğini öğretmek... Başka bir deyişle çocuklara farkındalığı; konuya önyargısız, nezaketle ve merakla yaklaşmayı öğretmek. Çocuklar anlık olarak duygularına kapılıp gitmek yerine konuya göre nasıl davranmaları gerektiğini fark etmeli. 

 

Geçtiğimiz on yıl içinde çocukların büyümek kavramından anladıkları ve bu konuda etraflarından almaları gereken destek değişti. Buna bağlı olarak yapılması gereken şey onları teknolojik alet kullandıkları için suçlamak veya teknolojik aletlerden mahrum bırakmak değil; bu aletleri nasıl daha bilinçli kullanabilecekleri hakkında onlara yardım etmek. Birçok yetişkin farkındalık konusunda kendisini nasıl geliştirebileceğini öğreniyor. Çoğu bilimsel araştırma gösteriyor ki stresin azalması insanların daha kolay odaklanmasına, ilişkilerden daha fazla memnun olmasına ve daha az duygusal dengesizlik sahibi olmasını sağlıyor. 

 

Teknoloji yöneticileri, tasarımlarına yardımcı oldukları ve geniş bir kitleye sattıkları, insanlar üzerinde ikna edici bir güce sahip olan tasarımların aslında karanlık bir tarafı olduğunu artık anlamış durumda. Farkındalık konusunda koçluk yapan Amy Saltzman, en büyük hedeflerinden birinin gençlere kendi kendilerine kalmanın ne demek olduğunu ve bundan nasıl zevk alabileceklerini öğretmenin yollarını bulmak olduğunu belirtiyor.

 

Saltzman sınıflarında farkındalık için çalışmalar yaptırıyor. Bu çalışmalarda sınıfına rastgele bir şeyler söylüyor ve sınıftakilerin o anki duygu ve düşüncelerini fark etmelerini istiyor. Bunu yaparken de sınıftaki telefonları bir kutuya kaldırıyor. Daha sonra ise şunu söylüyor: “Şimdi size telefonlarınızı geri vereceğim ve nasıl kullanmanız gerektiğini ben belirteceğim. Telefonunuzu elinize alın ve düşündüğünüz şeylerin farkına varın. Hissettiklerinizin, dürtülerinizin, umutlarınızın ve korkularınızın... Telefonun ana ekran tuşuna basın ve bu söylediklerimi tekrar yapın. Şimdi ise herhangi bir sosyal medya hesabınıza girin ve ilk 3 gönderiye bakın. Neler hissettiğinizi ve düşündüğünüzü fark edin. Daha sonra telefonunuzu kapatın ve aklınızdan neler geçirdiğinizi fark edin.” Sınıftaki öğrenciler telefonlarıyla kısa bir süre etkileşime geçtikten sonra diğer insanlarla nasıl hissettikleri hakkında küçük bir tartışma yapıyorlar. Saltzman ise internetin insan bedenindeki dopamini artığını ve  bağımlılığa sebep olduğunun bunun da insanları sürekli olarak uygulamaları tekrar tekrar açmaya ittiğini belirtiyor. (Örneğin bir arkadaştan mail almak, Instagram gönderisinde beğenilerin artması gibi...)

 

Saltzman bu noktada öğrencilerin internetin vücutlarına nasıl etki ettiğini fark etmelerini istiyor. Fakat Saltzman’ın tek amacı dijital teknolojiye karşı farkındalık yaratmak değil. Bunun yerine çocukların ve gençlerin teknolojiyle olan ilişkilerini düzgün bir şekilde ayarlayabilmeleri için gerekli olan becerileri geliştirmek. Saltzman bu konudaki düşüncelerini şöyle özetlemiş: “Bence çocuklar farkındalığı sadece teknoloji kullanımı için değil daha iyi bir hayat yaşamak için öğrenmeli”.

 

Saltzman’ın sınıfında yaptığı bu çalışma aslında Washington Üniversitesi profesörlerinden David M. Levy’nin çalışmasının bir uyarlaması.  Levy ise üniversitede Bilgi&Düşünme dersleri veriyor. Bu ders, öğrencilere teknolojik aletlerle daha sağlıklı ilişkiler kurmaları için yardımcı oluyor. Levy, “İnsanlar teknolojik aletlere ne kadar iyi niyetle yaklaşırlarsa yaklaşsınlar ve bu aletler her ne kadar insanlık için iyi aletler olarak bilinseler de insanlarda bağımlılık yapabilir” diyerek bu konuda ne kadar gerçekçi olduğunu gösteriyor. Bu yüzden de Levy, farkındalık konusundaki derslerin olmasının ve öğrencilerin bu dersleri almasının çok önemli olduğu üzerinde duruyor. Farkındalık yetileri artık yurt dışında çoğu okulda öğretiliyor fakat bu konuda çok dikkatli olunması ve farkındalığın başka şeylerle karıştırılmaması gerektiği de ayrı bir konu. 

 

Bir başka farkına varılması gereken konu ise sınıflardaki eğitimin bu konudaki tek kaynak olmadığı. Farkındalık aslında evde kendi kendine, kitaplardan, sınıflardan, telefon uygulamalarından ve internet kaynaklarından bağımsız olarak da öğrenilebilir. Berkley’de eğitim danışmanlığı yapan Claudia L'Amoreaux, internet ve teknolojik alet kullanımında farkındalığı artırmak amacıyla Farkındalığı Yüksek Dijital Yaşam adını verdiği bir danışma şirketi kurmuş. L'Amoreaux, ebeveynlerle onların teknolojik aletlere olan bağımlılığını yok etmek ya da bu aletlerden kaynaklanan dikkat dağınıklarını düzeltmek amacıyla çalışıyor. Aynı zamanda çocuk ve gençlerle de teknoloji hakkında sohbet ediyor ve onları internetle olan ilişkilerini keşfetmeleri için cesaretlendiriyor. L'Amoreaux teknoloji hakkında tartışmanın artık dünya hakkında tartışmakla eşdeğer olduğunu da belirtiyor. 

 

Bundan çıkarılacak sonuç ise şu: Eğer çocuklarımızı internet aleminde olanlar hakkında bilgilendirmek istiyorsak, bu onları zararlı olan içeriklerden korumaktan öte bu tarz aletlere karşı farkındalık oluşturarak olmalı.

 

 

Kaynak

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön