Çocuğumun psikolojisini nasıl düzeltebilirim?

15 Temmuz gecesi yaşanan olaylardan çocuğunuz olumsuz etkilenmiş olabilir. Siz de çocuğunuzun her yerde yayınlanan darbe girişimi görüntülerinden olumsuz etkilendiğini, çocuğunuzun psikolojisinin bozulduğunu düşünüyorsanız Klinik Psikolog Alagün Belce Bahşi'ye kulak verin.

Darbe girişimi çocukları nasıl etkiledi?

15 Temmuz gecesinin yarattığı travmalar devam ediyor. Peki 15 Temmuz darbe girişiminin, arkasından gelen şiddet olaylarından sadece bu olayı anlayabilen yetişkinler mi etkilendi dersiniz? Darbe girişiminin ilk dakikalarından itibaren televizyonlarda naklen veriliyor olmasıyla çocukların bu yayınlar aracılığıyla da olsa şiddete ve korkuya maruz kaldığını söyleyen Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikolog Alagün Belce Bahşi; “Bu süreçten itibaren çocuklardaki değişen uyku ve yemek düzeni, vücutlarında ortaya çıkan nedensiz ağrılar, anne-babadan uzaklaşamama gibi sorunlar çocukların yardım istediğine dair ipuçları olabilir”dedi.

 

Köprüde bekleyen eli silahlı askerler, evlerin çok yakınından geçen savaş uçakları, bombalanan alanlar, tanklardan açılan ateşler, çığlıklar, koşturmalar, patlamaların ardından yükselen barut kokuları… Tüm bunlar yetişkinlerin ruh dünyası için bile yeterince zorken çocuklar için çok daha tehlikeli bir korku kaynağı hale haline gelebiliyor. Klinik Psikolog Alagün Belce Yahşi; “Çünkü yetişkinler olayların nedenini anlayabiliyor çocuklar ise sadece çevresini gözlemleyerek genel bir sonuca ulaşıyor: Varlığına yönelen bir tehdit ve sonrasında gelişen davranışlara sürüklüyor” dedi.

 

 

Çocuklar darbe sürecine çoğunlukla ailelerinin gelişmeleri takip edebilmek için açtığı televizyonlardan tanık oldu. Darbenin ortaya çıkardığı şiddet, ekranlarda sürekli yanıp sönen “son dakika” uyarıları, evlerin çok yakınından geçen savaş uçaklarının şiddetli sesleri ve neden olduğu sonik patlamaların yanısıra takip eden günlerde de darbe girişimiyle ortaya çıkan yeni çatışma görüntüleri, sivil insanların şehit olduğu o anlar çocuklar için ayrı bir travma kaynağı halini aldı. Psikolog Bahşi’ye göre çocuklar bu zorlayıcı olaylar karşısında farklı tepkiler verebilir.

 

Çocuğunuz altını ıslatıyorsa...

 

Çocuğun olayların içeriğine dair bilgisinin olup olmamasının önemli olmadığını belirten Alagün Belce Bahşi: “Öncelikle değişiklik çocukların rutinlerinde başlar. Uyku ve yemek düzeni her zamankinden farklı ve problemli hale gelebilir. Aynı zamanda fiziksel bir sebebi olmadığı halde vücudunda ağrılar ya da rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Çocuklar ebeveynlerinin güvenliğinden kaygı duydukları için onlara daha ilgili ve yakın olmak isteyebilirler. Bu durumda anne babadan uzaklaşamama, onlara daha çok bağlanma gibi davranışlar kendini gösterebilir. Diğer bir yandan gelişim döneminde geçmişte kalan davranışlar tekrar (alt ıslatma, konuşmada gerileme) görülebilir. Oyunlarında daha şiddet içerikli, korku ve kaygı temalı senaryolara rastlanabilir. Aynı zamanda daha endişeli, korkulu ya da olduğundan daha öfkeli ve keyifsiz olabilirler. Özellikle okula karşı isteksizlik söz konusu olabilir. Buna ek olarak okuldaki uyumunda bozulma ya da akademik başarısında olumsuz değişiklikler de görülebilir” dedi.

 

 

Psikolojik travmada, korku, kaygı, çaresizlik gibi duyguların yanında güvensiz ve şüphe duyulan bir ortamda olunduğuna dair düşünceler yaygınlaşır. Çocuklarda, rutinlerin aksamadan devam etmesi bu düşüncelerin yayılmasını ya da daha şiddetli hissedilmesini engeller. Örneğin; çocuğun yatma saati geldiğinde “Dur şimdi haber izliyorum” demek çocuklara verilen yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğu mesajıdır. Klinik Psikolog Bahşi: “Rutinler çocuklara her şeyin yolunda gittiğine dair bir işarettir, böylelikle kendilerini daha güvende hissedebilirler. Bu noktada güvenlik koşulları ve imkânlar el verdiğince rutinleri korumaya özen göstermek faydalı olabilir. Yemek ve uyku saatlerini aksatmamaları, okullarına devam etmeleri ve mevcut düzenlerini koruyarak devam etmeleri yardımcı olabilir” dedi.

 

Çocukları destekleyebilecek bir diğer nokta, ebeveynlerinin ya da çevresindekilerin, çocukların yanlarında kendi kaygılarını ve korkularını kontrol altında tutabilmesidir. Dinlemediklerini ya da anlamadıklarını düşünerek çocukların yanında yaşananlar hakkında konuşmak, çocukların kaygısını daha da artırabilir. Çocuklara yaşı ne olursa olsun, yaşanan olaylara dair kısa ve net bilgi vermek, kafalarındaki karmaşıklığın azalmasına yardımcı olacağını söyleyen Klinik Psikolog Bahşi “Olabildiğince somut kavramlar ile açıklamak önemlidir. (Örneğin, bir olay yaşandı, bundan pek çok kişi etkilendi…) Merak ettikleri bir şey olduğunda olabildiğince tedirgin olmadan sakin ve güven verici bir tutumla olayları açıklamak kaygıyı azaltır” dedi.

 

 

Çocukların soru sorması, zihnini meşgul eden şeyleri yetişkinlerle paylaşmasının öneminin altını çizen Bahşi; “Eğer hiçbir şey merak etmiyor ve sormuyorsa, ebeveynleri çocuğu soru sorması için yüreklendirebilir ya da varlığını hatırlatıp dilediğinde onlarla paylaşabileceğini belirtebilir” dedi.

 

Çocuğunuz aşırı stresliyse...

 

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da çocukların yanında haberleri izlemeye olabildiğince ara vermek sık sık bu haberlere maruz kalmalarını engellemeye yardım eder. Haberleri sesli ya da görüntülü olmasa bile, yazılı basını çok uzun süre takip etmek de çocuklara ilginin yoğun bir şekilde bu haberlerin üzerinde olduğunu düşündürebilir. Bu durum mevcut tedirginliklerini ve olumsuz düşüncelerini daha da arttırabilir. Klinik Psikolog Alagün Belce Bahşi çocukların kendilerini ifade etmek için başvurdukları en önemli yolların oyunlar ve resimler olduğuna dikkat çekti ve sözlerine şunları ekledi: “Oyunlarını gözlemlemek ebeveynler için önemli işaretlerdir. Korku ve dehşet temaları ne sıklıkla oyunlarda var, oyuncaklarında neleri tercih etmeye başladı (silah, zarar verici nesnelere benzer oyuncaklar), nesneleri farklı amaçlar için kullanıyor mu(örneğin sıklıkla bomba ve silah varmış gibi oyunlar kurması)? bunlara dikkat ederek çocukların süreçlerini takip etmek önemlidir. Yine benzer şekilde çizdiği resimlere bakmak, buralarda izlemek onun duygularını anlamamıza yardımcı olur.”

 

 

Çocukların aşırı stresli olan ortamlarda ebeveynlerinin ilgisine daha çok ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bahşi “Onlarla yakından ilgilenmek, daha çok fiziksel temas kurmak, ilgisini çekebilecek aktivitelere yönlendirmek rahat ve güvende hissettirebilir” dedi.

 

Psikolojik travmanın etkilerinin uzun vadede de ortaya çıkabileceğini belirten Klinik Psikolog Alagün Belce Bahşi son olarak sözlerine şunları ekledi: “Eğer günlük rutinler zaman içinde daha stresli bir hale geliyorsa (örneğin; hiç okula gidemiyor, kalabalık yerlere giremiyor, uykuları düzene girmiyor, mutsuz ya da oldukça öfkeli vb.) zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanından destek almak gereklidir.”

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 296

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 298

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8751

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3497

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2150

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön