Koruyucu aile olun, bir çocuğun hayatını değiştirin

Koruyucu Aile Derneği Başkan Yardımcısı Filiz Uyur, İstanbul’da 305 tane koruyucu aile olduğunu dile getirdi.

Koruyucu aile olun, bir çocuğun hayatını değiştirin

Koruyucu ailelik devlet bakımındaki çocukların aile ortamına yerleştirilmesini sağlayan bir hizmet modeli. Koruyucu ailelik yaptığınız çocuk sizinle yaşıyor lakin yasal hakları devlette kalıyor. Şu anda İstanbul’da 305 tane koruyucu aile var. Konunun detaylarını öğrenmek için Koruyucu Aile Derneği Başkan Yardımcısı Filiz Uyur ile görüştüm... Filiz Hanım’ın biri biyolojik (13) biri de 2 senedir onlarla birlikte yaşayan koruyucu ailelik yaptığı oğlu (10) var.

 

2 sene önce 8 yaşındaki bir erkek çocuğunun koruyucu ailesi oldunuz. Nasıl geçti son 2 sene?

Zorluklar yaşadık tabii yani öyle her şey güllük gülistanlık oldu dersem yalan olur. İlk sene taraflı bir uyum süreci yaşadık. Bazı zorluklar oldu özellikle 2 erkek çocuk olması, aralarındaki yaş farkının az olması sebebiyle... Birbirlerini rakip olarak gördüler, kıskandılar birçok şey oldu ama sonra dengeler oturmaya başladı. Bir psikologdan yardım aldık. Onun sayesinde pek çok şey daha yoluna girdi. Şimdi daha iyiyiz. Dört dörtlük değil ama kardeş kıvamına geldiler, didişmeye başladılar.

 

8 yaşına kadar neredeydi?

5 yaşlarına kadar ailesiyle kalmış, anneyle kalmış, baba ile ilgili hikâyeyi bir türlü anlayamadık. Ondan sonra yuvaya gelmiş, eski adıyla Çocuk Esirgeme Yuvası... Orada kalıyordu. 8 yaşına geldiğinde de bizimle yaşamaya başladı.

 

Koruyucu aileliği anlatır mısınız?

Koruyucu aile devlet bakımındaki çocukların aile ortamına yerleştirilmesini sağlayan bir hizmet modeli. Neden bu isteniyor? Çünkü çocukların bire bir ilgiye ve sevgiye ihtiyaçları var. Yuvalarda fiziksel koşullar iyi olsa da bu eksik kalıyor. Çocuklar hem fiziksel hem ruhsal olarak daha iyi gelişsinler, yetişsinler diye aile ortamına, sevgiye, duygusal doyuma, güvene ve bağlanmaya ihtiyaçları var... Bunları tabii ki yuva ortamında yaşayamıyorlar...

 

 

Evlat edinmeden farkı

 

Evlat edinmeden farkı nedir?

Evlat edinmede çocuğu bütün yasal haklarıyla beraber kendi nüfusunuza geçiriyorsunuz. Sizin soyadınızı taşımaya başlıyor ve tamamen sizin çocuğunuz oluyor. Genelde evlat edinmede çocuğun anne-babası hayatta olmayabiliyor. Hayattaysa zaten resmi olarak mahkeme de bunun onayını vermiş oluyor. Koruyucu ailede çocuk kendi soyadını taşıyor. Hâlâ devletin korumasında. Aile devletle beraber çocuğun bakımını paylaşmış oluyor bir anlamda... Çünkü koruyucu aile olarak siz, birtakım şeyleri devlete sormadan yapamıyorsunuz.

 

Ne mesela?

Diyelim ki beraber şehir dışına tatile gideceksiniz mutlaka izin almanız gerekiyor. Yurtdışına çıkacaksanız valilikten izin almanız gerekiyor. Çocuğun vasisi zaten oradaki hizmet görevlilerinden birisi. Pasaport başvurusu ya da herhangi bir resmi işlemi o vasiyle birlikte yapıyorsunuz.

 

Gideceği okulu siz mi seçiyorsunuz?

Okulu biz seçiyoruz. Sosyal Hizmet Bakanlığı ve il müdürlükleri görevlileri ile sürekli irtibattayız. Genelde yuvadan ev hayatına geçildiği zaman bir okul değişikliği yaşanıyor, çünkü daha yakın çevredeki okullara gitmesi gerekebiliyor. Gerçekten çok parlak olan çocuklar var. Aileler onların özel okullarda eğitim almasını tercih edebiliyorlar ya da sorunlu çocuklar diyelim; onları da devlet okullarında kaybolmasınlar diye özel okullara göndermeyi tercih eden aileler var.

 

Peki diyelim ki özel okula gitti kim masrafları karşılıyor?

Özel okulların koruyucu aile ve şehit çocukları için % 3’lük kontenjanları, burs imkânları var. Yalnız burada zaman zaman problemler yaşanabiliyor. Bazı aileler çok kolaylıkla bunu halledebilirken bazı aileler gerçekten çok ciddi mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Reddedilenler var, bursu % 100 vermesi gerekirken % 20 vermeye çalışanlar var. Maalesef bir pazarlık oluyor. Bu birazcık yaralı bir alanımız. Bunun dışında mesela çocuk okula servisle gidiyorsa, sanatsal kurslara, spor etkinliklerine falan gidiyorsa, onların bazılarını il müdürlüğüne yansıttığınızda il müdürlükleri belli limitler dahilinde ödeme yapıyor. Ayrıca zaten her ay düzenli bir şekilde ailelere teşvik destek ödemesi var. Giysi yardımı, okul öncesinde kırtasiye yardımı gibi çocuğun yaşına bağlı olan, değişen tutarlarda 350 ile 800 TL arasında bir aylık ödeme söz konusu.

 

800 TL teşvik istismara da yol açabilecek bir husus değil mi? Yani sırf bu parayı almak için çocuğu alan ve çocuğa bakmayan kişiler de olamaz mı?

Bizim de aslında çok üzerine titrediğimiz bir alan bu; il müdürlüğü de elinden gelen hassasiyeti gösteriyor. Her gelen aileye vermiyorlar çocukları. İstismar fikrini akla getiren 1-2 durum oldu. Olabilir, maalesef insanın olduğu her yerde bu tarz istismarlar olacaktır. Bir taraftan dernek bir taraftan il müdürlüğü bunu en aza indirgemeye çalışıyoruz.

 

Bir denetim söz konusu mu?

Düzenli olarak sosyal hizmet uzmanları gelip evde denetim yapıyorlar.

 

Koruyucu aile derneği ne yapar?  

 

Peki sizin dernek olarak faaliyetiniz nedir?

Biz iki amaca yönelik hizmet veriyoruz: Biri farkındalığı arttırmak. Gerçekten az biliniyor bu sistem. Bilenler bunu evlat edinmeyle, gönüllü ailelikle karıştırıyorlar. Diğer taraftan koruyucu ailelerimizin yardımlara ihtiyaçları var. Gelen çocukların büyük bir kısmında dikkat eksikliği gibi öğrenme güçlüğü gibi eğitimle ilgili sorunlar var. Onları aşmaları için özel eğitim görmeleri gerekiyor. Çoğu aile imkânlarını seferber edip özel yerlere götürmeye gayret gösteriyor. Bir bu, bir de psikolojik destek almak ailelerin çok temel iki gereksinimi...

 

Peki koruyucu ailelik süreli bir şey midir? Belli bir zamana kadar mıdır ya da aile istediği zaman vazgeçer mi?

Bu çocukların genellikle öz anne babalarından en az bir tanesi hayatta oluyor. Koruyucu aile yanındayken çocuk öz ailesi ile de görüşmeyi sürdürüyor. Biliyor ki hem bir biyolojik ailesi hem de bir koruyucu ailesi var. Biyolojik aileler genelde ekonomik sorunlar, fiziksel ya da zihinsel engeller, birtakım travmatik yaşantılar yüzünden devlete bırakıyorlar çocukları. Bu engeli ortadan kaldırdıkları zaman devlete başvurup çocuklarını geri almak isteyen de oluyor. Çeşitli denetimlere, incelemeye tabi tutulduktan sonra uygun görülürse koruyucu ailenin yanından alıp öz ailesinin yanına verilebiliyor.

 

Peki koruyucu aile vazgeçerse? Onun kendi şartları değişirse?

O da olabilir tabii ki... Son zamanlarda bir tane yaşandı mesela... Kendi biyolojik kızı da vardı bir kız çocuğunun bakımını üstlendi. Yapamadılar bir şekilde. Maalesef çocuk yuvaya geri döndü ama birkaç ay sonra hemen başka bir koruyucu ailenin yanına yerleşti.

 

Evlat edinme sürecinin zor bir süreç olduğunu biliyorum. Bu bürokratik sebeplerden dolayı... Senelerce bekleyenler var istese de olmayanlar var... Evlat edinemeyenlere koruyucu aileliği önerir misiniz?

Kesinlikle... Mesela çocuk koruyucu aile olarak sizinle yaşamaya başlıyor, bir süre sonra evlat edinme statüsüne girebiliyor. Anne baba artık hiç arayıp sormuyor ya da resmi olarak izni veriyorlar. Öyle bir sürece girdiği zaman ilk hak, koruyucu ailenin... Evlat edinme sırasındayken koruyucu aileliğe yönlendirilmiş ve koruyucu aile olarak çocuklarının bakımlarını üstlenmiş ailelerimiz çok var. Belki de bir anlamda aileler de yapıp yapamayacaklarını görebiliyorlar.

 

Peki kız ya da erkek ya da şu yaş bu yaş... Tercih edebiliyor musunuz çocukları ya da bir sırası mı var?

Kendi isteğinize bağlı... Kız çocuk, şu yaş aralığında gibi... Eğer o anda yerleştirmeye uygun sizin yaş aralığında istediğiniz çocuk yoksa o zaman ya bunu değiştireceksiniz ya da bir bekleme sürecine gireceksiniz.

 

3045 koruyucu aile var

 

Koruyucu aileye ihtiyaç duyan ne kadar çocuk var?

Şu anda Türkiye’de devlet koruması altında yaklaşık 14-15 bin çocuk var. Türkiye genelinde 3045 koruyucu aile var, çocuk sayısı da 3685. İki çocuk alan var, 3 alan var kardeş olunca ayırmak istemeyen aileler de var. İstanbul ilk kez ilk sıraya yerleşti. 305 aile yanında 332 çocuk var. Genelde hep İzmir bir numaraydı bu konuda. Mesela Bayburt, Tunceli, Kars, Ardahan buralar daha hiç tanışmamış bu hizmet modeli ile. Bakanlığın, koruyucuaile.gov.tr olan resmi sitesinde de rakamlar var zaten. Amerika’da ya da Batılı Avrupa ülkelerinde %70- 80 oranında çocuk koruyucu aile yanındadır.

 

Resmi kriterler neler?

 

Peki prosedür nedir yani koruyucu aile olmak isteyenler ne yapsınlar?

Detaylı bilgi almak istiyorlarsa bize ya da il müdürlüklerine başvurabilirler. Resmi olarak kriterler aslında 25-65 yaş aralığında olacaksınız, TC vatandaşı olacaksınız, Türkiye’de ikamet edeceksiniz, en az ilkokul mezunu olacaksınız, düzenli bir geliriniz olacak. Evli bekâr olmanız önemli değil. Çok fazla bekâr annemiz var mesela. İşte bekâr babalar da soruşturma süreci daha kapsamlı olabiliyor bilemiyorum, çok az var çünkü bekâr babamız ama bekâr annelerimiz oldukça fazla... Bu kadar aslında, resmi kriterler bunlar...

 

Ev sahibi vazgeçer!

Filiz Hanım’la konuşmamızın sonunda yakın zamanda yaşadıkları nahoş bir olaydan bahsetti. Bekâr bir kadın koruyucu annelik yaptığı 6 aylık bebeğiyle beraber yeni hayatlarına daha uygun bir eve taşınmak ister. Arar, evi bulur, ev sahibiyle anlaşma aşamasındayken ev sahibi bebeğin durumunu öğrenir ve evi vermekten vazgeçer. Benim aklım almadı bu ev sahibinin davranışının altında yatan sebebi... Nasıl bir insan evladı böyle bir konuya böylesi bir tutumla yaklaşabilir, pes doğrusu!

 

‘Onu anlamaya çalıştık’

 

Sizin koruyucu ailelik sürecinizi biraz anlatır mısınız?

Çocuk 8 yaşında olduğu için güvenmeyle ve bağlanmayla ilgili problemleri vardı. Aile olarak bizim beklentilerimizle, çocuğun bakış açısı arasındaki farklılıklar, zaman zaman direndiği noktalar oldu... Hayata bakış anlamında yumuşatmaya çalıştığımız noktalar oldu... Onu anlamaya, farklı bir yön vermeye, elimizden geldiği kadar duygusal anlamda yıpratmamaya çalıştık... Bunu yaparken bir taraftan biyolojik oğlumuzu da yıpratmamaya çalıştık... Öğrenme süreci zorluydu, onda da öğrenme güçlüğü vardı, ilk kez duyduğumuz, tanıştığımız, ilk kez haberdar olduğumuz bir konu... Çocukta bizim eksiklik diye gördüğümüz şeylerin onun elinde olmadığını gördük. Ona göre yön aldık. Hakikaten eğitim destekleri çok önemli çocukları hakikaten birkaç tık yukarıya çıkartabiliyorsunuz. Duygusal anlamda kendimle mücadelelerim oluyor zaman zaman. Her şeye çözüm üretemiyoruz ama çözüm üretecek insanlara ulaştığımız zaman bize yol gösterebiliyorlar.

 

Röportaj: Damla Çeliktaban

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17436

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4441

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7046

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8435

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1446

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön